‘’Yıldız Tilbe’yi Biz De Amy Winehouse’a Benzetiyoruz’’

‘’Yıldız Tilbe’yi Biz De Amy Winehouse’a Benzetiyoruz’’

''e-Akustik'' adını verdikleri yeni albümleriyle tam anlamıyla ''ters köşe'' bir iş yapan Manga,eski şarkılarını elden geçirip üç de gıcır gıcır şarkı kaydetti.

Yeni albümlerini, bildik Manga hitlerini elektronik altyapılar ve akustik düzenlemelerle tekrar kaydeden, bu arada da ‘’Hani Biz’’, ‘’Ben Bir Palyaçoyum’’ ve ‘’Rezalet Çıkarasım Var’’ adında üç yeni şarkıyla sürpriz yapan Manga Türkiye turnesine çıkıyor. Üç yeni şarkı var ‘’e-akustik’’ içinde, tamamı sıfır kilometre olacak şarkıları ne zaman dinleyeceğiz?Ferman Akgül: Bu yaz girişeceğiz tamamı yeni şarkıların odluğu albüm işine. Hem İngilizce, hem Türkçe şarkılar birlikte nasıl gidecek bakacağız. Ben ilk defa kafamın bir yarısı İngilizce, bir yarısı Türkçe vokal düşüneceğim yani. Yurt dışında Rasmus, Kent öyle yaptı mesela, paralel olarak aynı şarkıyı hem ana dillerinde hem İngilizce yayınlıyorlar.Cem Bahtiyar: Biz aslında ’’Cevapsız Sorular’’  ı İngilizce yaptık ve MTV’ye verdik. Ama bazı şarkılar için hiç olmuyor bu, deneme-yanılma yapacağız.Efe Yılmaz: Seneye anca tamamlarız. Yıldız Tilbe’li ‘’Hani Biz’’ ilk klibiniz, ikincisine karar verdiniz mi?Ferman Akgül: Yüzde 90 ‘’Rezalet Çıkarasım Var’ ’olacak.Özgür Can Öney: ABD’de yerleşmiş bir Türk arkadaşımız var, kendisi bizimle irtibata geçmiş ve müziğimizi çok sevdiği için bir şeyler yapmak istediğine dair bir şeyler söylemişti. Bir şeyler çekmiş, elimizde klip için hazır malzeme var. Albümde bir Arto Tunçboyacıyan etkisi var… Ne kattı size?Özgür: Müzik yapmak için enstrümana gerek olmadığını öğrendik.Ferman: Öyle bir vokal yaptı ki… Kendimi yıllar sonra bir öğrenci gibi hissetim. Manga ’ya çok şey kattı.Cem: Çok mütevazı biriydi ve de. Kafasında bereyle geliyor, araya set çekmiyor. Kendi halinde, çok oldun bir müzisyen. Yıldız Tilbe de öyle galiba. Onun hakkında ‘’ birçok insandan çok daha rock star’’ demiştiniz bir röportajınızda… Amy Winehouse’a benziyor, değil mi? Hiç rock yapmadığı halde herkesten çok daha rock’n roll bir duruşu vardı onun da.Özgür: Biraz ona benzetiyoruz biz de valla.Ferman: Hiç umurunda değil dünya.‘’TARKAN TROMPET ŞOVUMUZU SEVİYORMUŞ’’Tarkan’la turneye çıkmak nasıldı peki, Manga dinliyor muymuş sordunuz mu?Cem: Geç karşılaştık Tarkan’la. İç içe, otobüslerle gitmek falan gibi bir durum olmadı. Zamanlama uymadı.Ferman: En son İstanbul konserinde oturduk muhabbet ettik. ‘’ Alıştım Gözlerimi Kapamaya’’ yı çok seviyormuş, ‘’son şarkıda çıkıp dinliyorum’’ sizi demişti.Cem: Acaba son şarkı diye mi çıkıp dinliyordu? (gülüyor)Ferman: Trompetlerle bir şov yapıyorduk sahnede, onu çok seviyormuş bir de. Bu sene de Emre Aydın’la gezeceklermiş. ‘’DHAFER YOUSSEF’LE DE ÇALMAK İSTİYORUZ’’Manga’dan başka ters köşe işler de görecek miyiz, Kibariye’yle çalmak falan gibi…Ferman: Var öyle isimler ama şimdi aklımızda yok. Dillendirdiğimiz bir isim var: Dhafer Youssef. İrtibata geçtik, yanıt verirse bir şeyler yapabiliriz.Cem: Geçen sene Jazz in Ramadan’da vardı. Ben onun sayesinde uda merak sardım.KENDİNİ TANITMAK, İFADE ETMEK HEM ÇOK ZOR HEM KOLAY… İNSANLAR BAZEN TEPKİLERİNİ BALTAYLA İNDİRİYORLAR.Bilinen şarkılarla oynama fikri riskli değil miydi, dinleyicilerden ne gibi tepkiler gördünüz?Ferman: ‘’Manga bu mu oldu, bu proje mi oldu, tam akustik değil’’ falan diyenler oldu.Yağmur: Biri ‘’utanmadınız mı eski şarkıları koymaya’’ yazmıştı bana. Herhalde insanlar gidiyor müzik markete ve anlamıyor. Ferman’a demiştim ki: ‘’acaba şarkıların yanına tek tek parantezle ‘e-akustik’ mi yazsak?’’ Kendini tanıtmak ve bir şeyleri ifade etmek aynı anda çok zor ve kolay. Albümü al ve dinle, veya internetten korsan indir, duy ve bak ne yapmaya çalıştığımıza! Bu tip şeyler bizim bazen hevesimizi kırıyor. Özel bir proje yapmak istiyorsun ve inşalar tepkilerini baltayla indiriyorlar: ‘’ya siyah ol ya beyaz’’ gibi.Albüm kartoneti de çok ilginç, lunaparkta bulunan amcaların haberi var mı şu an kapakta olduklarından?Cem: Sanmıyorum, orda odluklarını bilmiyorlardır.Ferman: Charles Richards çekti, artık nasıl ikna ettiyse…Stiliniz çok iyi görünüyor, sanki siyah-beyaz bir İngiliz filminden fırlamışınız gibi. Özel bir stil danışmanınız var mıydı?Cem: Tamamen evden çıktık ve öyle geldik.Ferman: Charles yönlendirdi ama. Albüm promosyon fotoğraflarında ve sahnedeki kostümler için de Başak Fransez’le çalışmıştık. ‘’FACEBOOK’TA BAZEN İŞ TATSIZLAŞIYOR’’Deli bir hayran kitleniz var… Soyadlarınızı alıp kendilerine takan, hattınızı değiştirmenize sebebiyet veren… Kişisel magazin muhabiri oluyorlar galiba bir anda…Ferman: Bazen iş tatsızlaşıyor. Facebook’tan bizim yakınımızmış gibi bir hesap alıp tanıdıklarımıza, arkadaşlarımıza ulaşıyorlar. ‘’Ben şuyum, doğum günü var, özel fotoğraflar topluyorum gönderir misin? ’’ diyorlar. Karşı taraf yerse bir şeyler gönderir misin’’ diyorlar. Karşı taraf yerse bir şeyler gönderebiliyor. Ben mesela Twitter’ı da, Facebook’u da kapattım. Bir bakıyorsun, bir sürü fake account (sahte hesap) var. Bizim arkadaşımız bunu bilmeyebiliyor, çünkü biz onlar için hala aynı adanmlarız çünkü.Efe: Bana Yağmur’dan mesaj geldi, ‘’abi bugün stüdyo nerede, hatırlıyor musun’’ diye. Allah Allah diyorum, Yağmur Facebook’tan mesaj atmaz. Ya arar ya SMS atar. ‘’Hayırdır’’ dedim direkt. Çok komik ambiyanslar oluyor. ‘’Sen gerçek Efe değilsin, benim gerçek’’ diyenler oluyor. ‘’Tamam, sensin tamam’’ diyorum.Yol kesenler oluyor mu?Ferman: Hızlı yürüyorsun problem yok. Ama dalgınsın fena.Cem: Ben çözdüm olayı: Kulaklık. Gözlüğü de taktın mı sorun yok.Ferman: Yalnız ben şuna çok zor alıştım. ‘’ Ferman, n’aber?’’ diyor biri misal. ’’İyidir’’ deyip nereden tanıdığımı düşünmeye başlıyorum. Çok geldi başıma. Ben olsam hayran olduğum insana ‘’Naber’’ diye gidemezdim. Garip bir özgüven, ayıp bir şey yahu.İstanbul’daki hangi konserlere gideceksiniz?Cem: Madonna ve Red Hot Chili Pappers’ı çok merak ediyorum.Ferman: Ben Jessie J’yi görmeyi isterim.Yağmur: Ben RHCP görmeyi istiyorum, ama Frusciante yok.Yeni eleman Frusiante’nin öğrencisi ama... Ne güzel değil mi, hayranıyken gruba giriyor, bir parçası oluyor. Manga’ya bir altıncı gelmesi gibi bir şey…Cem: Var bizim de esasında böyle bir hikâyemiz. Çağatay diye bir fanımız vardı, liseden kaçıp gelirdi. Sonra eşyalarımızı taşımaya başladı. İstanbul’a taşındığımızda bizimle birlikte taşındı.Efe: Evet, salondaki koltuğa taşındı!Ferman: Şimdi akustik konserlerde bizimle çalıyor.Kaynak: Aktüel

Görüntülenme : 1405 Güncelleme Tarihi: 26/04/2012 16:46:43
Yayınlanma Tarihi: 26/04/2012 14:04:59

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin