'Sorumlu davranın'

'Sorumlu davranın'

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, futbolun bütün paydaşlarına şu önemli mesajı verdi: Sorumlu davranın

Türk halkı evde, işte, kahvehanede, sokakta, toplu taşıma araçlarında, sosyal medyada, yazılı ve görsel basında hep aynı şeyleri konuşur oldu: Fatih Terim mi haklı, Arda Turan mı? Bu konu enine boyuna her yerde tartışıldı. Milli Futbol Takımımız’ın teknik direktörü ile kaptanının arasında yaşanan krizin bu kadar öne çıkarılması toplumun bazı kesimlerini rahatsız ederken, başta Futbol Federasyonu olmak üzere konuya müdahil olması gereken kurumlar ve şahıslar ise genellikle susmayı tercih etti. Biz de FANATİK ekibi olarak gerek bu konuyu, gerekse Türk sporunun önündeki diğer sorunları konuşmak için Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’tan randevu istedik. Sağolsun, Bakan Kılıç, bu talebimize kayıtsız kalmadı. Güzel bir Ekim ikindisinde bizi makamında konuk etti. Güler yüzlü sıcak karşılama Sayın Bakan’dan daveti alır almaz Genel Yayın Müdürümüz Necil Ülgen, Genel Yayın Koordinatörümüz Yalçın Uygun ve foto muhabiri arkadaşımız Serkan Hacıoğlu ile birlikte Ankara’nın yolunu tuttuk. Samsun asfaltı üzerinde yeni yapılan görkemli bakanlık binasından içeri girer girmez, görevliler bizi Bakan Kılıç’ın Basın Müşaviri Ubeydullah Yener’e yönlendirdi. Önce Ubeydullah Bey tarafından ağırlandık. Bize yaşadıkları yoğunluktan söz etti. FETÖ’nün kapatılan yurtlarıyla ilgili yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Kısa bir sohbetten sonra Akif Çağatay Kılıç’ın makamına çıktık. Bizi Özel Kalem müdürü Suat Baylan ile Eğitim, Kültür ve Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Nesrin Erdoğan karşıladı. Bize, yeni bakanlık binası ile ilgili bilgiler veren Baylan’ın odasında kısa bir bekleme ve sohbetten sonra Bakan Kılıç tarafından kabul edildik. Bakanlığın giriş kapısından itibaren bizi saran sıcak ve güler yüzlü karşılamaların sebebini Sayın Bakan’ın bizi kabulünde daha iyi anladık. Bakan Kılıç, kendi tarzını tüm personeline yansıtmıştı! Aynı güler yüz, aynı sıcak karşılama... Her şeyi konuştuk Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a, Rio 2016 Olimpiyat ve Paralimpik Oyunları’nda sporcularımızın gösterdiği performansı, alınan ve alınamayan madalyaları, başarılı-başarısız federasyonları, önümüzdeki günlerde yapılacak olan federasyon başkanlığı seçimlerini, olimpiyat adaylığımızı, Türk sporunun geleceğiyle ilgili hazırladıkları projeleri, tesislerin durumunu, Türk futbolunu ve A Milli Futbol Takımımız’ın Teknik Direktörü Fatih Terim ile başta Arda Turan olmak üzere diğer futbolcular arasında yaşanan tartışmaları sorduk. Sorularımıza içten ve samimi cevaplar verdi. Konulara hakim olduğunu gördük. Canımızı sıkan sorunların çözümünde de kararlı olduğunu... Söyleşimizin bugünkü bölümünde doğal olarak sıcak gündeme ilişkin Bakan Kılıç’ın yaklaşımını vermeyi tercih ettik. Konumuz tüm Türkiye’yi meşgul eden Fatih Terim ve Arda Turan arasındaki gerilim filmlerini aratmayacak kriz ile prim tartışmalarıydı. Bu olayın Bakan Kılıç’ı da fazlasıyla rahatsız ettiğini fark ettik. Direkt bir mesaj vermemeyi ve müdahil olmamayı tercih ederken konuyla ilgili oldukça dikkatli ve diplomatik bir dil kullandığını gördük. Bu türden ve buna benzer başka olumsuz hadiselerin başka ülkelerde de bazı uluslararası kurumlarda yaşandığının altını çizen Bakan Kılıç konuya ilişkin şunları söyledi: Beckenbauer'a bile yapıldı! “Bakın, öncelikle dikkatinizi başka bir konuya çekmek istiyorum. Başka ülkelerde yaşananlarla Türk basını ve kamuoyu olarak hiç ilgilenmiyoruz. IAAF eski başkanı Lamine Diack ve oğlu Papa Massata Diack’ın rüşvet almaları, futbol efsanesi Franz Beckenbauer’a karşı dolandırıcılık, para aklama ve güvenin kötüye kullanmayla ilgili suçlamalar, FIFA’da, UEFA’da yaşanan skandallar, bir çok Rus sporcunun doping nedeniyle Rio Olimpiyat Oyunları’na alınmaması gibi konularda biz gerekli tepkiyi pek vermiyoruz. Basında ve kamuoyunda bu tür konular hiç tartışılmıyor. Genel anlamda baktığınızda uluslararası spor camiasında yaşanan bir çok olumsuzluk var ama biz bunlarla pek ilgilenmiyoruz. Ama bizde yaşanan herhangi bir olumsuzluğa karşı günlerce, haftalarca süren bir tartışma ortamına çekiliyoruz. Demek istediğim bu tarz şeyler her ülkede olabiliyor. Fatih Terim-Arda Turan olayına gelince... A Milli Futbol Takımımız’da yaşananlara bu şekilde noktayı koyan Bakan Kılıç’ı kulüplerimizin durumuyla zaman zaman statlarda yaşanan tribün terörü ve bu teröre karşı yasaların işletilmemesi hakkında soru yağmuruna tutuyoruz. 'Sorumlu davranın' Kulüplerin durumunun geçen yıllara nazaran bu yıl daha iyi olduğunun, ayaklarını yorgana göre uzattıklarının altını çizen Bakan Kılıç’ın bu konulardaki açıklamaları ise şöyle: “Bu sene kulüplerimiz çok dikkatli gittiler. UEFA kriterlerine uyum sağlıyorlar. Görüyoruz ki, telkinlerimiz karşılık bulmuş! Bundan sonra yapılacak olan futbolun kalitesini yükseltmek.” ‘Adım adım ilerliyoruz’ “Ne kadar kaliteli futbol o kadar çok seyirci ve o kadar çok ekonomik girdi. Tribün terörüne gelince... Eskiden statlar kapanıyordu, şimdi tribün kapanıyor! Bu konuda adım adım ilerliyoruz! Ancak şunun altını çizmem gerekiyor. Meşale dediniz... Meşale suçtur, meşale kanunsuzluktur, cezası da ağırdır. Buna müsamaha göstermeyeceğiz. İçişleri Bakanlığı ile bu konuda eşgüdüm içerisindeyiz. Öyle döner bıçağı, muşta, satır gibi kesici aletlerle maça gelen holiganları bir daha statlara sokmayacağız. Bu tribün teröristleri şunu kafalarına soksun: Sizi kulüpler de istemiyor, diğer taraftarlar da istemiyor, biz de istemiyoruz. Bir daha stada giremeyeceksin arkadaş!” ‘Baba-Oğul ilişkisi içinde çözülür’ Bakan Kılıç, konuya müdahil olup olmadığı, taraflarla veya Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’le konuşup konuşmadığı şeklindeki sorumuza ise şu cevabı verdi: “Hayır, ben konuşmadım, ancak geldiğimiz noktada şunu görmek gerekiyor: İnsanların kendi aralarında yaşanan ilişkiler vardır. Yaşanmışlık, yaşanmamışlık vardır. ‘O şunu dedi’, ‘bu bunu dedi’ gibi dedikodular bir birikim yaratıyor. Bu da insanları olumsuz etkiliyor. Bence herkesin şuna dikkat etmesi gerekir: Çok zor bir dönemden geçiyoruz. 15 Temmuz darbesi, süregelen terör ve güvenlik güçlerimizin teröre karşı verdiği mücadele herkesin malumu. Bu sancılı süreçte herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi gerekir.  Böylesine sarsıcı gelişmelerin olduğu günlerde bu tartışmaların yaşanması toplumun da tepkisini çekiyor. Bir karar veriyorsanız sorumluluğu alıyorsunuz demektir. ‘Karar veren sorumluluğunu taşır!” Önümüzdeki süreç içerisinde sorumlu kişiler gerekli değerlendirmeyi yapacak ve sorumluluğun gereğini yerine getirecektir!” Araya girip “Federasyon başkanlarına karşı yaptığınız gibi, Terim ve Arda’ya da şapkalarını önlerine koyması gerektiğini mi söylüyorsunuz” diye bir soru yöneltiyoruz... Diplomatik bir cevap veriyor: “Bir karar veren, verdiği kararın sorumluluğunu alır. Bu anlamda herkes üzerindeki yükü taşımakla mükelleftir! Şu zorlu günlerde herkes sağduyu olmalı! Baba-oğul ilişkisi içinde bu sorunun çözüleceğine inanıyorum.” ‘Prim için skala belirlenmeli’ Buradan prim tartışmasına sıçrıyoruz. A Milli Futbol Takımı futbolcularına dağıtılan astronomik primlerin toplumu rahatsız ettiğini, bunun yanısıra primlerin adaletsiz bir şekilde dağıtılmasının ise büyük tepkilere yol açtığını belirterek, Bakan Kılıç’a bu konuda bir düzenleme yapıp yapmayacaklarını soruyoruz. Sayın Kılıç’ın bu soruya verdiği cevap da herkesin adalet ve sağduyu çerçevesinde hareket etmesi gerektiğine işaret ediyor. Futbol Federasyonu’nun kendi kanun ve kuralları olduğunu hatırlatan Bakan Kılıç şöyle konuştu: ‘Prim makul ölçülerde olmalı’ “Ancak bu konuda benim fikrim şu: Bununla alakalı olan sistem belirlenir. Bir skala oluşturulur. Diğer ülkelerdeki örneklerine de bakılır. Konacak olan şey ne ise ortaya konur ve kamuoyuna bildirilir. Tabii makul ölçülerde! Herkes de bunu bilir ve ona göre hareket edilir ve dedikoduların, tartışmaların önüne geçilir. Fakat bu hususta dikkatinizi çekmek istediğim bir başka konu ise şu: İster futbol, isterse diğer branşlar... Sporumuzun bütün dinamiklerinin unutmaması gereken bir realite, formalarının üzerinde taşıdığı Ay-Yıldız armasıdır. Ay-Yıldız’ın etrafında kenetleneceksiniz. Ay-Yıldızlı bayrağı taşıyan herkes milli görev aldığının bilinci içerisinde hareket etmek zorundadır. Gerisi teferruattır!” ‘Basın yoluyla tartışılmamalıydı’ “Hepimizin bildiği gibi Fatih Terim bu ülkenin yetiştirdiği en büyük teknik direktörlerden, Arda Turan da futbolculardan biri. Fatih Terim, Arda Turan’ın hocası, abisi. Kendi ifadeleriyle, baba-oğul gibiler. Hocayla talebesi arasında bu olayın bence soğumaya bırakılması gerekiyordu. Her dakika, her saat, her gün konuşulması olayı daha da büyüttü. Her ikisinin de olumlu adım atmasını beklerdim. Her şeyin basın ile kamuoyunun önünde yaşanmasına lüzum yoktu. Ben daha sağduyulu davranılmasını beklerdim.” Türkiye’nin, tarihinin en kritik süreçlerinden birini yaşadığı şu günlerde gerek iç-dış siyasette, gerekse ekonomide yaşanan gelişmelerin önüne geçen bir gündemin içine yuvarlandık.  

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 14/10/2016 02:34:14

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.