'Sertab'sız Asla!'

"Sertab'sız Asla!"

Demir Demirkan, Adana’dan İzmir’e, oradan ABD’ye ve nihayetinde İstanbul’a uzanan öyküsünü ‘Boxer’ dergisine anlattı.

Demir Demirkan, Adana’dan İzmir’e, oradan ABD’ye ve nihayetinde İstanbul’a uzanan öyküsünü ‘Boxer’ dergisine anlattı. Demirkan, uzun süredir birlikte olduğu Sertab Erener’le ilişkisi için “Birbirimiz olmadan yapamıyoruz” diyor.Kimse doğuştan star, hele rock star olamaz. Bugünün ünlü rock yıldızları hep tırnaklarıyla bu noktaya gelmiş kişiler. O yüzden de onlara gıpta ediliyor. Taşımacılık, çiçekçilik hatta  öğretmenlik yaptıktan sonra müzisyenlikte zirveye çıkan Demir Demirkan bize  ilham verici hikayesini anlattı.İki yıl dinleyiciniz bekledi ve ardından ‘Hatırla’ geldi. Neden iki yıl beklediniz?Geçen yıl ocak ayında bir mini turne yaptım; ondan sonra bir yıl sahneye ara vermeye karar verdim. O zaman zarfında yeni bir stüdyo kurdum, yeni şarkılar yazdım, dizi müzikleri hazırladım. Yönümü kaybetmiş gibi hissediyordum. Bu yüzden kendime  biraz zaman ayırdım; bir chill out albüm hazırladım. Ancak asla yayınlamayacağım, tamamen kendim için yazdım.“Yönümü kaybetmiştim” dediniz, müzikal anlamda mı?Bahsettiğim müzikal anlamda bir yön kaybı değil, ruhsal açıdan bir yön kaybı... Çok fazla yön arayan bir adam değilim ben. İçimden nasıl geliyorsa öyle yapıyorum. Haber ile ilgili metin girin!.Adana’da doğdunuz, İzmir’de yaşadınız. Daha sonra ABD... Ne yapmaya gittiniz?Benim gidiş amacım dünyaca ünlü bir rock gitaristi olmaktı. Gitarımı aldım ve gittim. Bir müzik okuluna kaydoldum ve o meşhur vizeyi de aldım!  Kötü olan şeylerin ardından hep kendimi suçlarım, ne eksikti bende de başaramadım diye kendime kızarım. Hayalini kurduğum şey çok zordu farkındayım. 19 yaşımda gittim ben oraya. Elimde gitarım cebimde 500 dolarla dört yıl boyunca gözümü kararttım ve dönmedim buraya. Sonra İsviçreli bir kıza aşık oldum, onun peşinden İsviçre’ye gittim falan. Gençken hedeflerin konusunda çok istikrarlı olamıyorsun ama bir şeyler yaptım o süre boyunca bir rock grubuyla albüm hazırladık. caz, pop hatta Afrika müziği bile çaldım.Nasıl para kazandınız Los Angelas’ta? Çok gençtiniz, zor bir yerdeydiniz...Hiç param yoktu. İlk olarak gitar dersi vermeye başladım, o işten toplam 80 dolar falan kazandım. Herkes ekiyordu beni. Çünkü gerçekten bir şey öğretmeye çalışıyordum, zorluyordum onlar da sıkılıp bir sonraki derse gelmiyorlardı. Sonra taşımacılık yaptım, bildiğin ev taşıyordum. İyi para kazanıyordum, bana çok acayip geliyordu para kazanmak. Ötesi mi var? Karnım doyuyordu. Sonra çiçekçide çalışmaya başladım. Çiçek aranjmanları yapıyordum, bütün Los Angeles’a dağıtıyordum. Elimde bir haritayla tüm şehri dolaşıyordum. Şimdi gitsem her yeri bulurum yine, hâlâ aklımda.Parasızlık yüzünden mi döndünüz?Para kazanmaya başlamıştım. Çok şahsi bir olay oldu. Niyetim gelip hemen tekrar dönmekti. Sonra dönemedim bir sürü iş çıktı. Sertab’la ilişkimiz de başlayınca tamamen burada yaşamaya başladım.Sertab Erener’le nasıl tanıştınız? Çok ünlüydü o dönem? Gerçi hep ünlüydü ama...Ona da sormak gerek aslında bu soruyu! Sertab’ın kalbini fethetmek hiç zor olmadı aslında, benim üniversitedeki arkadaşlarımdan biri, Sertab’ın ses teknisyeniydi. O sırada Arif Mardin İstanbul’a geliyordu ve Sertab “Benim bir demo hazırlamam gerek Arif Bey’e vermek için yardım eder misin?” dedi. Şebnem’in albümünü kaydederken ona da dört parça kaydettim ve o esnada yakınlaştık biz. Albüm hazırlık aşamalarında daha içli dışlı olduk. Bilmiyorum ki nasıl anlatılır bu!İki popüler ismin uzun yıllar boyunca bir ilişki yürütmesi zor olmuyor mu?Basın artık peşimizi bıraktı, “Evlenecek misiniz?” diye sormuyorlar artık. Geçenlerde biri yolda durdurup sordu yine, ben de “Yakında sözleneceğiz” dedim. Kolay değil ilişki yürütmek. İkimiz de zor insanlarız. Ama aramızdaki aşk galip geliyor. Birbirimiz olmadan yapamıyoruz.Oyunculuk denemeleriniz de oldu. Ne oldu, devamı gelmedi?Seviyorum oyunculuk yapmayı, acayip hoşuma gidiyor set ortamı. Kendimi oyuncu olarak izlemek de büyük zevk veriyor bana. Los Angeles’ta reklam filmlerinde oynamak için eğitim veren bir kursa yazılmıştım hatta.Size en uygun karakter hangisi?Şaibeli adam. Ne olduğu belli olmayan esrarengiz adam daha çok hoşuma gidiyor. Komediye yakın değilim mesela.Röportaj: Özge ŞenRöportajın devamı, Boxer dergisinin şubat sayısında
Görüntülenme : 409 Güncelleme Tarihi: 31/01/2013 10:06:57
Yayınlanma Tarihi: 31/01/2013 10:05:36

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin