Pascal Nouma'dan Olay Sözler!

Pascal Nouma'dan Olay Sözler!

Futbolu bırakalı üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen halen daha Beşiktaş taraftarının bir numaralı sevgilisi olmaya devam eden Pascal Nouma, Acunn.com için Burak Erat'ın sorularını yanıtladı.

18.12.2013 09:07

RÖPORTAJ: BURAK ERATFOTOĞRAFLAR: ÖZGÜR GÜDERSOYFutbolu bırakalı üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen halen daha Beşiktaş taraftarının bir numaralı sevgilisi olmaya devam eden Pascal Nouma, Acunn.com için Burak Erat'ın sorularını yanıtladı.Nouma futbol kariyerinden özel hayatına kadar bir çok konuda önemli açıklamalarda bulundu... Haber ile ilgili metin girin!.   -Öncelikle futbola başladığın ilk dönemlerden bahsetmek istiyorum. 1993 senesinde Akdeniz Oyunları'nda Zinedine Zidane ve Thuram gibi yıldızlar aynı takımda forma giydin Fransa'nın gelecekteki yıldız golcüsü olarak gösteriliyordun. Fakat daha sonraları ne oldu da Milli Takım'da daha fazla forma giyme şansı bulamadın?Evet doğru, hatta o turnuva Türklerle ilk tanışmamın olduğu turnuvadır. Türk Milli Takımı bizi o turnuvadan eleyen takım olmuştu ve daha sonra o Türkiye kadrosundan bir çok isimle Süper Lig'de beraber yada karşılıklı forma giydik.Milli Takım kariyerime gelince de, ben her zaman kuralları çok tanımayan bir oyuncu oldum, hırsım ve agresifliği beni çok farklı gösteriyordu hem sahada hem de saha dışında, bu gibi davranışlara kulüp takımlarında daha çok müsamaha gösteriliyor olsa da Milli Takım bu tür davranışlar için uygun bir yer değildi.  - Futbol hayatına gerçek anlamda başlamış olduğun kulüp olan Paris Saint Germain takımında 2 sene boyunca bir çok kupa kaldırıp kulübün tarihinin en büyük başarısı olan Kupa Galipleri Kupası Şampiyonluğu’nda da rol almana rağmen gereken patlamayı orada da yapamadın. Bunu neye bağlıyorsun?O zaman Paris takımının sportif direktörü Fernandes beni daha çok gençken Fransa'nın ufak bir takımına kiralamıştı ve daha sonra belki de bu son 2 sezona kadar ki gelmiş geçmiş en kuvvetli Psg kadrosunun oluştuğu dönemde beni takıma geri çağırdılar. Takım o zaman hem Avrupa'da hem de ligde fırtına gibi esiyordu ve ben de futbolumun en verimli çağlarındaydım fakat buna rağmen her hafta çeşitli sebeplerden dolayı bir türlü düzenli bir şekilde oynatılmıyorum ve bu durumdan da kendimi çok rahatsız hissettim. Bu yüzden de ayrılmayı seçtim aslında bu takımın değil de benim tercihimdi.- Peki günümüze gelecek olursak 2012 Beşiktaş Kongre Üyesi olarak Beşiktaş tarihine geçtin ve ileride bir gün yönetici olarak Beşiktaş camiasının içinde yer almak ister misin? Ya da böyle bir teklif aldın mı hiç?İlk olarak bu üyelikle büyük gurur duyduğumu söyleyebilirim. Çünkü Beşiktaş tarihinin ilk yabancı kongre üyesiyim ve bu benim için büyük bir onur. Evet yakın çevremden tam teklif denmese de bazı öneriler ve istekler oldu fakat Beşiktaş çok büyük bir camia ve şu an bu camia için görevini başarıyla yürütmeye çalışan bir çok insan var ama ben her aman Beşiktaş'ın çocuğu olarak kalacağım ileride bir gün tabii ki de hangi görevde olursa olsun bende bu camianın içinde bir rol almak isterim. Haber ile ilgili metin girin!.  - Futbolculuk döneminde Beşiktaş takımında oynadıktan sonra yada önce Türkiye'de başka bir takımdan transfer teklifi aldın mı?Evet Galatasaray beni istedi. Fakat kabul etmedim.  -Peki neden kabul etmedin ve bu transfer teklifi süreci nasıl gelişti?Beşiktaş sevgisi! O zaman ben Fransa'dayken bir gün menajerim beni aradı ve Galatasaraylı yöneticilerin benimle görüşmek için Monaco'ya geldiğini belirtti. Ben de akşam yanlarında olacağımı söyledim onlara fakat asla orada olmadım çünkü Türkiye'de Beşiktaş dışında başka Beşiktaş'a büyük rakip olan başka bir kulüpte oynamam benim açımdan imkansızdı, evet belki bu herhangi bir Anadolu kulübü olsa biraz olsun olumlu bakabilirdim fakat ben Beşiktaş'ı ve o muhteşem taraftarını terk etmeyi hiç düşünmedim. Haber ile ilgili metin girin!.  - Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş takımının eski kalecisi Fevzi Tuncay'ın içinde bulunduğu zor duruma ilk müdahale eden isim siz oldunuz. Ve ardınızdan bir çok eski yıldız oyuncu da bu gruba dahil oldu. Bu organizeyi nasıl sağladınız?Bu benim olayı öğrendiğim anda sosyal medya aracılığıyla başlattığım bir organizasyon oldu. Biliyorsunuz sosyal medya günümüzün en güçlü silahlarından biri artık. Ayrıca ben bu organizenin başlangıcında da yalnız değildim başta menajerim olmak üzere çevremdeki herkes bu konuya duyarlı davrandı ve sonunda hep beraber bir araya gelerek geçmişte beraber ter akıttığımız bir arkadışımıza olan görevimizi yerine getirdik.  - Beşiktaş'ta oynadığın dönemlerde en yakın olduğun isimlerden biri olan Sergen Yalçın Gaziantepspor'da teknik direktörlük deneyiminin ilk sınavını veriyor. Sergen'in bu teklifi aldıktan sonra yardımcısı olarak seni düşündüğü ve seni aradığı bir çok yerde haber olmuştu. Peki bu teklif doğru mu?(Kahkahalarla gülüyor) Sergen gibi bir adam Antep'te! Ve Nouma'da onun yanında olacak, ortaya iyi bir durumun çıkacağını hiç sanmıyorum. Antep'te deprem olur herhalde. Fakat Sergen bir gün Beşiktaş'a teknik direktör olsun ve beraber çalışma fırsatı bulalım çok isterim. Haber ile ilgili metin girin!.  - Beşiktaş'taki ikinci döneminde o zaman takımın kalesini koruyan Oscar Cordoba ile yaşadığın bir anı çok konuşulmuştu. Bize bu anıyı tam olarak anlatabilir misin?Evet o zaman bütün takımın çok güldüğü böyle bir anımız olmuştu. Fransa'da gördüğüm kanser tedavisinin ardından Beşiktaş takımına geri dönmüştüm ve Cordoba'da o sezon takıma bende önce katılmıştı. Gördüğüm tedavi yüzünden doğal olarak fiziksel olarak eski formumda değildim ve  sezon öncesi antrenmanlarında çok zorlanıyordum. Bu da Cordoba'nın dikkatini çekmiş olmalı ki çevremdekilere "bu adamın bu takımda ne işi var?" diye sorduğunu duyuyordum. Daha sonra durumumu daha iyi anlayınca beni hep şu şekilde çalış, şunu şöyle yap diye yönlendirip tavsiyelerde bulundu ve bende kendisine en güzel cevabı vermek için İnönü'deki ilk maçı bekledim. Maç öncesi sahaya çıkmadan Cordoba'nın yanına gittim ve dedim ki "sahaya çıkınca tribünleri iyi izle" ve o an gelmişti sahaya çıktığımız anda tüm tribünler "Nouma" diye inlemeye başlayınca Cordoba'ya dönüp "sen kimsin lan?" dedim ve daha sonra Cordoba'nın suratından gördüğüm ifade benim için yeterliydi.- Didider Drogba ile tanışıyor musunuz?Evet Drogba Fransa bir dönem komşumdu ve hatta daha geçen hafta beraberdik.- Peki böyle bir dünya yıldızının Türkiye'de top koşturmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?Bence Drogba için geç alınmış bir karar Türkiye'de top oynamak çünkü her ne kadar dünya çapında bir yıldız olsa da Drogba gibi tüm yüreğini ortaya koyarak oynayan oyuncular için Türk futbolu ve Türk taraftarlar biçilmiş kaftan.- Sosyal medyayı sallayan bir diğer iddia da 2006 Dünya Kupası'nda Materazzi'ye attığı kafayla turnuvaya damga vuran Zidane'ı attığı bu kafa sonrası telefonlar arayarak "o kafayı göğsüne değil burnuna atacaktın" demiş olman. Bu anlatılanlar doğru mu?- Aslında tam olarak doğru değil yani olay sonrası Zidane' telefonla aramadım fakat turnuva sonrası yazın Fransa'da bir araya geldik ve kendisini gördüğümde ilk işim attığı o kafanın sebebini çok doğru bulduğum için kendisini tebrik etmek oldu. Haber ile ilgili metin girin!.  - Türk Milli Takımı'nda oynamak ister miydin?Bunu inanın çok isterdim fakat kurallar gereği daha önce Fransa 21 Yaş Altı Milli Takımı'nda forma giydiğim için bu mümkün olmadı. Önümde böyle bir engel olmasaydı Türk Milli Takımı'nda oynamayı düşünmeden kabul ederdim.- Peki son olarak geçen hafta sonu oynanan ve sadece Tüm Türkiye'nin değil dünyanın konuştuğu Kasımpaşa - Beşiktaş maçına gelelim. Eğer sen Fernandes'in yerinde olsaydın sahaya bu şekilde girip sana saldıran bir taraftara nasıl karşılık verirdin?(Cevabı çok net oluyor) Ben de onu tekmelerdim! Fakat bunu kimse yanlış anlamasın tamam kabul ediyorum belirli kurallar var kırmızı kart, ceza vb. fakat bir insan kendisine bir saldırı yapıldığında doğal olarak bir karşılık verecektir ve bende bunu yapardım. Sonuç olarak Türk toplumu ateşlii bir toplum ve özellikle de futbol söz konusu olunca daha da ateşli olunabiliyor ve bunun sonucunda da böyle olaylar ortaya çıkıyor. Emin olun Türkiye'de kime sorarsanız sorun onlarda aynı tepkiyi vereceklerini söyleyeceklerdir.- Peki Beşiktaş taraftarının sevgilisi olmuş bir isim olarak Fernandes'in taraftardan gördüğü bu tepkileri nasıl değerlendiriyorsun?Bu çok normal bir durum çünkü futbol karışık meslek. Geçen seneyi düşünün mesela Fernandes Beşiktaş'ın içinde bulunduğu zor durumlara rağmen gösterdiği performansla ve takımı sırtlamasıyla taraftarların gözünde adeta kahramandı. Evet doğru bu sezon performansında gözle görülür bir düşüş var fakat bu futbolun içinde her zaman olabilecek bir durumdur bit gün kral olur tahta oturtulursunuz bir gün bir bakmışsınız altınızdan tahtı çekmişler yere düşmüşsünüz. Haber ile ilgili metin girin!.  - Peki siz bu kadar uzun süredir hala Beşiktaş taraftarının kalbinde yaşıyor olmanızı neye bağlıyorsunuz?Kim ne derse desin Beşiktaş'ın en büyük silahı ve itici gücü her zaman taraftarıdır. Ben Beşiktaş'ta oynadığım dönemde taraftar beni ıslıklasa da, yuhlasa da hep şöyle düşünmüşümdür; Bizler futbolcular olarak kamp yaptığımız otellerden yada tesislerden çıkar uçağımıza biner ve ne kısa sürede maçı oynayacağımız şehir ve stada rahat bir şekilde varırız fakat taraftarlar asla öyle değildirler, onlar tam tersine belki de ceplerindeki son paralarıyla kombine alıp, bilet alıp hatta bazen otobüs bileti alıp 24 saatlik yolları bile takımları için çeken takımın asıl sahipleridir. İşte bu duruma bu açıdan baktığınız zaman hem tribündeki taraftar hem de sahadaki futbolcu olabiliyorsunuz aynı zamanda. Haber ile ilgili metin girin!.  Hatta laf buraya gelmişken size Beşiktaş'ta forma giydiğim dönemde yaşadığım buna benzer bir anıyı anlatayım; İnönü'de maç öncesi ısınma hareketleri yaparken tribünden aşağı bir taraftarın atladığını ve bana doğru koştuğunu gördüm. İlk başta ne yapacağımı şaşırmıştım sonuçta bana saldıracak mı yoksa başka bir şey mi yapacak bilemezdim fakat herhangi bir karşılık veremedim ve kendimi bir anda yerde buldum taraftarı da üstümde. Evet beni yere yatırıp üstüme çıkmıştı ve daha sonra elleriyle kafamı avuçlarının içine alıp alnımdan öptü tabii o anda güvenlik güçleri o taraftarı yaka paça üzerimden alıp dışarı çıkarmak istediler fakat ben buna izin vermedim ve o taraftarı güvenlik güçlerinin elinden alıp geri tribündeki yerine gönderdim. Hatta bu taraftar ile daha sonraları bir kaç kez daha hayatımın farklı dönemlerinde bir daha bir araya gelmişliğimizde vardır.Son olarak burada Beşiktaş taraftarına mesajım; bu zor günlerde daha güçlü, daha sesli ve daha sıkı bir şekilde takımlarının yanında olmalıdır ve bilmeliler ki bende hep onların yanındayım. Haber ile ilgili metin girin!.
Yorumlar | 0
üye profil