Hadise İle Çok Özel...

Hadise İle Çok Özel...

Henüz 5 yaşındayken sahneyi düşlüyordu. 15’inden beri de bu işin içinde. Hadise, çok da iyi bilinmeyen öyküsünü GQ Türkiye’ye anlattı.

Henüz 5 yaşındayken sahneyi düşlüyordu. 15’inden beri de bu işin içinde. Hadise, çok da iyi bilinmeyen öyküsünü GQ Türkiye’ye anlattı.Her ikisi de Sivas’tan kalkıp Belçika’ya göçmüş, orada tanışıp evlenmiş Gülnihal ve Hasan Açıkgöz’ün dört çocuğundan ikincisi Hadise. Menajerliğini yürüten, bir yaş büyük ablası Hülya ve kostümleriyle ilgilenen üç yaş küçük kız kardeşi Derya, o nereye giderse, onunla birlikte hareket ediyor. Oğlanı bulana kadar uğraşan ailenin göz bebeği, en küçük kardeşi Murat, Belçika’da üniversite eğitimine devam ettiği için, annesi de hâlâ Belçika’da yaşıyor. Geçirdiği by-pass ameliyatı sonrası çalıştığı belediyeden erken emekli olan babası da öyle.Sahneye çıkmayı aklına beş yaşında koyan çocuklardan: Annesi Türk sanat müziğini çok sever ve bu hasretini, o zamanlar Belçika’da takip edebildikleri yegane Türk kanalı olan TRT Int. ile köreltir. Evet, Hadise de annesiyle birlikte şarkılara eşlik eder: “Bayılırdım o saçlara, o kıyafetlere. Klişe ama hakikaten öyle; giyinip süslenip elime mikrofon gibi aldığım tarakla ayna karşısına geçerdim. MTV falan izlerdik hep. Şimdiki gibi YouTube falan yok tabii... 04.00-05.00 gibi MTV ödül töreni var mesela, gece 02.30 gibi kalkardık, meyveler, çaylar hazırlar izlerdik; sonra hop okula... Hiç kimse ödül törenlerini falan öyle heyecanla beklemiyor artık. Bütün gün rec. tuşuna basıp da kaydedeyim diye Backstreet Boys’un ya da Spice Girls’ün yeni klibini beklediğimi bilirim.”‘Idools’la aralanan kapı15’indeyken, yine annesiyle TV karşısına konuşlandıkları bir gün, Belçika kanalı VTM’de, yeni başlayacak şarkıcı yarışması ‘Idools’un reklamı yayınlanır. Hadise, “Anne ya” der, “Müzikte bir şey yapmak istiyorsam böyle bir şeye mi katılmam lazım acaba?” Annesinden “Tabii kızım, ben yapamadım, bari sen yap” cevabı gelir. Hadise yarışmaya kabul edilir. Son 25’e kadar ilerler ancak ilk 10’a giremez. Hayal kırıklığı yaşasa da içinden bir ses ona sakin olmasını, birilerinin onu mutlaka arayacağını söylüyordur. İçindeki ses yalancı çıkmaz.Memlekette ‘stir’ yarattıHadise’nin kariyerinin Türkiyeli yılları da başlamış, süratle ilerlemektedir. Başını hatırlayacak olursak, ilk albümünden çıkan ikinci single ‘Stir Me Up’ın burada da bir ‘stir’ yarattığını, memleketi bir tertip çalkaladığını söylemek, abartı sayılmaz: “Biz ikinci single ‘Stir Me Up’ın promosyon stratejisi ne olsun diye düşünmeye kalmadan, Türkiye’de patladı şarkı. Çünkü şarkı İngilizce ama sonuna doğru Türkçe sözler var. Stüdyoda parçayı yaparken prodüktörün aklına geldi Türkçe söz eklemek. Tamam dedim. ‘Yaklaş yanıma, sakın korkma’ falan diye sallıyorum bir şeyler. Çok spontan gelişti. Bir gün, o zaman artık çanak anten de var, evde oturmuş haberleri izliyorum. Bir baktım ana haberde, Belçika’da listeleri altüst eden Türk kızı diye bir haber... Anneme baktım, ‘Bu ne?’ diye. Bizim hiçbir şeyden haberimiz yok. Ondan sonra zaten Beyaz Show’dan davet geldi. Neye uğradığımı şaşırdım.”İlk Türkçe şarkısı, daha önce ‘A Good Kiss’ ismiyle İngilizce versiyonunu söylediği, Türkçe sözleri Sezen Aksu tarafından yazılan ‘Deli Oğlan’ olur: “Şarkıyı Sezen Aksu’ya yolladıktan sonra, 7-8 ay haber gelmedi. Ama yani, bu da Sezen Aksu; isterse iki sene sürsün, yine seve seve beklersin...”Eurovision stresinden...Beklediğine değer. ‘Deli Oğlan’ın başarısı üzerine, TRT, Eurovision’da Türkiye’yi temsil etmesi için Hadise’ye teklif götürür. ‘Düm Tek Tek’ şarkısıyla sergilediği performans ülkeye dördüncülüğü getirir ki, bu hatırı sayılır bir başarıdır. Gel gör ki o başarının pek de tereyağından kıl çekercesine elde edilmediği, bu toprakların Eurovision tarihçesine hakim herkesçe malum... Kıyafetinden kilosuna, şarkısından telaffuzuna laf edilmedik tarafı bırakılmayan Hadise’nin yüzünde stresten yaralar çıkar, hastanelere kaldırılır.“Bu sene katılmıyoruz ya Eurovision’a, en azından kimse dayak yemeyecek” diyor: “Katıldığım sene başıma gelecekleri tahmin ediyor muydum, hayır... Epey hasta oldum. Yorgunluk, stres... Çok konuşuldu, çok yorum yapıldı, her yaptığım işe eleştiri geldi; zor bir dönemdi. Ama yine de pişman değilim.”Nerelisin hemşerim?"Şöyle söyleyeyim, aslında hep gidip geliyorum. Buraya yerleştim, şuraya yerleşiğim gibi bir durumum yok. Bir yere yerleşmek diye bir şey yok, gidip gelmeler var benim hayatımda hep. Fakat Belçika’da doğmam kimliğimi değiştiremez tabii. Ben istersem Afrika’da doğayım, yine bir Türk kızıyım, Çerkez kızıyım. O kadar çok gurbetçi var ki Türkiye’yi özleyen. Bunu tabii burada yaşayan vatandaşlar anlamayabilir. Kolay bir şey değil. Irkçılık çok var yurt dışında. Ben çok fazla maruz kalmadım ama kalan arkadaşlarım vardı. Burada da ‘Bu Belçika’da doğdu’ diyenler var hâlâ. Ben mi seçtim yani orada doğmayı, gurbetçi olmayı? İnsanlar göremiyor ne zor bir şey olduğunu."‘Visal’ geliyor!Röportaj akşam saatlerinde bitip de stüdyodan ayrılırken, ay sonuna doğru çıkacak single’ı ‘Visal’in son okumaları için stüdyoya doğru yola koyuluyor. Adını “Osmanlıca vasıl olmaktan geliyor” diye açıkladığı, “Biraz karamsar, çok değişik, bugüne kadar hiç yapmadığım tarz bir şey” diye tanımladığı şarkının sözleri, bir mırıldanış şöyle: “Dağlar bana, ben sana/Sen kendine, gölgene hayran/Unutma her nefis tadacaktır aşkı sonunda.”Yazı: Ebru Çapa

Görüntülenme : 1129 Güncelleme Tarihi: 30/01/2013 10:22:11
Yayınlanma Tarihi: 30/01/2013 10:20:56

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin