Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Eurovision’u İki Kere Reddettim

Eurovision’u İki Kere Reddettim

Emre Aydın, verdiği röportajda Eurovision’u iki kez reddettiğini açıkladı.

05.05.2012 13:40

Emre Aydın, verdiği röportajda Eurovision’u iki kez reddettiğini açıkladı.“Eurovision’da başarılı olabileceğimi düşünmüyorum” diyen rock’çı, röportajında eski firmasından neden ayrıldığını da anlattı.Sony Music’ten neden ayrıldın?         Sony’den, sözleşme detaylarıyla ilgili bir sebepten dolayı ayrıldım. Şimdi çok teknik bir açıklama olur anlatırsam. Yani insani olarak problemli olduğumuz bir durum yok kesinlikle. Şemsettin Göktaş’la (Sony Music Türkiye Genel Müdürü) oturup konuştuk ve profesyonel bir şekilde sözleşmeyi karşılıklı feshettik.Sony’den ayrıldıktan sonra başka firmalarla görüştün mü?Görüştük tabii ama aslında yeni bir plak şirketi aramadık. Yeni albümü tamamen kendimiz yaparız ve büyük bir plak şirketiyle ortak çalışırız diye düşündük.Ve DMC’de karar kıldınız...Başından beri kafamızdakileri gerçekleştirebileceğimiz kadar rahat hareket edebileceğimiz en büyük firmanın DMC olduğunu düşünüyorduk. Beklentilerimizi en fazla karşılayan isim de Samsun Demir (DMC Genel Müdürü) oldu. Herkesle konuşmuş olmamıza rağmen aslında birçoğuyla nezaketen, usulen görüştük. DMC ile anlaşacağımızı biliyorduk.565 firmasını kurma amacınız neydi?Benim albümlerimi yapmak, film yapmak ve bir zamanlar, hatta aslında hâlâ Ada Müzik’in ve Kalan Müzik’in yaptığı gibi, büyük şirketlerin şans tanımadığı fakat albümü basılmaya değer olan isimlere destek verip onlara albüm yapmak. Bu Türk halk müziği de olabilir, caz albümü de olabilir, bir black metal grubunun albümü de olabilir.İsmi niye 565 koydunuz?Bu, İzmir’de öğrenciyken sık bindiğimiz Evka 4’ten Bornova merkeze inen otobüsün hat numarası.Şarkı sözleri yazarken ne derece samimi olabiliyorsun? Yani bir şarkı sözünde bahsettiğin şeyi illa yaşamış olman mı gerekiyor?Yok, gerekmiyor.Peki o zaman bir samimiyet kaygısı yaşıyor musun?Yaşamıyorum, çünkü aslında şarkıların yüzde 100 samimi olabileceğine inanmıyorum. Müzik, matematiği olan bir şeydir. Bizim çocukluğumuzda dinleyip büyüdüğümüz efsanevi grupların yaptığı işler de öyledir. Düşünün şimdi... Aklınızda bir tema var, melodiyi de buluyorsun, sonra o tema dâhilinde yazdığın şeyleri melodiye oturtmaya başlıyorsun. Birden bakıyorsun ki o sözün bir yeri melodiye fazla geliyor ya da uymuyor, onu bu sefer başka bir kelimeyle değiştiriyorsun, işte orda bozuluyor zaten o samimiyet dediğimiz iş.Şiirle beste arasındaki fark da bu değil midir?Aslında şiirin de kendi içinde bir matematiği vardır. Yeteri kadar samimi her şair, şiirde de bir ritmin olduğunu, bir “uydurma” olduğunu söyler. Her başarılı şairin bir sesi vardır ve o sese uygun kelime seçilir. Ne kadar hece ölçüsüyle, şununla bununla uğraşsanız da en kolayı başından geçeni anlatmaktır. Ya da temeli oradan alıp onun üzerine bir şeyler yazmaktır. Samimiyet konusuna dönersek... Bir kere nakaratlarda, yüksek notalarda kulağı rahatsız edecek bazı kelimeler, harfler vardır. O kısımlarda bazı kelimeler iyi tınlamaz, al sana bir “uydurma” gereksinimi daha. Uydurmadan kastım kafadan sallamaktan ziyade, şarkının temasını bozmadan, söz konusu yere uygun başka bir kelime seçme.Eurovision’u hem geçen sene hem de bu sene reddettiğin söyleniyor, bu doğru mu?(Birkaç saniye sessizlik...) Evet doğru.Neden istemedin?Ben kendi adıma gidip orada başarılı olabileceğimi falan düşünmüyorum. Çünkü yaptığım şeyin dışına çıkmak istemiyorum. Yaptığım şeyin dışına çıkmak istemiyorum etiketiyle gidip başarısız olmak da istemiyorum. Tam durum bu. Ama bir taraftan da çoluk çocuk oturup o gece TV izliyoruz, müzik programı en nihayetinde. Bu arada dışarıda daha çok takip ediliyor. Hani bizim şu klasik “Sadece biz takip ediyoruz Eurovision’u, aslında kimse sallamıyor” klişesi vardır ya, alakası yok. Deli gibi takip ediyor insanlar. Avustralya’da sabaha karşı uyanıp canlı izliyorlar, bizzat biliyorum. Birçok ülke bayağı kafaya takmış durumda bu yarışmayı. İzleyici olarak soğuk bakmıyorum. Ama benim iyi temsil edebileceğim ya da bana uygun bir format değil o. Can Bonomo müthiş seçim, başarılar diliyorum. Zaten kariyerinin başında, nispeten yeni isimleri seçmeliyiz hep.Röportaj: Sadi Tirak / Blue Jean
Yorumlar | 0
üye profil