Bir dönemin çocukluk kahramanıydı...

Bir dönemin çocukluk kahramanıydı...

Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün bir parçası olarak gönüllerde taht kuran Metin Tekin'den çok özel açıklamalar...

Sağ cenahtan sarışın bir deli oğlan, koparmış geliyor ciğerlerini doldura doldura. Herkes birbirine onu işaret ediyor. Sarı saçları rüzgarla, ayakları topla öyle bir dans peşinde ki, izleyenin büyülenmemesi elde değil. Çok sürmüyor zaten dikkat çekmesi. Henüz takımı Kocaelispor’un A takımında bir maç bile oynamamışken 1982 senesinin yaz aylarında gelecekte efsanelerinden biri olacağı Beşiktaş’ın kapısından içeri ilk adımını atıyor.

Dolu dolu 16 sene geçiriyor Beşiktaş formasıyla. Taraftarın sevgilisi ve kulübün bayrak adamlarından biri haline geliyor bu serüven içerisinde, Hani derler ya, “acısıyla, tatlısıyla...” diye. İşte öyle acısıyla, tatlısıyla geçiveriyor bu 16 sene. Sakaryaspor’a karşı oynanan bir kupa maçında yaşadığı sakatlık ile hepimizi çok korkutuyor. Ancak, geri dönmesini biliyor “Sarı Fırtına”. Her şeyiyle çok seviyor onu Beşiktaş taraftarı. Beşiktaşlılar’ın sanal ortamdaki buluşma noktalarından Kartal Sözlük’e bir göz atıyoruz taraftarın gözünde ne ifade ettiğini daha iyi anlamak için. Bir yazar şöyle diyor;

“... ve şimdi de ekranlarda bizi hiç mahçup etmeyen, kibar, centilmen, akıllı ve her daim sevimli Metin Tekin. Beşiktaşlı Metin Tekin. çocukluğumun kahramanı... birgün şansım olsa da formamı imzalatabilsem o'na. ve utanmasam, heyecanlanmasam da söylesem zaten ömrüme imzasını çoktan atmış olduğunu...”

Futbolculuğu dönemindeki göz alıcı hızı, muhteşem golleri, sırtında sembol haline gelen 11 numaralı Beşiktaş forması ile ve tabi ki Ali Gültiken ve Feyyaz Uçar ile birlikte ileride oluşturduğu Metin-Ali-Feyyaz üçlüsünün bir parçası olarak gönüllerde taht kuran Metin Tekin ile birlikteyiz bu hafta. Daha fazla uzatmadan sözü “Sarı Fırtına”ya bırakıyoruz.

Kocaelispor'da henüz A takım ile bir maça dahi çıkmadan Beşiktaş ile yolunuz nasıl kesişti? O süreci sizden dinleyebilir miyiz?
Beşiktaş için beni ilk, o zamanların teknik direktörü Dorde Milic seyretmişti. Eski Başkanımız Sayın Mehmet Üstünkaya döneminde , Sayın Atıf Keçeci ile yürüttüğümüz görüşmeler neticesinde Beşiktaşı oldum. 

Sayın başkan Mehmet Üstünkaya döneminde Beşiktaşlı oldunuz ama sanırız ki Onursal Başkanımız Sayın Süleyman Seba’nın da üstünüzdeki emeği tartışılmaz.
Tabi. Bizler için hem çok önemli bir başkan, hem de çok önemli bir değerdi. Açıkçası kendisini ilk gördüğümde çok korkmuştum. O zamanlar 19 yaşındaydım. Fakat kendisini tanıdıkça hem kişiliğinden hem de insanlığından çok etkilendiğimi söylemeliyim. Kendisi Türk futbolunda çok farklı ve önemli bir başkan tipiydi. Bizim de kendisiyle harika anılarımız ve başarılarımız var. Allah rahmet eylesin diyorum tekrardan. Ölümsüz bir isme kavuştuk.

Süleyman Seba döneminde yeşeren ve meyve veren, uğruna besteler yapılan Metin-Ali-Feyyaz üçlüsü hakkında neler söylemek istersiniz peki?
Ali ve Feyyaz çok sevgili arkadaşlarım benim. Beşiktaş’ta o dönemi beraber paylaştığımız değerli isimlerdendir arkadaşlarım. Tabi sadece Metin-Ali-Feyyaz değildir o dönemin Beşiktaş’ı. Zaman zaman vurgu yaparım, biz forvet oynamanın avantajını kullandık. O şarkıların sözleri olmak tamamen ileri uçta oynayan ve gole yakın isimler olmamızdan kaynaklıdır. Fakat biz o dönem takım olarak,15-20 kişilik bir gruptuk. Hem çok iyi anlaşan, hem de hayatı paylaşan bir ekiptik. O yüzden başarıları getiren temel etmen bizim yaşadığımız birlikteliktir. Ama Metin -Ali -Feyyaz deyince tabi ki ilk aklıma benim sevgili arkadaşlarım gelir.

Bu efsanenin doğduğu Dolmabahçe hakkında, İnönü Stadı hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sizce “Vodafone Arena” , İnönü Stadı’nın yerini tutabilir mi?
Tutar çünkü konum olarak aynı yerdedir. Lokasyon olarak çok önemlidir. Ben futbol bittikten sonra gerçekten futbolculuğu unutmuş birisiyim. Futbolculuğu bir tarafa koyup bundan sonraki hayatıma bakabilmeyi başarabildiğime inanıyorum. Tabi bu inancım İnönü Stadı’nın yanından geçerken son buluyor. O zaman tekrar futbolcu oluyorum,. Anılarım, güzel günler aklıma geliyor. Normalde hiçbir zaman futbolculuğum aklıma gelmezken, stadın yanından geçerken o sahaya girip tekrardan oyunumu oynuyorum. Bu çok farklı bir duygu ve yeni stadın açılacağı günü ben de herkes gibi heyecanla bekliyorum. Çok muhteşem bir stadyum olacağına inanıyorum. Orada heyecanla bir Beşiktaş maçı izlemenin keyfini bekliyorum.

Bugüne gelmişken, hocam biliyorsunuz yaklaşan bir Avrupa Şampiyonası var. Beşiktaşlı futbolcuların Milli Takımlara katkılarını nasıl buluyorsunuz? Euro 2016'da Milli Takım için bekleneni verebilecekler mi sizce?
Gökhan Töre son İzlanda maçında atılmasaydı çok daha büyük katkıları olabileceğine ben inanıyordum. Beşiktaşlı futbolcuların Milli Takım’a sağlam katkılar verdiklerini düşünüyorum. Özellikle Oğuzhan’ın yükselen form grafiği hepimizi memnun etmekte. Dolayısıyla Milli Takım performansını çok önde görüyorum. Yine öne çıkan oyunculardan biri de şüphesiz Olcay Şahan’dır.

Peki oynadığınız dönemde ve günümüzü düşünecek olursanız, size göre Beşiktaş'taki en yetenekli isimler kimlerdir?
Birçok yetenekli isim vardı bizim dönemde. Sergen Yalçın, Şifo Mehmet, Feyyaz Uçar ve Gökhan Keskin bizim dönemde yetenekli isimlerdi. Şimdiki dönemde ise Gökhan Töre’yi çok yetenekli buluyorum. Oğuzhan Özyakup ile beraber ikisini günümüz Beşiktaş’ında en yetenekli futbolcular olarak görüyorum.

Hiç kuşkusuz siz de futbolculuğu döneminde yeteneğiyle ön plana çıkan bir isimdiniz ama biliyoruz ki, bunun yanında çok ciddi emekler de verdiniz. Beşiktaş tarihinin en iyi futbolcularından biri olarak, izinizden gelmek isteyen futbolculara ne tür tavsiyelerde bulunursunuz?
Teşekkür ederim böyle bir görüşe sahip olduğunuz için. Nasihat vermek gibi değil ama, futbol bir tutkudur ve o tutkuya sahip olmadan başarılı olunamaz. Futbolda bir yere gelmek istiyorlarsa mesleklerini çok sevecekler. Yoksa kariyerleri boyunca zorluklar yaşayacaklardır. Belki de her meslek gibi futbol da tutkuyla yapılabilecek bir şey. Bu işi çok severek yapamayacaklarsa gerçekten bu işe kalkışmamaları gerekir.

Hocam vereceğiniz cevabı az çok tahmin edebiliyoruz ama sormadan geçemeyeceğiz; kariyerinizde attığınız en güzel ve en anlamlı gol hangisidir?
Benim için en güzeli PSV Eindhoven’a attığım goldür. Bir Avrupa Kupası maçında deplasmanda güzel bir gole imza atmıştım. En anlamlı golüm ise Fenerbahçe ile oynadığımız ve 3-1 kazandığımız şampiyonluk maçında attığım kafa golüdür. O maçta 2 gol atmıştım ve bunlardan bir tanesini kafa vuruşuyla filelere gönderdim. O gol benim için son derece anlamlı bir goldür.

O anları unutmak ne mümkün! Bu yönüyle düşündüğümüzde bizim için futbolcu Metin Tekin’den kopmak çok zor oldu. Peki “Sarı Fırtına” futbolu bırakma kararını nasıl aldı? Bıraktıktan sonra erken ya da geç bıraktığınız hissiyatına kapıldınız mı?
Kararı ben almadım, Tanrı aldı. Zaten bir şekilde fizik olarak bırakmanız gerektiğini hissediyorsunuz. Belki bir -iki sene daha oynayabilirdim ama askerlik dönemi de denk gelince bırakma kararı aldım. Hiç kolay bir karar değildir. Neticede o formayı bir kere çıkarırsanız, bir daha ömrünüz boyu futbol oynayamayacağınızı çok iyi bilirsiniz.

 Peki o günlerden bugüne Beşiktaş taraftarının besteleri arasında sizi en çok etkileyen beste hangisidir?
‘’Sen benim her gece efkarım’’ bestesi beni çok etkiler. Hatta Sayın Önder Özen ile birlikte söylemişliğimiz vardır.

Önder Hoca demişken, Beşiktaş’ın son yıllarda Önder Hoca ve Slaven Bilic ile başlayıp bugün belki de en verimli noktasına ulaştığı, göze hoş gelen futbolu belki sizin de takdirinizdir. Peki Şenol Hoca’nın günümüz Beşiktaş'ı hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Oyun yapısı olarak hedefe ulaşabilecek potansiyeli görüyor musunuz?
Hedef , bu işin ayrı bir hikayesidir ama ben seyir keyfi yüksek bir oyun oynadığımızı düşünüyorum. Hocamızın bu oyun yapısını da destekliyorum. Hedefe ulaşıp ulaşamayacağımızı sezon sonu göreceğiz ama ben bu güçlü ve keyifli oyun yapısını destekliyorum.

Hocam bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. Son olarak sizi çok özleyen Beşiktaş taraftarına söylemek istediğiniz birşeyler var mıdır?
Asıl ben onları çok özlüyorum. Taraftar için futbolcular her zaman olacak, çok futbolcular geçecek önlerinden sahanın içinde. Ama özlendiğini bilmek ve özel olduğunuzun hatırlanması son derece keyif verici. Bütün taraftarımıza selam ediyorum. Beşiktaş’a olan tutkularının her zaman devam edeceğini çok iyi biliyorum, sizin aracılığınız ile de tek tek selam ediyorum. (bjkonline.com)

Görüntülenme : 547 Yayınlanma Tarihi: 08/01/2016 12:42:46

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin