Barış sağlandı ama huzur yok

Barış sağlandı ama huzur yok

Milliyet'in usta kalemleri, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in Kosova maçından sonra yaptığı açıklamaları mercek altına yatırdı.

ATTİLA GÖKÇE: Teknik direktörle bazı futbolcuların ilişkisi tıpkı biten evlilikler gibi. Mutluluk yok ama, beraberlik var. Çocukların hatırına... Millete hürmeten  

ŞANSAL BÜYÜKA: Adanmışlık ve duygusallık yoksa Milli Takım etrafında nasıl toplanacağız? Belli ki ‘zoraki barış’ sağlansa bile, ‘huzur’ sağlanmış değil 

ERCAN GÜVEN: Yaşananlar A’dan Z’ye Fatih Terim’in kariyerindeki en kötü olay. Lakin, Milli Takım’ın ‘bekası’ için egosunu ‘ayaklar altına atması’ da takdir edilmeli

ATTİLA GÖKÇE: Profesyonelce yapıştırıldı!Antalya’daki maç, alışılmışın ötesinde farklı bir “test” karşılaşmasıydı. Yaşadığımız, tanık olduğumuz onca olaydan sonra birbirlerinin yüzüne bakabilecekler miydi?  Gördük ki bakabiliyorlarmış...  Hoca’nın tabiriyle “içine sinmese” de, “gönlüne almak” olmasa da sorumluluk duygusu ve profesyonel anlayışla bir araya gelebiliyorlarmış.  Arda Turan da dün söylediğini bugün de tekrarlıyor: “Gel derler geliriz, git derler gideriz.”  Şikayet edecek halim yok. Bu beraberlikten hâlâ bir şeyler beklediğim için unutmayı öneriyorum.   Öte yandan şu saptamayı yapmak da yerinde olur: Teknik direktörle bazı futbolcuların ilişkisi tıpkı biten evlilikler gibi.  Mutluluk yok ama, beraberlik var. Çocukların hatırına... Millete hürmeten yani.   Ya da kırık vazo durumu...  Şimdilik profesyonelce (akılla) yapıştırıldı... Kırık kalplerin arasından su sızar mı?   Bilmiyorum.  ŞANSAL BÜYÜKA: Kırık kalpler sendromuFatih Terim’in maç sonu açıklamalarından sonra iyice inandım; Bu Milli Takım dikiş tutmaz... Şansımız, Kosova ile oynayışımız... Şansımız grupta sırasıyla Finlandiya ve yeniden Kosova ile oynayacak olmamız...Fatih Hoca’nın “kadrodalar ama gönlümde değiller... Bu kararı içime sinerek almadım” gibi ifadeleri gerçeği çok açık ortaya koyuyor... Artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz...Adanmışlık, duygusallık, takımdaşlık yoksa biz Milli Takım etrafında nasıl toplanacağız... ”Hepimiz profesyoneliz, işimizi yapıyoruz“ anlayışı Milli Takım’ı başarıya götürmez... Milli Takım’a teknikten, taktikten, formda futbolcudan, usta teknik direktörden önce “Ölürüm Türkiyem“ anlayışı lazım... Belli ki, Milli Takım’da “zoraki barış“ sağlanmış olsa bile, “huzur“ sağlanmış değil... Olan ülkeye oluyor... Milli Takım yıprandı, Fatih Terim yıprandı, futbolcular yıprandı...Ben Fatih Hoca’nın, “Spor kamuoyu ile genel kamuoyu aynı düşünmüyor“ açıklamasına maalesef katılamıyorum... Biz de halkın arasındayız... Kamuoyunda da Fatih Hoca’ya karşı çok ciddi bir tepki var...Ancak şunu kabul edelim ki, geçmişten gelen kişisel hesaplarla Fatih Hoca’ya dalanların, belden aşağı dolananların asla haklı bir yanları olamaz... Bir haksızlık da spor medyasına yapılıyor... Bu “şeref“ meselesini, bu “özür“ meselesini medya ortaya atmadı ki... Bunlar canlı yayında Fatih Hoca’nın ağzından çıkan ifadelerdi... Sadece futbolda değil, belki de toplumun her kesiminde birbirimizi ezerek, çiğneyerek, bitirerek, elimizden gelse yok ederek bir şeyler yapmaya, bir yerlere varmaya çalışıyoruz... Adeta barışa, huzura, hoşgörüye hasretiz. Zararını da Milli Takım başta hep birlikte çekiyoruz. ERCAN GÜVEN:Terim’i anladık... Peki Arda?Fatih Terim’in konuşma metni içinden kelime-cümle-paragraf cımbızlayıp üzerine ahkam kesmek yerine, “mealini” yazayım önce:“(İster prim, ister polim, ister isyan; her ne halt olmuşsa) Fransa’da fena halde kalbimi kırdı bu çocuklar benim. Dedim ki, “şunların aklını başına getireyim”!.. Açık söyleyeyim, “biz ettik sen etme telefonları yağacak” ve otoritem resetlenecek sandım... Ne gezer!.. Elimde büyüyen veletler, kenarda Milli Takım’ın çökmesini bekleyip beni açmaza ittiler. Alın o zaman dedim... Yaptıklarını değil ama dönme şartlarını sıraladım millete ki, suçlarının boyutları ortaya çıksın... Yine tık yok... Ya, olacak gibi değil... Hiç böyle bir şey yaşamadım... Bir yanda Milli Takım, öte tarafta baskılar ve Nuh deyip peygamber demeyen adamlar.Gitsem yenilmiş olurum. Kalsam Demokles’in kılıcı gibi tepemdeler. Hem kendilerini hem bizi yakacaklar. Geri adım attım mecburen... Yuttuk sözlerimizi. Ne yapalım, dağ gibi bir sorumluluk var.Hala burunlarından kıl aldırmıyorlar. Ben de içime sinmediği söylerim, yıldıza dayalı sistemi eleştiririm, millet niye geri adım attığımı bilsin.”İtiraflarından anlaşılacağı gibi yaşananlar A’dan Z’ye Fatih Terim’in kariyerindeki en kötü olay...Lakin, Milli Takım’ın “bekası” için o müthiş egosunu “ayaklar altına atması” da takdir edilmesi gereken bir karar. Tabi, sadece o niyetle yapılmışsa!Fedakarlık özelinden yürürsek, başta Arda burnundan kıl aldırmayan o yıldızlarınki ne oluyor peki?Hiçbir maraza tek taraflı çıkmaz... Çıkmış, krize dönmüş. Milli Takım’a lazımsın. Önündeki engel Fatih Terim ise ve bir telefonla halledilecek meseleyse niye sen aramadın? “İsterse Milli Takım batsın, direnirim, beni çağırmak zorunda bırakırım adamı” demiş olmuyor musun aylardır?Demek Terim’den daha uzaksın Milli Takım’a...Terim’i anladık, itiraf sırası Arda’da...  
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 14/11/2016 01:22:36

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin