Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Aylin Aslım'dan Aşk Şarkıları

Aylin Aslım'dan Aşk Şarkıları

Aylin Aslım’dan yeni şarkı bekleyenlere müjde. Adı henüz konmamış dördüncü albüm bir aksilik olmazsa bu ay sonunda raflarda.

05.02.2013 12:50

Aylin Aslım’dan yeni şarkı bekleyenlere müjde. Adı henüz konmamış dördüncü albüm bir aksilik olmazsa bu ay sonunda raflarda. Bu süreçte  oyunculuğa ısınan, Reha Erdem’in ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ında oynayan Aylin Aslım, yeni  albümünü ilk kez Milliyet Sanat’a anlattıAşağıda son derece gizemli bir söyleşi okuyacaksınız. Aylin Aslım’ın dördüncü albümü vesilesiyle yaptığımız bir söyleşi bu. Ama albümün ismini henüz söyleyemem. Muhtemelen şubat ortasını bulacak öğrenmeniz. Bu albümün konuk müzisyenlerini de söyleyemem, çünkü o da aynı şekilde zamanını bekliyor. Böyle olunca Aylin’in albümdeki cover’ından da söz etmemi beklemiyorsunuz tabii, yanılmadınız. Dostluktan öte kardeşlikten hallice yıllarımıza binaen Aylin Aslım bize torpil yaptı ve dördüncü albümün ilk söyleşisini  bize verdi, gerisi için beklemeye değecek. İpucu niyetine şöyle diyeyim. Kartal; yükseklerdeki krallığını bırakamamış; baykuş yıkıntılarını özlemiş, balıkçıl kuşu bataklığını...Bu albüm için kaç şarkı yaptın?Sekiz. Bir tanesi daha önce çıkan albümden,  güme giden. Bir tanesi, onu da yazma, gizli bomba. Atilla Özdemiroğlu bestesini yapmış,  Aysel Gürel sözlerini yazmış.  Onun dışındakiler sürpriz.Müziği, Atilla Özdemiroğlu’na, güftesi Aysel Gürel’e ait sürpriz bir parça desek olur mu?Olur. Onlar dışında, benim şarkılar. Sürpriz misafirlerim var bu albümde. Hep ben onlara misafir oldum, bu sefer birileri bana misafirliğe geliyor. O da güzel olacak. İlk albümden bu yana yaptığım en romantik albüm herhalde. Hani böyle net ve direkt romantik şarkı yokmuş meğerse uzun yıllardır gündemimizde. Bildiğin aşk şarkıları oldu.Niye böyle oldun ki acaba? Yaşlandın mı?Yok, aslında aksine tam genç işi. Ben ekstra zorlamışım kendimi,  herkes aşk şarkısı yapıyor ben aşk  şarkısı yapmayacağım diye. Biraz da, bu albümün hayatıma düştüğü dönem, böyle bir dönem herhalde,  niye öyle oldu bilmiyorum. ‘Canını  Seven Kaçsın’, o kadar sert ve hızlıydı ki, belki böyle bir şey canım çekti.‘En eski arkadaşım Barış’ ‘Canını Seven Kaçsın’, sert,  hızlı ne diyorsak ona, punk pembesi. Bir yandan da çok iyi bir albümdü. O yeterince anlaşılamadı.Yeterince tanıtılamadı, anlaşılamadı demek istemiyorum da. Bağımsız çıktığı için o albüm ulaşmadı insanlara. ‘Ak Geri Gelir’in ulaşması bile, albümden 1,5 yıl sonra bir televizyon dizisi sayesinde oldu. Bağımsız yapınca, onu göze alıyorsun. Sanırım, öyle bir albümü de ancak bağımsız yapabilirdim. Onu çok sert buldu majör şirketler. Ama çok yapmak istiyordum, iyi ki de yaptım! Ondan sonra belki biraz, hani o buharı çıkardıktan sonra, daha sakinleşme ihtiyacı duymuşumdur. Tam olarak sebebini bilmiyorum ama böyle bir albüm oldu, oldukça düşük tempo, karanlık şarkılar... Aşk şarkısı deyince, tabii ki pembe pembe değil. Sadece bir tanesi çok coşkulu ve hızlı. Adı ‘Küçük Bey’. En mutlu olduğum noktalardan biri Barış Yıldırım’ın bu albümde aldığı rol. Hayattaki en eski arkadaşım Barış. ‘Canını Seven Kaçsın’dan bu yana sahnede de beraber çalıyoruz. Onun disiplinini, müzisyenliğini, müziğe saygısını, çalışkanlığını çok seviyorum. Bu albüme tam anlamıyla el koydu diyebilirim. Düzenlemeden prodüksiyona, gitar kayıtlarından, song writing kısımlarına kadar müdahale ederek tam bir prodüktör gibi çalıştı. Keza Övünç (Dan) de öyle. Daha önceki albümde de birlikte şarkı yazarı olarak çalıştığım arkadaşım. O da olmasaydı bu albüm olur muydu, bilmiyorum. Bitmeyen heyecanı, bitmeyen umudu ve üretkenliğiyle tam bir şarkı yazarı.Ayağının kırık olduğu dönemde bir şeyler çıktı mı? Moral bozukluğu yaratım sürecini etkiledi mi?Ben ciddi bir üretici hal alır diye düşündüm ama, hiç de tahmin ettiğim gibi üretken bir süreç olmadı.Bu arada önce ‘Son’ dizisinde oynadın, sonra Reha Erdem’in filminde. Oyunculuk hikayen nasıl gelişti?Kafamda vardı ama “Hayatta bir sinema filmim olsa keşke” gibi bir fantezi olarak vardı. Korka korka gittim. Dizi için müzisyen bir karakteri canlandırabileceğimi düşündüler, ben de ikna oldum. Sevdim de, oyun oynuyorsun. Film sonradan geldi. Reha Erdem’den böyle bir şey gelmesi, büyük sürpriz oldu bana. Reha Erdem gibi bir yönetmenin beni seçeceğini düşünmezdim, sürpriz oldu. Kırdım geçirdim oyunculuk ortamını ayağımla.Aslında söyledin, bu albümün meselesi aşk. Ama onun dışında senin bir duruşun vardır, direngen tipsindir. Yine o tür göndermeler de var mı?Bu albümde, pek o tarafıma dönmedim. Yeterince bakmışım da, bu tarafa pek bakmamışım. Gençken, aşktan daha önemli şeyler var hayatta modundayken, kaçırmışım ki bu da aslında çok doğal değil. Herkes yeterince aşk şarkısı yapıyor şeklinde düşünüyorsun. Ne hakkında olursa olsun, iyi şarkı, her zaman iyi şarkıdır. İçinden geliyorsa, yok ben yine yapmayayım da şimdi sosyal şeylerden bahsedeyim demek de çok  samimi ve doğal değil.Dolayısıyla, bahsettiğin şey üzerinden gidersek, görece daha yumuşak bir albüm. Yaylılar çok yoğun kullanıldı bu albümde. Bazı şarkılarda, hatta birçoğunda elektronik öğeler de var. Belki yaylılar yüzünden öyle hissediyor olabilirim ama hikayelerin arkasında daha geniş ve daha görkemli bir fon var. Daha uçuşan bir şey var. Eskisi kadar sert ve sivri, kafaya çakan gibi değil de, romantik.Şarkıyı yazarken bir gitar bir vokal çalışıyoruz önce ve o haliyle o kadar beğeniyoruz ki, bu şarkıda hiçbir şey olmasın, yalnızca bir gitar bir vokal olsun diyoruz mesela. Sonra, bir de şunu deneyelim, bir de şunu koyalım derken normal bir şarkı haline dönüşüyor. “Ya, asıl buna yaylı çok iyi olur!” noktasına geliyoruz. Şarkı bambaşka bir hal alıyor. Ve ‘Gülyabani’den bu yana, yaylı özlemim de varmış, “Ne kadar iyi oldu, çok uzun süredir kullanmamıştım bunu” dedim.Eray Aytimur
Yorumlar | 0
üye profil