"Zilli Kurt" belgeseli ilk gösterimini yaptı

'Zilli Kurt' belgeseli ilk gösterimini yaptı
Yayınlanma Tarihi: 30.09.2019 17:54 | Değiştirme Tarihi: 30.09.2019 17:54

Yaşar Kemal'in yazamadığı romanı temel alan "Zilli Kurt" belgeseli seyircilerle buluştu.

Türk ve dünya edebiyatının en önemli isimlerinden Yaşar Kemal’in yarıda kalan romanını temel alan "Zilli Kurt" isimli belgesel, ilk kez seyirci karşısına çıktı. Belgeselin ilk gösterimi, 26. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nde yapıldı.

Festival kapsamında sanatseverlerle buluşan belgeselin gösterimine yönetmen Ecevit Kılıç ve film ekibi de katıldı. Gösterim sonrasında belgeselin yayınlandığı salonda, yönetmen Kılıç, görüntü yönetmeni Sibel Kızılışık, sanat yönetmeni Onur Söğüt ile Yaşar Kemal’in yakını Zeki Yüceldi ve Osmaniye’deki köyü Gökçedam’dan şair Seyfi Metin, izleyicilerin sorularını yanıtladı. Kılıç, Yaşar Kemal’in romanlarındaki hikayelerin aslında yazarın çocukluğunda yaşadıkları ve ötesi olduğunu belirtti.

Belgeselin Yaşar Kemal için önemine değinene Kılıç, "Belgesel aslında Yaşar Kemal’in nasıl Yaşar Kemal olduğunu anlatıyor. Yaşar Kemal ‘zilli kurt’ diye tanımlıyor çektiği eziyeti, ıstırabı. Ama bu aynı zamanda Yaşar Kemal’in, Yaşar Kemal olduğunun hikayesi. Daha doğrusu bir yazarın yazarlık serüveni desek doğru olur” diye konuştu. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle çekilen belgeselde, usta yazarın çocukluğunu Mehmet Güçlü oynuyor. Filmde Yaşar Kemal’in, “Boynuma komünistlik zili asarak beni ‘zilli kurt’ yaptılar” ifadesini kullandığı, kendisine ait ses ve görüntü kayıtları da yer alıyor.

Yaşar Kemal’in yazarlık serüvenini, ilk yazılarını kaleme aldığı ve “İnce Memed”le taçlandırdığı bir dönemi aktaran “Zilli Kurt” belgeselinde ayrıca, o döneme tanıklık eden dostları, yakınları ve birlikte tarlalarda ırgatlık yapan köylüler de usta yazarı anlatıyor. "Zilli Kurt" belgeseli, usta edebiyatçının, babasının camide öldürülmesiyle daha çocuk yaşta Adana’da ırgatlık yapmak zorunda kaldığı günlerde “komünistlik” suçlamasıyla gözaltına alınması ve bu nedenle Çukurova’yı terk etmek zorunda kaldığı dönemi anlatıyor. (Beyazperde)