Sosyal Medya Yalnızlaştırıyor Mu?

Sosyal Medya Yalnızlaştırıyor Mu?

Gündelik hayatlarımızda önemli yer tutan ‘sosyal medya’ kavramı, içinde barındırdığı ‘sosyal’ sözcüğü ile çelişiyor olabilir mi?

16.05.2012 16:52

Gündelik hayatlarımızda önemli yer tutan  ‘sosyal medya’ kavramı, içinde barındırdığı ‘sosyal’ sözcüğü ile çelişiyor olabilir mi? Kullanıcı sayısı bir milyar kişiye doğru ilerlemekte olan Facebook, gerçekten de insanların sosyalleşmelerine katkıda bulunan bir mecra mı? Amerika Birleşik Devletleri merkezli The Atlantic dergisinin Mayıs 2012 sayısında etraflıca ele alınan konuya ilişkin veriler, bizleri  düşünmeye sevk ediyor.Uzmanların ya da konuyla ilgilenenlerin sık sık ifade ettikleri gibi, günümüzde hepimiz her an ulaşılabilir durumdayız. Bilim ve teknoloji alanındaki gelişmeler sayesinde, bizlerden önceki kuşakların düşlemekte dahi zorlanacakları olanaklar içerisinde yaşıyoruz. Gelgelelim, erişilebilirlik oranındaki bu inanılmaz artış, aynı zamanda bireylerin yalnızlığını da gözle görülür oranda artırabiliyor, sosyal hayatlarını önemli ölçülerde budayabiliyor.

Haber ile ilgili metin girin!.Sözünü etmiş olduğumuz derginin okuyucularına sunduğu, çeşitli araştırmalara ait veriler ile uzman görüşlerinden bir bölümüne göz atmak, ilk bakışta çelişkili gibi görünen bu duruma daha farklı gözle bakmamızı sağlayabilir: - 1950’de yalnız yaşayan Amerikalıların oranı tek sayılı yüzdelerde iken, 2010 itibariyle bu oran hemen hemen  % 27’yi buluyor. (Kabaca söylemek gerekirse, her dört haneden biri, tek bir kişiden oluşuyor. Manhattan gibi bölgelerde ise bu oranın % 50’yi bulduğu, yani her iki kişiden birinin yalnız yaşadığı ifade ediliyor.) -Yaşları 45’in  üzerinde olan kişilerin yüzde 35’i kronik yalnız olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 10 yıl öncesine bakıldığında ise, bu oran  yüzde 20 düzeyinde kalıyor. - 1985 yılında insanların sırlarını paylaşabildikleri arkadaş sayısı ortalama 2.94 iken, 2004’te bu ortalama 2.08’e geriliyor. - 1940’lı yıllarda Amerika’da toplamda 2.500 klinik psikolog,  500’ün altında evlilik ve aile terapisti varken, 2010 yılına gelindiğinde 77 bin klinik psikolog, 50 bin evlilik ve aile terapisti, 30 bin yaşam koçu bulunuyor. -Yalnızlık fiziksel hastalıklara da neden oluyor. Yalnız kişiler obezite, bunama, depresyon gibi sorunlara daha yatkın oluyorlar. Daha fazla uyku ve bellek sorunları ile karşılaşabiliyor, daha az spor yapıyor, daha erken yaşta huzurevine yerleştirilebiliyorlar. Yukarıdaki verilerin çizdiği tabloya bakılacak olursa, en azından Amerikan halkı açısından durumun pek de parlak görünmediği söylenebilir sanırız. >> Sosyal paylaşım sitelerine yüksek ilgi gösteren toplumumuzu da benzer tehlikelerin beklediğini düşünüyor musunuz?Game of Thrones Böyle Oynanıyor
Yorumlar | 0
üye profil