Netflix'in izleyici ile yeniden buluşturduğu Rebecca filmine başka bir bakış! Rebecca filmi konusu ve analizi!

Rebecca filmi, Netflix'te yayınlandığı ilk gün itibari ile dikkatleri üzerine çekti ve Netflix'te gündemde kalmayı başardı. Peki, sonrasında ne oldu? Film, kaç kişinin aklında kaldı ya tavsiye edilirlik bakımından gündemimize ne kadar taşındı? Daha da önemlisi; Dophe Du Maurier'ın aynı adlı romanından uyarlanan, 1940'lı yıllarda Alfred Hitchcock'a Oscar kazandıran Rebecca filmi, 2020 yılında İngiliz sinemasının önemli yönetmenlerinden Ben Weatley ile buluştuğunda neler oldu? Gotik bir romandan uyarlanan ve A. Hitchcock'un dokunuşuyla izleyenleri bambaşka bir atmosfere sürükleyen siyah beyaz film, renklendiğinde neden daha soluk durdu? 1940'lı yıllarda Oscar'ı hak eden bir film, şimdilerde neden bir peri masalından farksız sunuldu? Rebecca filminin konusunu, incelemesini ve eleştirisine başka bir göz ile bakmak ister misiniz? Cevabınız “evet” ise haber detaylarında merak ettiğiniz her şeyi bulabilirsiniz! Keyifli okumalar…

Yayınlanma Tarihi: 25.11.2020 15:29
Değiştirme Tarihi: 26.11.2020 00:26
Netflix'in izleyici ile yeniden buluşturduğu Rebecca filmine başka bir bakış! Rebecca filmi konusu ve analizi!

Pelin YAVUZ (pelin@acunn.com)

"Netflix orijinal içerik" olarak 21 Ekim 2020 itibari ile platformun kullanıcıları ile buluşan "Rebecca" filmi, remake (yeniden yapım) olması sebebi ile izleyenleri ikiye bölmüş; filmi ilk kez izleyenler için bir peri masalından farksız iken; Hitchcock ile bu serüvene başlayanlar için hayal kırıklığından ibaret olmuştur. 1940 yapımı bir Hitchcock filmi olan Rebecca, 80 yıl sonra tekrar ele alınmış; bu defa, Ben Wheatley imzası taşıyarak izleyicisi ile buluşmuştur. Tam da bu noktada, 2020 yapımı filmin üzerine düşünmek ve belli kıyaslar üzerinden tartışmak için bize uygun metrikler sunulmuş ve bu metrikler aklımıza belli başlı sorular getirmiştir. Daha öncesinde altı kez Oscar'a aday gösterilen ve sonucunda eli boş dönen Hitchcock'a ilk kez Oscar ödülü kazandıran Rebecca filmi, günümüz şartlarındaki iyileştirmelere rağmen neden hafızalara kazınamamış olabilir? Peri masalı benzetmesinden ve manipülasyonlardan uzak kalmasını istediğim bu filmin incelemesini okuduğunuzda; umarım bakış açısınızı değiştirir ve merak ettiklerinizin cevaplarını bulmanızı sağlarım. İşte, Rebecca filminin konusu, eleştirisi ve analizi...

Haber ile ilgili metin girin!.

Filmin Süresi: 121 Dakika

Rebecca IMDb Puanı: 6.0

REBECCA KONUSU VE AKIŞI

Rebecca, başrollerini Lily James ve Armie Hammer’ın paylaştığı; dışarıdan bakıldığında bir aşk hikâyesini ele alan fakat içerisinde üzerine düşünülmesi gereken parametreler barındıran bir psikolojik gerilim filmidir.

Eşinin ölümünden sonra travmatik bir süreçten geçen, soylu bir aileye mensup Maxim Winter, Monaco’da genç bir kıza aşık olur ve onunla evlenir. Ardından, hayatlarını Manderley’deki büyük malikânede geçirmek için yola çıkan çift için her şey orada başlar…

Haber ile ilgili metin girin!.

SPOİLER UYARISI VERMEKTE FAYDA VAR!

Bir rüya sahnesi ile başlayan film, asıl adını bir türlü öğrenemediğimiz, Bayan Winter’ın anlatımı ile başlar ve yine aynı şekilde son bulur. Yaşlı ve zengin bir kadının (Bayan Van Hopper) yanında ona “yoldaşlık” etmek için çalışan genç kız, zengin ve soylu Maxim Winter ile karşılaşır ve hayatının değişeceğinden habersizdir.

Maxim Winter ise, çok sevdiği eşini kaybettikten sonra yaşadığı travma ile bilinmektedir fakat bu genç kız, Maxim Winter’ı içinde bulunduğu ruh halinden kurtarır ve aralarında tutkulu bir aşk başlar. Her şeyin kusursuz ve büyüleyici gitmesinden de anlaşılacağı üzere, genç kızın yanında çalıştığı yaşlı kadın New York’a gitmek ister ve bu tutkulu aşkın sonlanma ihtimali hem M. Winter’ı hem de genç kızı çok üzer. Böyle bir vedayı kabul etmeyen Maxim Winter, genç kıza evlenme teklif eder ve evlendikten sonra Maderley’deki büyük malikâneye gitme kararı alırlar fakat genç kız oraya gittiğinde, yaşadığı büyülü dünyadan kopmak zorunda kalacağını henüz bilmemektedir. 

Manderley’e gittiklerinde kendini oldukça görkemli bir yapının içinde bulan genç kız, oradakiler için “yeni Bayan Winter” olacak; yanında çalıştığı Van Hopper’ın giderken kendisine “ seninle evlenmek istemesinin nedeni, o koca evde eşinin hayaleti ile yaşamak istememesi” demesi belki de ilk kez anlam bulacaktır…

Haber ile ilgili metin girin!.

MANDERLEY VE BAYAN DANVERS

Bayan Winter, malikâneye girdiği ilk andan itibaren geçmişin izlerini üzerinde taşıyan bir kadınla tanışır; bu kadın Bayan Danvers’ten başkası değildir. Bayan Danvers, Rebecca’nın ölümünü kabullenemeyen ve yerine de başkasını koyamayacak kadar sadık bir kahyadır. Herkes tarafından övgülerle bahsedilen ve güçlü yapısı ile tanınan Rebecca’nın yokluğu; malikanedeki varlığını hiç eksiltmemiştir. Odası, eşyaları varlığını korumaktadır. Bayan Winter ise bunlarla yüzleştiği her an, ne yapması gerektiğini bilmeyen, hatta Bayan Danvers’ten bile yardım alacak kadar çaresiz durumdadır.

Bay Winter’dan Rebecca’nın izlerini silmek, Bayan Danvers’e varlığını kabul ettirmek ve gerçekleri öğrenmek için birçok şey tecrübe etmek zorunda kalan Bayan Winter için gidişat beklediğinden daha da farklı olmaya başlamıştır. O görkemli evin içinde kendine bir yer bulmak umuduyla her yolu deneyen genç kız için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır…

Haber ile ilgili metin girin!.

1940 Yapımı Rebecca filminden bir sahne eşleşmesi.

Haber ile ilgili metin girin!.

REBECCA’NIN TEŞHİSİ

Rebecca boğularak ölmüş; cesedi iki ay sonra bulunmuştur. Bunun üzerine Maxim Winter cesedini teşhis etmiş ve tüm umutlar tükenmiştir. Ta ki, bir gün karaya vuran cesede kadar! İşte, o gün Bayan Winter için gerçekleri öğrenme vakti gelmiştir.

Rebecca’nın ölümünü bir sır gibi saklayan ve acısını içinde yaşadığı düşünülen Bay Winter’ın teşhisini yalanlayan yeni bir ceset ile yüzleşmesi, akıllara cinayet ihtimalini getirmiştir. Peki, Bay Winter katil midir?

Haber ile ilgili metin girin!.

1940 Yapımı Rebecca filminden bir sahne eşleşmesi.

Haber ile ilgili metin girin!.

BAYAN WİNTER, SAHİDEN BİR KATİLE Mİ ÂŞIK?

Filmin ilerleyen dakikalarında Bay Winter’ın katil olma ihtimali tutkulu iki aşığı yüzleşmek zorunda bırakır ve sahile vuran cesedin Rebecca olduğu anlaşılır. Bunun üzerine, Bay Winter, âşık olduğu Bayan Winter’a her şeyi itiraf eder. Rebecca’nın kendisini aldattığını, bunu alanen yaptığını, göründüğü gibi iyi biri olmadığını ve ondan ayrılamayacağını bildiği için, kendisini kullandığını anlatır. Bunun üzerine Rebecca’yı öldürdüğünü kabul eden Bay Winter’ın yaptığı açıklama, Bayan Winter için kabul edilir, üzeri kapanabilir ve umut verici (!) olur.

Hikâyenin sonunda ikisi de, bu işin içinden çıkmak için kanıtları, şahitleri, mahkemede sunulacak verileri yok etmeye çalışacaktır ve Bayan Winter da artık başka biridir…

Haber ile ilgili metin girin!.

NETFLİX YAPIMI REBECCA’YA DAİR…

Yukarıda filmin konusunu ve akışını geniş hatları ile özetlerken; bir yandan da 1940 yapımı Alfred Hitchkok yapımı Rebecca filminin akışını düşündüm ve ikisi üzerinden belirtmek istediğim noktaları başlıklar altında topladım.

Rebecca filminin ilk hali, siyah beyazdı ve yönetmenine ait çekim tekniklerinden oluşuyordu; yani yönetmenin ruhu ve imzası filmin neredeyse tamamında hissediliyordu. Remake Rebecca filminde ise, bu histen tamamen uzak; yeniden yapım fikrine bağlı; yalnızca “renk” kullanılmış gibi bir algı vardı. Oysa ki, Ben Wheatley’e ait birçok incelik filme yerleştirilebilir; bu detaylar filmi özgün bir yapım kılabilirdi. Hitchcock’un sinema yaklaşımının Hollywood noktasında filtrelendiğini, her zaman kendine ait tarzı ve duruşu akseden filmler ortaya çıkardığını göz önünde bulundurursak; daha iyisi olması için bu nitelikleri karşılayabilecek ve günümüz imkânlarını Rebecca filmine taşıyabilecek biriyle çalışmak daha büyük ve kalıcı bir etki bırakabilirdi. Hatta 80 yıl sonra aynı filmin Oscar adaylığı tartışılabilirdi…

Buna istinaden; 1940 yapımı Rebecca filminde Bay Winter Rebecca’yı tartışma anında istemeden öldürmüş ve hikaye bu şekilde aksiyon almıştı; 2020 yapımı Rebecca’da ise Bay Winter bilerek, gözlerindeki intikamı hissettirerek Rebecca’yı öldürmüştü. Her iki durumda da Bay Winter bir kadın katiliydi ve filmin manipüle ettiği nokta da aslında buydu. 2020 yapımı Rebecca’da filmin kilit noktasını oluşturan yer, bu adamı aciz değil; güçlü gösteriyordu.

Eşi kendisini aldattığı için onu öldüren ve bundan pişmanlık duymayan Bay Winter’ın karşısında ona hak veren yeni bir Bayan Winter vardı… Tüm bunlara “aşk” demek ve izleyiciye bu hikâyeyi peri masalı gibi sunmak; filmi psikolojik gerilim olmaktan çıkardığı gibi, net bir duruşu olmayan sıradan Hollywood filmlerinden farklı kılmamıştı ne yazık ki.

Filmin başından itibaren soğuk ve itici gösterilen Bayan Danvers’ın son sözlerinin “Bir kadın niçin gönül eğlendiremez? Bir erkeğin onu öldürmesi normal çünkü o, istediği gibi bir hayat yaşadı” olması ve ardından Bayan Danvers’ın intihar etmesi aslında film üzerine en çok düşünmemiz gereken sahneydi.

Hitctcock’un siyah beyaz filminde çekim açılarını, kamera hareketlerini ustalıkla kullanması ve tüm gerilime rağmen ölümün boyutunu düşünmesi, hatta oluşturduğu gerilim ile bunun doğru olmadığını anlatabilmesi dahi; 2020 yapımı Rebecca’nın renkli ve normalize eden bu bakış açısından daha rahatlatıcıydı çünkü kasveti, doğru bir kanaldan kullanmak da yönetmenin gücüydü.

Büyük bir prodüksiyondan çıkan bu filmin “Manderley” algısı oluştururken bile gerekli hissiyatı verememesi, sinematografisini taklit ve doygunluk ile beslemesi; remake mantığından aldığı güç ile özgünlükten kat be kat uzak olması; oyunculukların ve kurgunun, filmi mesajından öteye taşıması tam da bu noktada Rebecca filmini sıradanlaştırmıştır. Hal böyle olunca, Ben Wheatley yapımı Rebacca’yı Hitchcock ile kıyaslayanları da hayal kırıklığına uğratmıştır.

SON OLARAK...

Bu filme dair söylemem gereken en önemli şeylerden biri şu ki, bir kadın katilini senaryo akışında, kameranın manipüle edici gücüne dayanarak bir âşık ve kahraman olarak göstermek; umuyorum ki bilinçli bir izleyiciyi “aşk” üzerine değil, “kadın” üzerine düşünmeye itmiştir çünkü yıllardır süregelen bu normalleştirmeler, peri masalı efektleri tüm toplumlarda yer etmiş, bizleri olduğumuz yerden bir adım öteye de taşımamıştır.

Bu sebeple, ne anlatıldığından çok nasıl anlatıldığının üzerinde durmamız gerektiği noktada; 80 yıl sonra karşımıza bambaşka bir hali ile çıkan Rebecca filmi için yapmamız gereken de, “nasıl anlatıldığının” nedenini bulmak ve anlamaktır. Tıpkı, Rebecca karakteri hiç gösterilmemesine rağmen film boyunca adıyla var olabiliyorken; o genç kızın neden film boyunca varlığını isimsiz ve sadece “Bayan Winter” olarak sürdürdüğünü anlamak gibi…