Gündemdeki Alef Dizisinin Konusu, Detayları ve Bilinmeyenleri

Yönetmen koltuğuna Emin Alper’in oturduğu, başrollerini ise Kenan İmirzalıoğlu, Ahmet Mümtaz Taylan ve Melisa Sözen’in paylaştığı Alef, yayınlanan ilk iki bölümü ile gündeme oturmayı başardı. Dizinin diğer bölümlerinin ne zaman yayınlanacağı ise merak konusu. Dizinin yayınlanan ilk iki bölümüde neler oldu? Alef'in 3. bölümü ne zaman yayınlanacak? Detaylar haberimizde…

Yayınlanma Tarihi: 13.04.2020 14:44
Değiştirme Tarihi: 13.04.2020 16:07
Gündemdeki Alef Dizisinin Konusu, Detayları ve Bilinmeyenleri

Pelin Yavuz (pelin@acunn.com)

Türkiye’nin ilk mistik polisiye dizisi Alef, yaptığı online gala sayesinde çok konuşulmuş ve gala davetlilerinin övgüleri ile seyircinin beklentisini yükseltmişti. Alef, beklentiyi boşa çıkarmadı, izleyenler tarafından beğeni yağmuruna tutuldu.

“Her sır sahibini yakar” cümlesinin etrafında şekillenen dizide, Kenan İmirzalıoğlu ‘Kemal’ karakterine, Ahmet Mümtaz Taylan ‘Settar’ karakterine hayat verirken; Melisa Sözen, öğretim görevlisi ‘Yaşar’ olarak karşımıza çıkıyor. Genç ve hırslı bir dedektif ile tecrübeli dedektifin hayatlarını da işin içine sokan dizi, aynı zamanda karakterlerin zıtlığından besleniyor. 

10 Nisan Cuma akşamı BluTv’de yayınlanan ilk iki bölümü ile gündeme oturmayı başaran dizinin, sekiz bölümden oluşan ilk sezonu merakla beklenmeye devam ediyor.

 

Alef Dizisinin Konusu Nedir?

Kemal ve Settar, karakterleri hem kişisel hayatları hem de işlerine bakış açılarıyla birbirine tamamen zıt iki dedektiftir. İstanbul’da işlenen esrarengiz cinayetleri çözmek için aldıkları görev onları bir araya getirir. Dedektifler ancak kendi deneyim ve bilgilerini birleştirirlerse vakayı çözebileceklerdir.

Karşılarındaki seri katilin cinayet motivasyonlarını çözmeye çalışırken kendilerini hiç bilmedikleri bir dünyanın eşiğinde bulurlar. Bu zorlu yolculukta açılacak kapılar hem Kemal’in hem Settar’ın kendi iç dünyalarında saklı kalan acılarını da açığa çıkaracaktır.Cinayetlerin işlendiği evde “ Alef” sembolüyle karşılaşan dedektifler sembolü araştırmaya başlar. Katilin bıraktığı ses kaydı, onları Yaşar adında bir İslam Tarihi uzmanına yönlendirir.

 

*Spoiler*

Alef’in Detayları- Dizi İncelemesi

Öncelikle belirtmeliyim ki, dizinin yayınlanan ilk iki bölümü için başarılı diyebiliriz. Emin Alper’in vizyoner yapısı ve zekâsı bence dizinin her sahnesinde hissediliyordu. İlmek ilmek işlenen olay örgüsünün içindeki her detay, aslında dizinin inşası için büyük önem taşıyordu. Özellikle de vermek istediği duyguyu sansürsüz bir biçimde işleyen fakat bunu yaparken de mesajı izleyicinin inisiyatifine bırakan başarılı yönetmen, dizinin oyuncu kadrosundan da oldukça doğru beslenmiş diye düşünüyorum.

Uzun zamandır Kenan İmirzalıoğlu’nu bu tarz projelerde görmediğimiz için, izleyici olarak başlarda kendisine temkinli yaklaşsak da, oyuncunun başarısına yılların gölge düşürmediği söylenebilir, hatta ilerleyen bölümlerde, İmirzalıoğlu’nun oyunculuğunu daha yüksek bir performansta göreceğimizi de ekleyebiliriz.

Ahmet Mümtaz Taylan için diyebilecek bir şey yok çünkü usta oyuncu her rolün hakkını şüphesiz sonuna kadar veriyor, Settar karakteri için ise kendisi bence biçilmiş kaftan.

İkinci bölümde çok az görme fırsatı bulduğumuz Melisa Sözen’in nahif yapısının, ilerleyen bölümlerde diziye nasıl yön vereceği ise merak uyandırıcı.

 

Haber ile ilgili metin girin!.

 

Yönetmenin Seçimleri

Çekim açılarını ve kurgusunu çok beğendiğim dizide beni rahatsız eden tek nokta renk aralığı oldu. Tematik yapısına istinaden karanlık ya da sıcak tonlar ile ortaya çıkan sahneler, beni son yıllarda gördüğümüz polisiyelere götürdü ve ister istemez sıradanlık hissi uyandırdı. Bu anlamda, dizinin temasını kaybetmeden nasıl bir değişiklik yapılacağı muhakkak tartışılır ama Emin Alper’in ilerleyen bölümlerde bu rölantide gideceğini düşünmüyorum.

Ayrıca her sahnede İstanbul’un hakkının verildiğini de söylemeden geçemeyeceğim, izlerken şehre bir kez daha âşık olabilirsiniz.

Buna ek, dizinin içinde zaman zaman polisiye klişeleri olsa da, ilerleyen bölümlerde senaryonun da açılması ile birlikte bunların en asgari düzeye ineceğine dair umutlu olduğumu belirtmek istiyorum.

Toplumun Aynası

Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filminde gördüğümüz detaylara benzer çıkışları, Emin Alper’in Alef’inde görmek bence oldukça tatmin ediciydi. Ki Ahmet Mümtaz Taylan, bu iki başarılı yönetmenin projesinde de yer alan bir oyuncu olarak, eminim Alef’in içinde benzer sinematografik izler bulmuştur.

Alef üzerinden değerlendirmeye devam edecek olursak, yönetmenin topluma ışık tutan ve alt tabaka olarak ifade edilen kesimi diziye birebir yansıtmadaki başarısı takdire şayan.

Kendi kültürümüzden beslenen keskin temsilleri ile izleyicinin birçok yerde kendini sorgulayacağı, toplum eleştirisinin açıkça yapıldığı muhteşem bir akışa şahit olduğumuz senaryoda, hiçbir olayın tesadüfen yaşanmadığını anlıyoruz ve bu durumda merakımız daha da artıyor.

Biraz Da Bunları Konuşalım

Toplumumuzda açıkça dile getirilmeyen ama hemen hemen herkesin şahit olduğu ya da duyduğu; fakat hiçe saydığı olayları önümüze koyan Emin Alper, gerek işleyen düzeni gerek ise içimizden biri olan insanların maruz kaldıklarını ortaya çıkarmış.

Emin Alper; emniyet müdürü ile başkomiser arasında geçen “dostlarımız ile birlikte yaralandık, onlarla da kanarız” diyaloğunun ardındaki sır perdesini, transeksüel bir insanın cinayete kurban gitmesinin ardından olayı aydınlatmaya çalışan polisin bile (işi olmasına rağmen) nasıl bir bakış açısı ile yargılanacağını, Settar’ın bahsettiği “Nasreddin Hoca adaletini”, hiyerarşik yapının konumlandırılmasındaki işleyişi, memur zihniyetindeki öncülleri ve “göçmen” algısını olay örgüsüne öyle bir işlemiş ki, izlerken birçok sahnede “işte bu!” diyeceksiniz.

Konuşmadan anlatılması gereken, hatta anlatmaktan ziyade göstermeyi gerektiren hususları, Emin Alper o kadar ustaca ve vurucu bir şekilde izleyici ile buluşturmuş ki, dizi boyunca toplumsal baskının ardındaki insanlığınızı yoklarken, gidişat sizi büyük bir bilinmeze götürmeye devam edecek…

Karakterlerin Geçmişindeki Sırlar

Kemal karakterinin alkol ile yakınlığı, gördüğü sanrılar ve rüyalar, dizide Londra’dan sık sık bahsedilmesi, Kemal’in dinlediği müzik türünün dahi izleyiciye dikkat çekici bir biçimde sunulması; yazımın başında da belirttiğim gibi, ilerleyen bölümlerde İmirzalıoğlu’nu destekleyecek detaylar gibi görünüyor.  

Settar’ın, eşi ile arasındaki duvar ve eşinin ona bıraktığı boş mektup ise aslında çok büyük bir anlam taşırken; izleyici, dizinin ilerleyen bölümlerinde Settar’ın hayatına dâhil olmayı bekliyor.

Bundan Sonra Neler Olacak?

Yayınlanacak yeni bölümlerde; birbiri ile henüz bilinmeyen bir bağlantısı olan cesetlerin hikâyesi, Settar ve Kemal’in geçmişi, seri katilin basılmasını istediği tefrika romanın küvetteki sembol ile ilişiği merakla bekleniyor. Gramofona bırakılan ses kaydındaki tehdit ve olayların seyri ise, izleyicide heyecanı doruğa çıkarıyor.

İkinci bölümün sonunda gördüğümüz aksiyon sahnesinde,  elindeki en büyük tanıklardan birinin ölümüne şahit olan Kemal’in işin içinden nasıl çıkacağı ise henüz bilinmiyor…

Senaryo matematiğinin başarılı işleyişi, karakter yaratımlarının izleyiciye direkt geçebilmesi ve ele aldığımız diğer tüm teknik detaylar yönetmeni yeni bir ödüle götürecek gibi duruyor. Emin Alper, ülkemiz için gerçekten oldukça önemli bir isim ve son projesi ile bunu bir kez daha ispatlamış diyebiliriz.