Yumurta ve sütten sonra en tehlikelisi.... Çocuklarda giderek artan susam alerjisi nedir?

Susam, çok sayıda gıda maddesine dahil olmasından dolayı alerjik reaksiyonlarından sorumlu en sık besin olarak karşımıza çıkıyor. Peki, susam alerjisi nedir? Susam alerjinin belirtileri nelerdir? Son yıllarda  yumurta, süt, fındık alerjisinden sonra en fazla görülen alerjilerden biri de susam alerjisi. Beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle beraber artış gösteren alerjiler erken tanı sağlanmazsa kişi de ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verebiliyor. Son günlerde özellikle çocuklarda görülen bu susam alerjisiyle ilgili merak edilen tüm detaylara ulaştık... 

Yayınlanma Tarihi: 12.11.2021 20:44
Değiştirme Tarihi: 12.11.2021 21:05
Yumurta ve sütten sonra en tehlikelisi.... Çocuklarda giderek artan susam alerjisi nedir?

Aydan Durak/aydan@acunn.com

Günümüzde beslenme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, besinlere olan alerjik reaksiyonlarda bir artış gözlendi. Özellikle çocuklarda giderek artan besin alerjileri çeşitli rahatsızlıkları sebebiyet veriyor. Son yıllarda özellikle susam, ay çiçeği, haşhaş, balkabağı, hardal ve keten gibi tohumların günlük beslenme programımızda kullanımının artmasıyla, tohumlarla ilgili alerjik reaksiyonların ciddi oranda arttığı da ortaya çıkıyor. Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr. Hikmet Tekin Nacaroğlu, konuya ilişkin tüm detayları paylaştı. 

Son yıllarda susam, ay çiçeği, haşhaş, balkabağı, hardal ve keten gibi tohumların günlük beslenme programımızda kullanımının artmasıyla, tohumlarla ilgili alerjik reaksiyonlar giderek artıyor. Çocuklarda da birçok yiyeceğe susam ve çeşitli tohumların katılması ve cilt yoluyla maruziyet sebebiyle tohum alerjisinin sıklığı ne yazık ki artıyor. 

BESİN ALERJİSİ DAĞILIMINDA 4. SIRADA... 

Susam, çok sayıda gıda maddesine dahil olmasından dolayı alerjik reaksiyonlarından sorumlu en sık tohum olarak karşımıza çıkıyor.  Susam alerjisi, diyet alışkanlıklarının giderek yaygınlaşması ve vejetaryen-vegan yaşam tarzlarına yönelik genel eğilimin artmasıyla hekimlerin günlük rutininde giderek daha fazla görülmeye başlandı. Ülkemizde çocuklarda besin alerjisi dağılımın incelendiği 2020 yılında yapılan bir çalışmada yumurta, süt, fındık alerjisinden sonra susam alerjisinin 4.sıklıkla görüldüğü ortaya çıktı.

SUSAM ALERJİSNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Susam alerjisi olan hastaların başvuru şikayetlerine bakıldığında susam veya tahin tüketimi takiben, ağız, boğaz ya da dudaklarda, hafif ödem ve şişliğin eşlik ettiği, kaşıntı, yanma ya da karıncalanma hissi olabileceği gözleniyor.

Daha az sıklıkla boğazda ve göğüste sıkışma hissi, nefes darlığı, kusma, ishal ve bilinç kaybı gibi daha ciddi anafilaksi olarak adlandırdığımız alerjik şok tablosuna neden olabilir. Bazı hastalarda ise cilt yoluyla temasla deride kaşıntı ve kızarıkla giden egzama bulgusuna neden olabilir. Yine susam tohumlarından farklı olarak, susam yağı da içeriğinde sesamol ve sesamin gibi alerjenler içermesinden dolayı alerjik egzamaya neden olabilir.

ALERJİK REAKSİYONLAR KARŞIMIZA ÇIKABİLİR! 

Susam dahil birçok tohum alerjeni; yer fıstığı, kuruyemiş, kivi ve diğer tohumlar ile benzer ortak protein taşıyor.  Susam çekirdekleri incelendiğinde de; haşhaş tohumu, fındık, kivi ve tahıllar ile çeşitli derecelerde benzer protein yapısına sahip oldukları ortaya çıkıyor. Aynı zamanda susam ile ceviz, kaju, Avustralya fındığı, Antep fıstığı ve yer fıstığı arasında ortak protein yapıları mevcut. Bu besinler arasında ortak protein yapısındaki alerjenlerden ötürü susam alerjisi olan kişiler bu gıdaları tükettiği zamanda alerjik reaksiyonlar karşımıza çıkabilir. 

Tohum alerjilerinde, alerjik reaksiyondan sorumlu alerjeni bulmada son derece önemli olan kısım öykünün tam alınması. Ancak tohumlar, hastanın farkında olmayacağı şekilde çeşitli yiyeceklerle karıştırılmış olduğu için her zaman akıllarda olmalıdır.

ALERJİ TANISI NASIL KONUR?

Bu nedenle öykü ve alerji testleri ile bilinen alerjenlerin dışlandığı besin alerjisi hastalarında susam ve diğer tohumlara bağlı alerji olabileceği mutlaka düşünülmeli.  Şikayetlere neden olan alerjeni saptamak için öncelikle deri testi ve kanda alerjene özgü IgE testleri kullanılır. Son yıllarda geliştirilen bileşene dayalı tanı yöntemi ile de birçok besin arasındaki benzer protein yapısından ötürü ortaya çıkan çapraz ilişki gösterilebilir. Kullanılacak test yöntemi hastanın öyküsü ve şikayetleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği için bu testler mutlaka alerji kliniklerinde, çocuk alerji uzmanları tarafından yapılmalı.

İlgili Sayfalar: Sağlık