Uzman isim dikkat çeken bilgiler verdi... Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı

Uzman isim dikkat çeken bilgiler verdi... Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı
Yayınlanma Tarihi: 25.02.2020 10:11
Değiştirme Tarihi: 25.02.2020 10:11

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Turgut Aydın, tekrarlayan tüp bebek (IVF) başarısızlığı nedenleri ve tedavi teknikleri hakkında bilgiler verdi.

Tüp bebek tedavisinin 3 ve üzerinde (bazı standartlara göre 2 ve üzerinde) başarısız sonuçlanması durumuna  tekrarlayan IVF başarısızlığı denir. Nedenleri arasında embriyo kalitesi (morfolojik ve genetik olarak),  uterin faktörlerin yanı sıra anne adayının sistemik rahatsızlıkları ve immün faktörler yer alabilir. Bunun yanı sıra henüz çözülememiş moleküler düzeyde birçok faktör mevcut.

Tekrarlayan IVF tedavisinde başarısızlığın neden ya da nedenleri tespit edilmelidir. Bulunabilen bir neden varsa öncelikle bu sorun ortadan kaldırılarak daha yüksek başarı hedeflenmelidir.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı çiftler için son derece stresli bir durumdur ve birçoğu tedaviye devam etmek istemezler. Bu nedenle tedavinin her aşamasında uygulanan yöntemler ve aşamalar hakkında çiftler ayrıntılı olarak bilgilendirilmelidirler. Tekrarlayan IVF başarısızlığı durumunda uygulanan çeşitli tedavi yöntemleri vardır.

Erkek faktörüne bağlı yöntemler

Erkek faktörü değerlendirilirken temel analiz sperm örneğinin incelenmesidir. Sperm sayısı, hareket kabiliyeti, spermin dölleme yeteneği ve gerekli vakalarda genetik analizi önemlidir. Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü ya da tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak DNA kırıklarının yoğun olması infertilite nedenleridir. Günümüzde çevresel faktörler, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara, erkek yaşının ilerlemesi sperm kalitesini düşürmektedir. Bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisi gerekli olabilir. Daha ciddi vakalarda da hormon tedavisi ve sperm yapımının uyarılması gerekebilir.

Günümüzde tedavide zorlanılan grup içinde sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan azospermi vakaları yer alır. Bu durumda uygulanan en yeni tekniklerden biri ICSI yani mikroenjeksiyon uygulamasıdır. Mikroenjeksiyon tekniğinde her bir yumurta içerisine bir sperm enjekte edilmektedir. Seçilen spermin kalitesi direkt olarak tedavi sonucunu etkilemektedir. En kaliteli sperm seçiminde ise IMSI yani büyük büyütmeli mikroenjeksiyon işlemi uygulanabilir. Mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi spermin seçilmesini sağlamaktadır. 

Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın yumurtası bir adet sperm ile döllenmektedir. Embriyo kalitesini belirleyen yumurta ve sperm kalitesidir. Döllemede kullanılacak spermin seçimi de hayati önemlidir. Eğer sperm dölleme kapasitesi en iyi olan ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme oranı yüksek, embriyo kalitesi yüksek, gebelik oranı yüksek ve gebelik kaybı oranı düşük olmaktadır.Yapılan sperm analizlerinde sperm sayısının az olması (oligospermi), hareket kapasitelerinin düşük olması (astenospermi) ve şekil bozuklukları (teratospermi) erkek kısırlığında rol oynayan en önemli parametrelerdir. Günümüzde spermlerde normal mikroskoplarla tespit edilemeyen başka bozuklukların da olduğunu göstermiştir. Dölleme kapasitesi düşük sperm hücrelerini mikroenjeksiyonda kullanmamak için Magnetic Activated Cell Sorter (MACS) denen bir teknoloji kullanılmaktadır. 

Ko-Kültür yönteminde embriyo, laboratuvarda özel sıvılar içerisinde geliştirilmektedir. Bu sıvılar yumurta ve spermin döllenmesinden embriyonun gelişimine ve anne rahmine yerleştirilmesine kadar bir besi yeri görevi yapmaktadır ve anne rahmi ve tüplerdeki sıvıları taklit eden niteliktedirler. Ko-kültür vasatı ek bir besi ortamı olarak embriyonun gelişimine salgıladığı büyüme faktörleri ile katkıda bulunmaktadır. Bu yöntem ile daha kaliteli embriyolar elde edilerek gebelik oranı seçilmiş vakalarda daha yukarıya çekilebilmektedir. Preimplantasyon Genetik Tanı (PGD), tüp bebek uygulaması sırasında embriyoların spesifik bir rahatsızlık açısından genetik testi yapıldıktan sonra yalnızca sağlıklı olanların seçilip anneye transfer edilmesi işlemidir.

Preimplantasyon Genetik Tarama (PGS) işlemi embriyoların uterusa yerleştirilmeden önce kromozomların anöploidi denilen kromozomal anomaliler açısından değerlendirilmesidir. PGS yöntemi ile anomali gözlenmeyen embriyoların tespit edilip transfer edilmesi ve sağlıklı bir bebek sahibi olunması amaçlanmaktadır.

Kadın faktörüne bağlı yöntemler

Rahim içinin değerlendirilmesinde ofis histeroskopi uygulanabilir. Hastalara anestezisiz, ofis şartlarında kısa sürede bu işlem uygulanabilmekte ve uterin sorunlar var ise aynı anda tanı konulup tedavisi yapılabilmektedir. Örneğin rahim içi adezyon alanları, polipoid gelişimler, uterin septum vakaları gibi yapısal ve endometrial hiperplazi, endometrit gibi patolojik boyuttaki sorunlar tedavi edilerek gebelik oranları artırılabilmektedir. Gerekli olan hastalara ofis histeroskopi başarı ile uygulanmaktadır ve tekrarlayan gebelik kayıpları ile ilgili olarak da birçok hastada tanı ve tedavide kullanılmaktadır.Tekrarlayan IVF başarısızlığında her çiftin detaylı olarak değerlendirilmesi gerekir. Özellikle hormonal ve immün olarak değerlendirilmeleri çok önemlidir. Tiroid sorunları, prolaktin yüksekliği, immün sistem ile ilgili bazen net tanı konulamamış sinsi seyreden romatolojik, gastrolojik ve tüm diğer sistemler ile ilgili sorunlar çözümlendiğinde tedaviden iyi yanıt alınabilmektedir. Tüp bebek tedavilerinde başarı oranı iyi sayı ve kalitede yumurtanın elde edilmesine bağlıdır. Her kadın için yumurta sayısı ve kalitesi her ay değişiklik gösterir. Bunun için her vakada hikayenin iyi değerlendirilmesi, analiz edilmesi, detaylı muayene edilmesi ve bazı özel testler ile durumunun netleştirilmesi gerekir. Kişiye özel olarak doz ve tedavi detaylarının yeniden farklı şekilde organize edilmesi gerekir.