Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Obezite (Şişmanlık) Hakkında Merak Edilenler

Obezite (Şişmanlık) Hakkında Merak Edilenler

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları & Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Prof. Dr. Nesibe Andıran, obezite ve şişmanlık hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

24.03.2017 15:18

Obezite nedir, Tanısı nasıl konulur?
Obezite (şişmanlık); vücutta aşırı yağ depolanması sonucu ortaya çıkan, sağlık için risk oluşturan, bireyde fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olabilen enerji metabolizması bozukluğudur. Çocuklukta şişmanlık, 21. yüzyılın en ciddi halk sağlığı sorunlarından biridir. Sorun globaldir, sıklığı dünyada ve ülkemizde endişe verici olarak giderek artmaktadır.  Özellikle yaşamın ilk yılı, okul öncesi dönem ve ergenlik dönemi obezite açısından risklidir.  Küresel olarak, 2015 yılında beş yaşın altındaki aşırı kilolu çocuk sayısının 42 milyondan fazla olduğu tahmin edilmektedir. 2010 yılında yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 0-5 yaş arası çocuklarda  %26,4; 6-18 yaş arası çocuklarda ise %22,5 oranında kilo sorunu (fazla kilolu + obez) olduğunu göstermiştir. Yani yaklaşık her 4 çocuktan birinde kilo problemi bulunmaktadır. 

Tanıda, vücut kitle indeksi (VKİ), rölatif ağırlık, bel çevresi, bel/kalça oranı kullanılabilir.  Sık kullanılan VKİ= ağırlık (kg) / boy² (m²) formülü ile hesaplanır. Erişkinlerden farklı olarak VKİnin obezite açısından sabit bir değeri yoktur.  Kız ve erkek çocuklarda yağ miktarı farklıdır, yine artan yaş ile vücut yağ miktarı değişmektedir.   Bu nedenle VKİ için yaş ve cinsiyete özgül persentiller kullanılarak çocuklar değerlendirir, 5-85 persentil normal, 85-95 fazla kilolu, 95 persentil üstü obezitedir.

Çocuklukta aşırı kilo ve obezite neden önemlidir?
“Çocukluk çağı obezitesi hızla artış göstermesinin yanında erişkin dönemde devam riski, tedavisinin zor bir hastalık olması, eşlik eden hastalıklar ve ciddi yan etkilerinin olması nedeniyle önem taşımaktadır. 

Obez çocuğun “obez erişkin” olarak devam riski;  yaşı, anne-babasında obezite varlığı ve obezitenin derecesi ile ilişkilidir. Obez çocukların üçte biri, obez ergenlerin de üçte ikisi erişkin dönemde de obez kalır.  Aslında obezite vücuttaki bütün sistemleri negatif olarak etkileyenönemli bir sistemik hastalıktır.  Çocukluk çağı obezitesine eşlik edebilen önemli hastalıklar; insülin direnci, bozulmuş glukoz toleransı,  tip 2 Diyabet, metabolik sendrom, erken ergenlik, PCOS, hipertansiyon, dislipidemi, damar sertliği ve erişkin kalp damar hastalığı, inme-kalp krizi, karaciğerde yağlanma, safra kesesi taşı, uyku apnesi, astım, kalça ekleminde kayma, bacaklarda eğrilme, kırık riskinde artış, deride akantozis nigrikans(koyu renk boyanma), sosyal izolasyon, kendine güvenin azalması, yeme bozuklukları, endişe (anksiyete), depresyon, ve hatta bazı kanser (endometrial,meme,kolon) riskinde artma olarak sayılabilir.   Obez çocuklar, erişkinlikte obezite yaşamaya devam ederlerse daha genç yaşta diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar geliştirme olasılıkları daha yüksektir. Her yıl en az 2.6 milyon insan aşırı kilolu veya obez olmanın sonucu olarak yaşamını kaybediyor. İyi bir dergide yayınlanan 55 yıllık izleme dayanan bir çalışmada adölesan dönemde obez olan erkeklerde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riski normal kilolu olanlara göre iki kat fazla bulunmuştur.  Yine çarpıcı bir bulgu olarak 21. yüzyılın obez çocukların anne-babalarından daha kısa yaşayacakları saptanmıştır. ” 

“Şişmanlık ve obezite kontrolü ile çocuklarda bu hastalıkların gelişmesi büyük ölçüde önlenebilir. Bu nedenle, çocuklukta şişmanlığın önlenmesi yüksek öncelik gerektirir. Diyabet ve obezitenin yükselişini durdurmak için çocukluktan itibaren önlem alınması gerekmektedir. Önlem ne kadar erken alınırsa sonuç o kadar iyi olacaktır.”

Obezite nedenleri nelerdir?
Çocukluk çağı obezitesi bir sendrom yada endokrin hastalıklara bağlı olabilmekle birlikte çoğunlukla neden alınan kalorinin yakılandan fazla olması sonucu vücutta yağ birikimi ile oluşan “ekzojen obezite”dir. Diyetteki kalori ve yağ oranının artması, “fast food” tarzı beslenmenin yaygınlaşması, hızlı yeme ve az çiğneme, şekerli/gazlı içeceklerin tüketilmesi şeklindeki yanlış beslenme alışkanlıkları, aktivitenin azalması (sedanter yaşam), televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen saatlerin artması ile fiziksel aktivite ve egzersizden uzaklaşma önemli etkenlerdir. Sonuçta çocuklar daha az kalori yakıp, daha çok kalori almakta ve yağ dokusu artışı olmaktadır. 

Hastaların daha az bir kısmında endokrin bozukluklar, genetik sendromlar, hipotalamik bozukluklar ve ilaçlara bağlı “endojen (sekonder) obezite” saptanır.  Çocukluk çağı obezitesine neden olan başlıca endokrin bozukluklar;  hipotiroidizm, kortizol fazlalığı (kortikosteroid tedavisi, Cushing Sendromu), büyüme hormon eksikliği, psödohipoparatiroidizm, edinilmiş hipotalamik lezyonlardır (kraniofarenjioma cerrahisi, tümörler).  Ek olarak nadir nedenlerden ROHHAD-NET Sendromu (hızlı başlangıçlı obezite, hipotalamik disfonksiyon, hipoventilasyon, otonomik disregülasyon- nöral krest tümörleri) ve monogenik obeziteler (leptin eksikliği, leptin reseptör gen defekti) sayılabilir.  Obezitesi olan her çocuk mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli, obezite nedeni ve oluşturduğu komplikasyonlar net olarak belirlenerek gerekli tedavi planı yapılmalıdır. 

Çocukluk çağı obezitesi ile nasıl mücadele edilir?
“Aslında çocukluk çağı obezitesinde mücadele “obezite oluşmadan önce”, çocukluk çağında sağlıklı beslenme ve aktivite ile aynı aşılamak gibi hastalık oluşmadan başlamalıdır.  Sağlıklı beslenme ve düzenli ekzersiz alışkanlığının kazanılması özellikle çocukluk döneminde mümkündür.   Çocuklukta şişmanlık salgını ile mücadelede amaç, bireyin ömrü boyunca sürdürülebilecek bir enerji dengesinin sağlanmasıdır.”

Obezite gelişmiş çocuklarda da alınan enerjinin düzenlenmesi, fiziksel  aktivitenin artırılması, psikolojik destek, motivasyon, sık izlem ve gereken ilaç tedavileri ile kilo kontrolünün sağlanması, en azından kilo artışının engellenmesi önemlidir.  Bilgilendirme ve eğitim (aile ve çocuk), davranış-yaşam tarzı değişiklikleri, beslenme alışkanlıkları değişimi, dışarıda yenen öğünleri, abur-cuburu azaltmak, şeker alımını sınırlandırmak, alınan yağ ve karbohidrat içeriğinin azaltılması, yağ tüketimini doymuş yağlardan doymamış yağlara kaydırmak,  uzun tokluk hissi sağlayan tam buğday ve lifli gıdalar, baklagiller, sebze-meyve tüketimini artırmak gereklidir.  Yeterli kalsiyum ve süt ürünlerinin alınması da yağ metabolizması açısından önemlidir.  Tedavi ve izlemde aile katılımının sağlanması şarttır. 

Çocuklukta obeziteyi önlemek için öneriler
Tekrar vurgulamak isterim ki asıl amaç doğru/sağlıklı beslenme ve yeterli fiziksel aktivite ile çocuklarımızı obeziteden korumak olmalıdır. 

Obeziteyi önlemek için mücadeleye çocukluk çağından itibaren başlamak gerekir. Çünkü önleyici tedavi çocuklukta mümkündür.  Dengeli beslenmeye ek olarak çocuğunuzun fiziksel aktivitesini arttırıp aktif bir yaşam tarzını benimsemesini sağlamak önemlidir. Her çocuk istediği bir sporu, tercihen grup oyunları şeklinde, yaparak spor yapma alışkanlığı kazanmalıdır.  Her gün 60 dakika düzenli, orta-derecede aktivite önerilmekle birlikte, en azından haftada 2-3 gün fiziksel aktivite yapılmalıdır.  Oyun oynamak doğal fiziksel aktivite olup çocuklara uygun ortam sağlanmalıdır.  Çocuklarımızın bilgisayar ve televizyon başında günlük 2 saatten fazla kalmamaları sağlanmalıdır.  Özellikle “yiyecek reklamları” yanlış yönlendirme ile beslenmeyi olumsuz etkilemektedir.  İyi bir uyku düzeni ve aşırı stresden uzak olunması da kilo dengesi için önemlidir.  Eğer çocuğunuz obezite riski altında ise kilo almasının nedenlerini araştırmak ve gerekli tedaviye erkenden başlamak için mutlaka bir uzmana başvurmanız gerekir.”

ÖZETLERSEM;

 Obezite tedavisi zor ve ömür boyu süren hastalıklardan biridir, Çocukların daha hareketli ve büyüyen varlıklar olması nedeni ile obezitenin düzeltilme şansı erişkinlere göre daha yüksektir,  Ciddi komplikasyonlara neden olan erişkin obezitesinin önlenmesi çocukluk ve ergenlik dönemindeki girişimlere bağlıdır, Çocukluk döneminde obezite tanısının erken ve doğru olarak konulması, nedenlerinin ve eşlik eden hastalıkların saptanması, hastanın iyi izlenip gereken müdahalelerin zamanında yapılması ile obezitenin erişkin döneme yansıması ve komplikasyonları önlenebilir. 
Yorumlar | 0
üye profil