Kaçış sendromu nedir? Mehmet Ali Erbil'in yakalandığı Kaçış Sendromu hastalığı belirtileri neler?

Kaçış sendromu nedir? Mehmet Ali Erbil'in yakalandığı Kaçış Sendromu hastalığı belirtileri neler?
Yayınlanma Tarihi: 13.01.2020 18:02
Değiştirme Tarihi: 13.01.2020 18:02

Kaçış sendromu hastalığı, dünyada 800 kişide görülen bir hastalıktır. Bu ender görülen hastalık, Türkiye'de Mehmet Ali Erbil'de teşhis edilmesiyle gündeme geldi. Kaçış Sendromu hastalığı belirtileri nelerdir, tedavisi var mı gibi soruların yanıtları ve merak edilenler haberimizde. 

Kaçış Sendromu hastalığı, dünyada ender görülen bir rahatsızlıktır. Capillary leak syndrome ismi ile tıp biliminde yer alan Kaçış Sendromu, ünlü komedyen Mehmet Ali Erbil'in yakalanması ile belirtileri ve tedavisi gibi konular merak edilmeye başlandı. Peki, Kaçış Sendromu nedir, ne demektir? Kaçış sendromu belirtileri nelerdir, tedavisi var mı? 

KAÇIŞ SENDROMU NEDİR?

Dünya üzerinde şimdiye kadar yaklaşık 800 kişide tespit edilebilen kaçış sendromu, nadir görülen hastalıklar sınıfında yer alıyor. İlk defa Dr. Bayard Clarkson tarafından 1960 yılında keşfedilen hastalığa literatürde "Clarkson" deniliyor. Günümüzde daha çok "capillary leak syndrome" adının kısaltması olan "SCLS" olarak adlandırılıyor. Hastalık ani ataklarla ciddi boyutlara ulaştığı için belirtileri görür görmez vakit kaybedilmeden sağlık yardımı almak mühim.

Vücuttaki en küçük kan damarına verilen isim kılcal damar veya kapilerdir. İşlev bazında atardamarlar ile toplardamarları birleştiren kılcal damarlar, dokularla etkileşimi gerçekleştiriyorlar. Yani sistemik kapiler kaçak sendromu (SCLS) hastalığında nedeni belli olmayan bir şekilde damardaki sıvı dışarıya sızıyor. Bu aşamada yaşamsal faaliyetler için önem geliştiren, dokuları onaran albümin seviyesinin de düştüğü gözlemleniyor. 

Hastaların büyük çoğunluğunda görülen SCLS ile venöz tromboemboli riski altındayken, şok ve masif ödem gibi etkiler ölümcül sonuçlar doğuruyor. Kılcal damar içerisindeki sıvı çıkış miktarındaki ani ve hızlı değişimler anlamına gelen kaçış sendromu hastalığı için çok belirgin semptomlar bulunmuyor. Fakat kılcal damardan dışarı sızan sıvının zamanla akciğer, kalp, karın gibi organlara ve kaslara inerek bu bölgelerde biriktiği görülüyor. 

KAÇIŞ SENDROMU BELİRTİLERİ NELERDİR?

Genellikle 40 yaşından sonra çıkan ve tüm vücutta şişkinlik yaratan hastalığın belirtileri basit gibi görünse de aşağıdaki gibi sağlığı tehdit edici sonuçlar da doğurabiliyor:

Ani tansiyon düşüklüğü

Vücutta şişlikler ve ödemler 

Kanda albümin azalması

Kanın renginin koyulaşması

Yorgunluk ve halsizlik

Ateş

Baş ve kas ağrısı

Baş dönmesi

Bulantı

Sinirlilik

Susuzluk

Ödem

KAÇIŞ SENDROMU NEDENLERİ NEDİR?

Damarların dışına protein, mineral ve sıvı geçişi olması nedeniyle ciddi şok tablolarına neden olan bu hastalıkta, damarların içinden vücudun çeşitli kısımlarına sıvı kaçışında rol oynayabilecek çeşitli olasılıklar üzerine durulsa da hastalığın oluşumuna yol açan kesin nedenler tam olarak bilinmez. Bununla birlikte hastalığın nedenlerine yönelik olarak son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda hematolojik hastalıklarda kullanılan bazı ilaçlar başta olmak üzere, bazı ilaç türlerinin kaçış sendromu oluşumuna zemin hazırlayabildiği tespit edilmiştir. Ayrıca bazı enfeksiyon hastalıkları, ağır sepsis tabloları, karbonmonoksit zehirlenmeleri, lenfoma ve hemofagositik sendrom gibi bazı hastalıkların da kapiller kaçış sendromuna neden olabileceği üzerinde durulmaktadır. Ayrıca kedi ve köpek gibi hayvanların dışkılarının da bu hastalığın gelişiminde rol oynayabileceği belirtilmektedir.

TEDAVİSİ VAR MI?

Kaçış sendromu hastalığının bilinen herhangi bir kesin tedavisi olmayıp genellikle hastalığın yol açtığı sorunları geri döndürmeye yönelik tedaviler uygulanır. Sebep olduğu ataklar nedeniyle gündelik yaşamı büyük ölçüde olumsuz etkileyen bu hastalık aynı zamanda yol açtığı sorunlar nedeniyle vücudun diğer doku ve organlarının da işleyişini bozarak farklı hastalıkların oluşumuna zemin hazırlayabilir. 

SCLS'li hastalar belli oranda steroidlerle tedavi edilebiliyor. Fakat steroidlerin uygulanması hastada peptik ülser, kilo artışı, aseptik nekroz, osteoporoz, hipertansiyon, diyabet gibi gibi çeşitli sistemik komplikasyonlar yaratabiliyor. Hatta pek çok hastada steroid tedavisi sonrası gelişen psikoz olguları keşfedilebiliyor. Bu nedenle belli başlı aşamalarla iyileşme kaydedilse bile hastalığın farklı yönlere kayması neticesinde henüz net bir iyileşmeden söz edilemiyor. 

Kaçış sendromunda genellikle krizlerin bir gün öncesinde grip benzeri belirtiler izlenmekle birlikte hastaların bu gibi sorunlar yaşadıklarında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak kaçış sendromu hastası olduğunu ve kriz öncesi belirtilerini yaşadığını bildirmesi gerekir.

Hastalığın tamamen önüne geçilebilmesini sağlayan kesin bir tedavi tekniği henüz geliştirilmemiş olsa da, oluşan ataklar sırasında yaşamsal fonksiyonların korunabilmesine yönelik tedbirler alınarak sürecin sorunsuzca tamamlanması mümkün olabilmektedir.