Endorfin'in Mucitleri

Endorfin'in Mucitleri

'Müzik icattır,biz icat yaptık'

Biri Türkiye'nin en başarılı yapımcı DJ'lerinden Hüseyin Karadayı, diğeri de klarnetin ustalarından Serkan Çağrı... Karadayı ve Çağrı, birlikte hazırladıkları 'Endorfin' adlı albümde dinleyiciyi farklı bir yolculuğa çıkarıyor. İkili, albümü, müziğe zaman ayıran insanlar için hazırladıklarını söylüyor...   Bu albümü dinleyenlere mutluluk mu vâdediyorsunuz? SERKAN ÇAĞRI: Evet, isminden anlaşılacağı gibi mutluluk vâdediyoruz.   HÜSEYİN KARADAYI: Albümü bitirip Serkan'la stüdyoda dikkatlice dinlerken, her şarkıdan sonra daha fazla gülümsedik ve sonunda da şarkıları hem yaparken, hem dinlerken keyif ve mutluluk duyduğumuzu fark ettik. Bu yüzden de adını 'Endorfin' koyduk.   FARKLI BİR DENEME   İnsan Hüseyin Karadayı ve Serkan Çağrı ismini yan yana görünce, çok farklı tarzlara sahip olduğunuz için önce şaşırıyor. Sizi bir araya getiren neydi?   S.Ç.: Bu albüm, benim klarnet üzerine kurguladığım ve klarnet için yaptığım farklı denemelerden bir tanesidir. Biz geçmişle gelecek arasında bir yolculuk gerçekleştirdik bu albümde. Bir de farklı müzik dinleyicilerini buluşturmuş oluyoruz albüm sayesinde.   H.K.: Müzik icattır ve biz Serkan'la yeni bir icat yaptık; endorfin icadı... Tabii ki kimisi bunu çok beğenir, kimisi hiç beğenmez. Zaten müzik de böyle bir şeydir.   Hüseyin Bey siz hiç klarnet üflemeyi denediniz mi? H.K.: Denemedim.   S.Ç.: Nasıl denemedin, stüdyoda üfledin ve ses çıkaramadın ya!   Sizin kalıbınızda biri bile çıkaramadıysa... H.K.: Güce bağlamayalım olayı, başka bir teknik var orada. Nefes ve tüm vücudunuzun, bünyenizin kontrolü çok önemli. Bir bebek gibi bakıyor zaten Serkan da kendine. Stresli bir ortam bile klarnetine yansıyabiliyor.   S.Ç.: Enstrümanınızla müziğinizi icra ederken aslında ruh halinizi üflüyorsunuz. Ruhunuz o gün iyi, aydınlık değilse nasıl üfleyebilirsiniz? Karanlık ve puslu bir ruhu dışarıya aydınlık üfleyemezsiniz.   ADAM KÜÇÜCÜK KALDI   Peki, Serkan Bey, siz Hüseyin Bey'in DJ setinin başına geçmeyi enediniz mi?   H.K.: Birkaç sefer öyle bir teklifte bulundum ama pek oralı olmadı. O kendi enstrümanına aşık olduğu için başka bir şeyi pek tercih etmiyor. Aslında Serkan ve bundan önceki çalıştığım tüm sanatçılar böyle bir şeye hiçbir zaman tenezzül etmedi ya da cesaret edemedi. Herhalde karşılarında Hüseyin Karadayı olduğu için şakasını bile yapamıyorlar. (Gülüşmeler)   S.Ç.: Senin enstrümanların değerli, sokulmak istemiyoruz yanlarına. (Gülüşmeler) Ben de bir gün klarnetimi sandalyenin üzerine koymuştum, "Hocam bir kere dokunabilir miyim?" dedi. Bu kocaman adam, klarnete uzanırken küçücük bir adam oldu. Çünkü "Senin gözbebeğin kadar değerli bir şey bu, ben buna dokunmaya cesaret edemiyorum, izin versen de dokunamayacağım aslında" tereddüdüyle söylüyor bunu. Benim için de aynı şey geçerli; onun ekipmanına zarar vermekten korkuyor insan.  
Görüntülenme : 731 Güncelleme Tarihi: 22/12/2011 14:11:27
Yayınlanma Tarihi: 21/12/2011 14:32:53

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin