Valla, belgesel izliyoruz

Valla, belgesel izliyoruz

Yayın akışı değişikliklerinin kaçınılmaz olduğu zamanlar için zamansız belgesel önerileri...

KÖPEKBALIKLARIYLA 47 GÜN
2. Dünya Savaşı sırasında iki düşman arasına sıkışıp kalan üç Amerikalı askerin gerçek hikâyesi ‘Sürgün: Köpekbalıklarıyla 47 Gün/ Adrift: 47 Days with Sharks’. Okyanusa düşen uçağın enkazını tepelerinde vızır vızır turlayan Japon savaş uçaklarına karşı kalkan olarak kullanan üç asker suyun içindeki köpekbalıklarıyla da mücadele etmek zorunda. Bir mucize eseri her iki tehlikeyi de atlatıp adaya çıkmayı başarıyorlar ama bu daha maceranın başı. Askerlerden birinin, Olimpiyatlar’a katılmış uzun mesafe koşusucusu Louis Zamperini’nin hikâyesini Coen Biraderler senaryolaştırmış, Angelina Jolie-Pitt de ‘Boyun Eğmez’ / ‘Unbroken’ ismiyle uyarlanan filmi yönetmişti. (Digiturk Dilediğin Yerde, Discovery) 

 

HUYSUZ VE TATLI KADIN

 

Bu yılın Oscar adayı belgesellerinden ‘What Happened Miss Simone?’ için Nina Simone’un hayat hikâyesi deyip geçmek mümkün değil. Küçük yaşta binbir zorluk ve ısrarla klasik müzik eğitimi alarak müziğe başlayan Simone’un hiçbir koşulda sözünü sakınmayan bir insan hakları aktivisti olarak verdiği mücadele izlemeye değer. Tabii bu gözükaralığın yakınlarıyla ilişkisini nasıl zorlaştırdığı da. (Netflix, Türkçe altyazılı)
 

PİŞMİŞ AŞIN BAŞINA GELENLER

 

Dört element; Su, ateş, hava ve toprak yiyeceklerimizi nasıl dönüştürüyor? Etleri pişirmeye nasıl başladık? Pişirmek ve yemek için kullandığımız kapların önemi ne? Suda haşlamak, mangalda kızartmak yiyeceğe ve bize nasıl yansıyor? Ekmek yapma sanatı, lezzetli yiyeceklere, mesela peynire dönüşen bakteriler... Beslenme konusunda uzmanlaşmış yazar, aktivist, gazeteci Michael Pollan dört bölümlük belgeselde yemek kültürünü elementler üzerinden sorguluyor. (Netflix, Türkçe altyazılı) 

 

GÖNÜLLERİN ŞAMPİYONU

‘Dark Horse’ / ‘Sürpriz At’ hayallerin gerçek olmasıyla ilgili dokunaklı, gerçek bir hikâye... Dayanışma, sevgi ve inancı anlatan bu film, Galler’in en fakir madenci bölgelerinden Cefn Fforest köyünde geçiyor. İşçi barının barmeid’i Jan Vokes, kulak misafiri olduğu bir konuşmanın ertesinde zenginler gibi bir yarış atı yetiştirmeye karar verir. Bar müdavimleri ve kocasıyla birlikte 300 sterline (1200 TL) satın aldıkları cins bir kısrağı, yaşlıca bir aygırla çiftleştirirler. Doğan tayı da 23 köylü birleşip masraflara ayda 10 sterlin (40 TL) katkıda bulunarak büyütürler. Yetişkinliğe ulaştığında, köyün gururu Dream Alliance (Hayal İttifakı), yarışçı seçkinleri şaşırtarak şampiyonluğa koşar. Fakat felaket kapıda beklemektedir. Festivalde ‘Gönüllerin Şampiyonu’ adıyla gösterilmişti. (BluTV)
 

Yorumlar | 0
üye profil