Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Uyku apne bozukluğu

Uyku apne bozukluğu

Uyku apnesinin, solunum duraklamalarına ve uyku düzeninin bozulmasına neden olan önemli bir hastalık olduğunu dile getiren Psikiyatrist Prof. Dr. M. Kerem Doksat, bu sorunun teşhisi ve tedavisi hakkında açıklamalarda bulunuyor.

14.07.2016 11:00

Uyku apnesi uykuda soluğun kesilmesi demektir. Uykunun sürdürülmesiyle ilgili bir hastalıktır. Solunum duraklamalarından kaynaklanan ve uyku düzeninin bozulmasına sebep olan önemli bir hastalıktır. İlk defa Merhum Nöropsikiyatri Uzmanı Prof. Dr. İsmet Karacan ve ekibi tarafından tanımlanmıştır. Uyku apnesi uykuda hava akımının en az 20 saniye süreyle normal değerinin %20'sine ve daha altına düşmesi ile tanımlanabilir. Uykudaki solunum duraklamaları sonucunda damarlarda dolaşan kandaki Oksijen miktarı azalır ve karbondioksit artar. Sinir sistemindeki bir problem veya solunum yollarındaki bir tıkanıklık nedeniyle uyku apnesi oluşabilir. Bazen de bu her iki durum birlikte olmaktadır. Bu hastalığın değerlendirilmesinde sadece solunumun durması yani apne değil aynı zamanda solunumun azalması yani bozulması da hesaba katılmaktadır.

 

 

UYKU APNESİ HAYAT KALİTENİZİ DÜŞÜRÜR
Yüksek sesle gürültülü horlama, aşırı yorgunluk, depresyon, öfkelilik, yorgunluk, aşırı sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, sabahları baş ağrısı gibi sorunlar uyku apnesinin sonuçları olarak ortaya çıkabilir. Hastalarda, hastalığın seviyesine göre bu sorunların biri, birden fazlası veya da hepsi birden görülebilir. Çağımızın önemli rahatsızlıklarından biri olarak kabul edilen uyku apnesi sendromu, tedbir alınmadığı takdirde ölümle sonuçlanabilmektedir. Hastalığın bu kadar ciddi sonuçları olduğu toplum içinde çok fazla bilinmemektedir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin büyük bir çoğunluğu hastalığı fark etmedikleri veya önemsemedikleri için genellikle hekime gitmemektedirler. Solunum durmaları veya azalmaları gece içinde yüzlerce defa tekrarlayabilmekte ve bunların ancak çok az bir kısmı hastanın yakınları tarafından fark edilmektedir. Bu nedenlerle ve doğuracağı sonuçlar bakımından uyku apnesi uzmanlarca sinsi ilerleyen bir hastalık olarak nitelendirilmektedir. Uyku apnesi acil tedavi gerektiren hayati bir hastalıktır. Zamanında tedavi edilemezse kalp krizi, felç, cinsel güç kaybı (iktidarsızlık), kalp krizi ve düzensiz kalp atışları gibi sorunlara yol açar. Ayrıca kazalara, iş verimsizliğine ve sosyal problemlere neden olabilen gün içi aşırı uyku haline sebep olur. Gündüz uykululuğun trafik kazalarına da yol açtığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.

 

HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR!
Tıbben ciddî kabul edilen uyku apnesinin toplum içindeki yaygınlığı yüksektir. Uyku apnesi her ne kadar erişkinlerde, erkeklerde, horlayanlarda, menopoza girmiş hanımlarda, yaşlılarda ve fazla kilolularda daha sık görülmekte ise de; bu hastalık küçük çocuklarda ve zayıf insanlarda da tespit edilmektedir. Kısaca uyku apnesi her yaşta görülebilen bir hastalıktır. Kadınların en az %2’sinde ve erkeklerin %4’ünde görülmektedir. Bu rakamlar hastalığın en az astım ve şeker hastalığı kadar yaygın olduğunu göstermektedir. Çocuklarda uyku apnesi büyük bademciğe ve geniz etine bağlı olarak gözlenebilir. Ayrıca alkol ve sigara bağımlılarında, yanlış uyku pozisyonuna bağlı olarak, aşırı kilolularda, alt çenesi gelişim geriliği gösterenlerde, boyun yüksekliği kısa olanlarda, alerjik bünyesi olanlarda, antihistaminik, kas gevşetici veya sakinleştirici gibi ilaç kullananlarda da uyku apnesi görülme riski yüksektir. Uyku apnesi hayatî sağlık sorunlara neden olabilen ciddi bir hastalık olsa da uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin fark edebilmesi oldukça zordur. Hasta genellikle uykudaki normal olmayan durumlardan, eşi veya yakınlarının ikâzıyla haberdar olur.

 


 

DÜZENSİZ SOLUNUM
Uyku apnesinin en önemli belirtisi gece uykusu süresince ani solunum duraklamaları, çok gürültülü horlamalar ve iç çekmelerdir. Bu solunum düzensizlikleri, çoğu kişide görülen yumuşak ve hafif horlamadan farklıdır. Horlayan insanların çoğunda bu tip horlamalar daha çok sırtüstü uyuma sırasında gerçekleşir. Uyku apnesinin sonucu olarak ortaya çıkan horlamalar ise her türlü pozisyonda gerçekleşebilir. Uyku apnesi olan hasta, el kol hareketleri ile rahatsız bir şekilde uyumaya çalışır. Son zamanlarda sırtının altına bir pinpon topu koyarak uyumaları, bu sayede sırtüstü yatmamaları sağlanır. Burun kenarına yapıştırılan “genişletici” bantlar hemen hiç işe yaramazlar.

 

 

UYKUDA NEFESİN DURMASI
Düzensiz solunum birçok insanda duruma bağlı olarak uykuya dalma, uyanma veya rüya görme sırasında görülebilir. Öte yandan, uyku apneli hastalarda sık sık tekrarlanan uzun süreli solunum durmaları olmaktadır. Bu solunum duraklamaları uyku apnesinin en önemli belirtilerinden biridir. Apneli hastalarda 10 saniyeden başlayan solunum duraklamaları bir dakikadan fazla sürelere kadar devam edebilir. Uykuları boyunca saatte 10’dan fazla tekrarlayan, 10 saniyeden bir dakikaya varan nefes durmaları ile boğulurcasına mücadele eden kişilerde uyku ve oksijen yetersizliği oluşmaktadır. Bunların sonucu olarak hastalarda büyük sorunlara rastlanmaktadır.

 


 

GÜNDÜZ AŞIRI UYKU HALİ
Gece uyku kalitesinin bozulması nedeniyle gün boyunca kendini yorgun hisseden hastaların kitap okurken veya televizyon seyrederken uyuklamaları olabilir. Bu özellikle araç kullanan hastalar için önemlidir. Uyku apne sendromu olan hastaların trafik kazası yapma riski normalden 8 kat fazladır. Bu da hastalarda inanılmaz derece yorgunluğa dolayısıyla konsantrasyon güçlüğüne neden olur. Diğer belirtiler: Uyku apnesi sorunu yaşayan hastalarda mide yanması, bacaklarda şişkinlik, gece boyunca idrara çıkma, uyurken terleme ve göğüs baskısı gibi belirtiler de görülebilir.

 


 

TEŞHİS VE TEDAVİSİ
Uyku apnesi belirtilerini gösteren ve benzer şikâyetlere neden olan değişik uyku bozukluğu hastalıkları da vardır. Bu nedenle uyku apnesinin kesin teşhisi ve şiddetinin ölçülebilmesi laboratuvarda yapılan uyku çalışması adı verilen gelişmiş bir teknikle mümkündür. Uyku laboratuvarlarında “poligrafik tetkik” adı verilen incelemelerin yapılması gerekmektedir. Uyku sırasında birçok parametrenin kaydedildiği "poligrafik tetkik", beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları hakkında sağlıklı ve bilimsel bilgiler veren modern bir laboratuar yöntemidir. Özellikle erkeklerdeki cinsel işlev bozukluklarının teşhisinde de kullanılır. Bu yöntemle, solunum hareketleri, uyku sırasında hastanın oksijen miktarı, kalp ritmi kalp ritmi ve EKG kayıtları yapılarak bunların beden işlevleri üzerindeki etkileri incelenir. Uyku testlerinden sonra elde edilen bilgiler değerlendirilerek uyku apnesinin gerçekten tedaviye ihtiyaç gösterip göstermediğine karar verilir. Uyku apnesi tespit edilen hastalarda vakit geçirmeksizin tedaviye başlanması gerekir. Bazı hastaların Kulak Burun Boğaz  uzmanının kontrolünden geçmesi uzmanlarca edilir. Apnenin sebebi yapısal (anatomik) bozukluklardan kaynaklanıyorsa cerrahi yöntemler, protez veya nadiren de olsa ilaç tedavisi uygulanabilir.

 

arpanetmedya.com 'a Katkılarından dolayı teşekkür ederiz.
 

Yorumlar | 0
üye profil