Survivor 2020'nin genç jimnastikçisi Ezgi: "O yarışmacı rakibin dikkatini dağıtarak oyun alıyor"

Jimnastik ve pilates antrenörü olan Ezgi Hocaoğlu, geçtiğimiz haftalarda Survivor 2020’ye veda etti. Ezgi’yle adadaki arkadaşlık ilişkilerinden, yaşadığı zorluklara kadar samimi bir söyleşi yaptık.

Yayınlanma Tarihi: 04.05.2020 10:30
Değiştirme Tarihi: 04.05.2020 11:25

Şebnem Ber (sebnem@acunn.com) 

Herkesin hemfikir olduğu bir gerçek var ki, Survivor sayesinde takip edilmeyen spor branşları takip edilir oldu ve yine Survivor sayesinde spora olan ilgi ve sempati arttı. Yayın hayatına başladığı 2005’ten bu yana her sezonunda şampiyonluklar elde etmiş sporcuları Türk izleyicisiyle tanıştırdı ve aralarında sevgi köprüleri inşa etti. Survivor 2020’de de bu klasik bozulmadı. Başarılı sporcular 2.5 aydır parkurlarda kıyasıya mücadele ediyor. 

“SONUNA KADAR İNANDIM”

Survivor 2020 yarışmacılarından biri olan Ezgi Hocaoğlu da bir sporcu. Jimnastik ve pilates antrenörü olan Ezgi, 5-16 yaş aralığında profesyonel olarak artistik jimnastik yapmış. Survivor başladığından beri de kendini hep o parkurlarda görmek istemiş ve buna sonuna kadar inanmış. Yarışma başvurularını adım adım tamamlarken de “bu iş oluyor” demiş ve akabinde kendini Dominik’te bulmuş.

“SABIR, SABIR, SABIR”

Ünlüler takımında mücadele ederken geçtiğimiz haftalarda elenerek adaya veda etti Ezgi. Dominik’te yurda dönmeyi bekleyen genç sporcuya ulaştık ve Survivor macerasını konuştuk. Zor şartlar altında bir yaşam savaşının verildiği yarışmayı tek kelimeyle anlatıyor; Sabır. Sabrın gerçekten ne anlama geldiğini Survivor sayesinde öğrendiğini söyleyen Ezgi’nin edindiği tecrübe bu kadarla da sınırlı değil. “Vicdanın gerçekten kimde olup, kimde olmadığını ve kişilik analizi yapmayı öğretti bana” diyor. İşte Ezgi ve Survivor macerası…

Zorlu bir mücadeleyi geride bıraktınız. Performansınızı istediğiniz gibi yansıtabildiniz mi?

Her şeyden önce Survivor’ı çok sevdim. Bana çok şey öğretti. Bir daha olsa yine seve seve giderim. Ancak performansımı yansıtamadım asla. Maalesef sakatlık yaşadım. Eğer o talihsiz sakatlığı yaşamasaydım, çok daha güzel performanslar sergileyeceğime inancım tam.

Haber ile ilgili metin girin!.“SONRADAN GELMENİN ZORLUĞUNU YAŞADIM”

Tabii siz yarışmaya da sonradan dahil oldunuz. Bunun da dezavantajını yaşadınız mı?

Yaşamaz mıyım? 1 aylık deneyimden bahsediyoruz… Ben daha bir, iki parkura çıktığımda; 50-60 defa yarışmış kişilere karşı performans sergilemeye çalışıyordum. Bu açık ara deneyim farkına rağmen iyiye gittiğime inanıyordum ve sayılarımı almaya başlamıştım. 2 günlük ufak bir problem bile çok büyük farklar yaratabilirken, 1 ay sonradan gelmek mental olarak da etkiliyor tabii ki.

Birleşme partisini görmek her Survivor’ın ilk hedefi. Siz bunu göreceğinizi öngörmüş müydünüz? Bir de Survivor’da zirveye gitmenin yolu nedir sizce? 

Evet, öngördüm. Kendime güvenim ve inancım vardı. Çok da güzel bir parti oldu, hayal ettiğim gibi. Bana göre Survivor’da bir yarışmacının performansı iyi, karakteri sağlam ve psikolojisi güçlü olmalı. Zirveye bunlar taşır. Ama tabii her sene kazanan farklı kimlikler de görebiliyoruz. Bazen strateji, bazen karakter galip gelebiliyor. Survivor’da her an her şey olabilir.

“KARAKTERLERİN ORTAYA ÇIKMAMASI İMKANSIZ”

Yarışmayı bire bir soludunuz, gördünüz. Var mıydı bu sene strateji yapanlar?

Şöyle konuşan arkadaşlarımız vardı; “Kendimi, kişiliğimi yansıtamıyorum. Aslında ben böyle değilim. Daha enerjik, neşeli ya da güçlüyüm.” Bu laflar söylense de, bir gerçek var ki Survivor’da karakterin ortaya çıkmama ihtimali yok. Benim gibi yaşayanlar anlar bu durumu. Oynayanları ve yalan söyleyenleri görebiliyorduk tabii. Ama isim vermek istemiyorum.

Mesela Mert’in psikolojik bir savaş verdiğini söyleyenler var. Yanından geldiniz, en iyi siz bilirsiniz. Bu doğru mu gerçekten?

Mert’in karşı takım üzerinde kurduğu psikolojik bir savaşı var diyebilirim. Ancak özellikle belirtiyorum, bunu kin besleyerek yapmıyor. Orası adı üstünde bir yarışma. Yarışı kazanan takımın karnı da doyuyor, ruhu da. Mert de takımının kazanması için bu psikolojik savaşı vererek, rakip takımın dikkatini dağıtmaya çalışıyor. Bunu bazen şaka yaparak, bazen de kızdırarak yapıyor. Yani mental olarak kim, nasıl düşüyorsa bunu biliyor ve ona göre adım atıyor. Bu yolu bir kez denedi, baktı ki oldu ve aynı yolu izlemeye devam ediyor. Ayrıca Mert’in takım içinde lider olma isteği falan yoktu. Sadece baskın bir ses tonu olduğu için sanırım ekranlara öyle yansıyor.     

“PROBLEMLERİ YOKTU”

Ersin, Mert ve Sercan ayrılmaz üçlü oldular. Çok mu iyi anlaşıyorlar gerçekten ya da öyle mi gösteriyorlar?

Aralarında ciddi bir problem olduğunu, ben yanlarındayken görmedim. Her insan gibi ufak tefek şeyler tabii ki yaşıyor olabilirler. Ama bize yansıdığını söyleyemem.

Peki takımınızdaki kızların ilişkileri nasıldı? Evet, güzel bir diyalog görülüyor dışarıdan ama Aycan’la Elif’in arasında bir güç savaşı da var gibi… Ne dersiniz?

Dışarıya yansıttıkları sözlü bir ifade yoktu. Zaten ikisi de iyi niyetli insanlar. Ama ben içten içe şunu hissediyordum; Elif, Aycan’ın yükselen performansını az da olsa kabullenemiyordu. Yarışmanın başlarında hızı ve performansıyla Elif çok göz önündeydi biliyorsunuz. Aycan da sonradan performansını yükseltmeye başladı. Bu durum Elif’i rahatsız etmiş olabilir. Ama bu Aycan olduğu için değil. Orada başka biri de olsa Elif’i rahatsız ederdi. Çünkü başarılı sporcuların hepsinde kazanma hırsı vardır. Bu çok doğal bir durum aslında.   

Haber ile ilgili metin girin!.“BENİM İÇİN BAŞARILI OLANLAR…”

Başarılı performansları da izlediniz, kötü performansları da. Ben size başarılı olanları soracağım…

Performans, hız ve atışlar olarak değerlendirmek istiyorum. Aycan, Cemal Can ve Berkan performans anlamında benim için ilk sırada geliyor. Tabii hız da Elif çok iyi. Atışlar konusunda ise Mert ve Barış çok isabetliler. Ben finalde; Aycan, Cemal Can ve Berkan’I görüyorum.    

Kimleri daha çok sevdiniz, kendinize yakın hissettiniz?

Sevmediğim isim hiç yoktu. Sadece daha iyi anlaşıp, daha çok sevdiğim kişiler var. Aycan, Gizem, Cemal Can ve Berkan en sevdiklerim… Devamında tabii ki birçok isim sayabilirim ama 'en'lerim bunlar…