Sanatçı dostları gözyaşlarına boğuldu! Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı

Yayınlanma Tarihi: 19.11.2019 10:59 | Değiştirme Tarihi: 19.11.2019 14:41

Usta tiyatrocu Yıldız Kenter tedavi gördüğü hastanede pazar günü hayatını kaybetti. Yıldız Kenter için Kenter Tiyatrosu'nda tören düzenlenirken, törene katılan çok sayıda sanatçı isim duygusal anlar yaşadı ve Yıldız Kenter ile ilgili anılarını anlattı

Sanatçı dostları gözyaşlarına boğuldu! Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlanıyor 91 yaşındaki Yıldız Kenter, bir süredir akciğer rahatsızlığı yaşıyordu. Usta tiyatrocu, bu rahatsızlık nedeniyle geçtiğimiz günlerde İstanbul Amerikan Hastanesi'ne kaldırılıp yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.

Haber ile ilgili metin girin!.

Devlet Sanatçıcı unvanlı Yıldız Kenter, kaldırıldığı hastanede 17 Kasım akşamı hayatını kaybederek sevenlerini yasa boğmuştu. Usta sanatçı, 19 Kasım 2019 günü yani bugün son yolculuğuna uğurlanıyor. Yıldız Kenter'in son yolculuğunda sanatçı dostları yalnız bırakmayarak Kenter Tiyatrosu'na geldi.

Son dakika: Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlanıyor

Kenter’in cenazesi, burada düzenlenen törenin ardından Levent Afet Yolal Camii’ne getirildi. Usta isim, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Aşiyan Mezarlığı'nda ebedi yolculuğuna uğurlandı.

Haber ile ilgili metin girin!.

"HER ZAMAN ÇOK HAYRANLIKLA İZLEDİĞİM BİR SANATÇIYDI"

Törene katılan oyuncu Nevra Serezli, Türk tiyatrosunun usta ismi Yıldız Kenter'i anlattı. Serezli, şunları söyledi: "Tiyatronun temel taşlarından biri. Ben gözümü açtım, Yıldız ve Müşfik Kenter ile tanıştım. 1963 senesinden beri her oyununu izledim. Beraber İngiltere'de bir oyun oynama şerefine nail oldum. Her zaman çok hayranlıkla izlediğim bir sanatçıydı. İyi bir usta ve hocam da oldu bir sene. Bazı insanlar var ya hani onlar hiçbir zaman gitmezmiş gibi düşünülür. Yıldız hocamın gidişi böyle çok şok etti beni. Çünkü o hep vardır. Hep bu tiyatroda şu perde açılacaktır. Biz de arkaya kulise gidip onu öpeceğiz ve kutlayacağız. O da bizi karşılayacak gibi geliyor. Bu son yıllarda çok fazla değer kaybettik."

Son dakika: Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlanıyor

"BENİM İÇİN ÇOK YÜCEYDİ"Oyuncu Melek Baykal, "Sanata, sanatına ve hayata çok değer verdiğini biliyorum. Benim için çok yüceydi. Yıldız Kenter bir cumhuriyet kadınıydı. Onun izinden gitmemiz gerekiyor" diye konuştu. 

Yetkin Dikinciler: Tiyatro hayat demektir, tiyatro insan demektir. Yıldız Hoca'dan söz ederken sadece sanattan değil insana yaklaşmaktan da söz edebiliriz. Mesleğini yaparken hiçbir oyundan sonra evine gitmeyi değil derhal öğrencilerinin yanına koşmayı düşündü. Ben Müşfik Kenter'in öğrencisiyim. İsimlerinde de kaderde de var. O bir yıldızdı, benim hocam ‘Müşfik’ti.Ama bu mesleğe başlamama sebep olan insandı Yıldız Kenter. Gidişleriyle devirleri kapanan insanlar değil, hala devirleri devam eden insanlar.

Haber ile ilgili metin girin!.

ÇİÇEK DİLLİGİL

Sahne üzerinde öğrettikleri yahut derslerde öğrettiklerinin ötesinde bir hocaydı. 6 sene bu tiyatroda kendisiyle birlikte sahneye çıkmış şanslı bir insanım.  Her zaman öğretmenimdi. Her zaman çalışmak, her zaman kendini geliştirmek adına bize o kadar çok şey öğretti ki tiyatronun haricinde. Evde yaptığımız köfteye kadar kızardı. "Niye bu kadar küçük yapıyorsun büyük yap bir kitap daha okumaya vaktin olsun" derdi. Hayatını kendini geliştirmeye adamış bunu da paylaşan bir yıldızdı. Hocaların hocasının hocasıydı. Hepimiz ondan öğrendiklerimizi aktaracağız.

Haber ile ilgili metin girin!.

KENTER'İ ANLATIRKEN GÖZYAŞLARINI TUTAMADI 

Oyuncu Sumru Yavrucuk, Yıldız Kenter'i anlatırken gözyaşlarını tutamadı. "Türk tiyatrosunun başı sağ olsun" diyen Yavrucuk, çok üzgünüz. Hepimizin başı sağ olsun. Türk tiyatrosunun hocaların hocasıydı. El attığı hiç kimse iflah olmazdı, hepsi oyuncu oldu. 1979'da yollarımız kesişti, hocam oldu. Onun eğitiminden geçtim ne mutlu bana. Tek bir arzum var bundan sonra Yıldız Hanım yıllarca bu tiyatroyu ayakta tutabilmek için uğraştı. 50 yılını buraya verdi. Son yıllarda çok atıl hale geldi bu tiyatro. Onun bu önemli mirasına sahip çıkılması gerekiyor. Bu tiyatro kentin hafızasıdır, bizlerin hafızası. O yüzden ben özellikle rica ediyorum. Buraya sahip çıkıp burayı bir tiyatro müzesi haline dönüştürmek için. Onun vasiyetini tutmak boynumuzun borcu.

Güzin Özyağcılar: Yıldız Hanım benim annem, hocam, her şeyim. Bizim onunla başka türlü de bir ilişkimiz vardı. Ben Londra'da ablasının yanında kaldım. Bana annelik yaptılar. Çok başka bir yeri vardı hayatımda. Bu mesleği yaptım, kızım onun öğrencisiydi. Benim ailem de bu mesleği seçmeme rıza göstermedi. Yıldız Hanım araya girdi beni Londra'ya yolladı. Hayatımda yeri çok başkadır.

Mehmet Birkiye: Aslında ne diyeceğimi çok bilmiyorum. Yıldız Hanım bir sözüyle anlatayım. 52 senedir tanıyorum Yıldız Hanım'ı. Çok sevdim bu zamanı. Hocayı çok sevdim o da beni çok sevdi. O bir kutup yıldızı gibi bana hep yol gösterecek.

Göksel Kortay: Yıldız Kenter, Türk tiyatrosunun en parlak yıldızıydı. Benim için çok özel ve çok önemliydi. Çünkü ben Türk seyircisinin karşısına ilk kez Kent Oyuncuları'nda çıktım. Yıldız Kenter bana teklif yapmıştı. Sonraki yıllarda nikahım bu sahnede oldu. Nikah şahidimiz Yıldız Kenter'di.

Sonra 5-6 yıl önce Beşiktaş Belediyesi benim için "Ustalara Saygı" gecesi yapıyordu. Yıldız Hanım'a rica ettim "gelebilir misiniz" dedim. O sıralar rahatsızdı, çok zayıf düşmüştü yatıyordu. "Gelirim elbette" dedi ama ev halkı gelemeyeceğini bana iletti. Çok üzülerek artık sesimi çıkarmadım.

O gece altıda yine telefon ettim. Yine "geleceğim" dedi. Arkasından ev halkından biri bana telefon etti. "Gelemez sen programını ona göre yap" dediler.

Program 8.30'daydı. Baktım 7 'de Yıldız Hanım merdivenlerden iniyordu. "Yıldız Hanım gelmeyecektiniz" dedim. "Ben hiç sana gelmez miyim" dedi. Çok da güzel bir konuşma yaptı.

O ölmedi ölümsüz oldu. Artık yıldızlı gecelerde gökyüzüne baktığımda en parlak yıldızı göreceğiz.

İzzet Günay: Sinemada çalışma şansım oldu. Ağaçlar, Anneler Ve Kızları var.

Gerçekten Türk tiyatrosu Türk halkı ismi gibi bir ‘Yıldız’ı uğurluyor bugün. Gerçekten çok üzgünüm, kendisini çok severdim, çok sayardım.

Bu iki kardeş 50'lerin sonunda tiyatroya başka bir hava getirdiler. Onları ağzımız açık hayran hayran seyretme şansı bulduk. Büyük hizmetleri var.

Yıldız Hanım'ın bir de eğitimci tarafı var. Bugün çalışan bütün genç oyuncular Yıldız Hanım'ın tedrisinden geçtiler. Bir ekol yarattı. Topraklarımızda iyi oyuncular, kıymetli oyuncular zor yetişiyor. Onun için onu kaybetmek bize çok ağır gelecek. Büyük bir acı. Keşke ileride böyle bir proje yapılsa da Müşfik ile ikisinin bir heykeli dikilse bir yere diye düşünüyorum.