Rahim Ağzı Kanserinden Korunma Yöntemleri 

Rahim Ağzı Kanserinden Korunma Yöntemleri 

Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Nedim Tokgözoğlu 'rahim ağzı kanserine' karşı alınması gereken önlemler ve tarama yöntemleri hakkında bilgi verdi. İşte rahim ağzı kanserinden korunma yöntemleri

Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Nedim Tokgözoğlu ‘rahim ağzı kanseri’ ile ilgili şu bilgileri verdi:

Rahim ağzı kanseri, özellikle genç ve cinsel olarak aktif olan kadınlarda gördüğümüz, sıklığı yüzbin kadında 3-4 oranında değişen bir hastalıktır. Bu kanserin en önemli ve neredeyse kanserin tamamından sorumlu olan sebebi ise HPV(Human Papilloma Virüs)’dir. Bunu belki de en bilindik örnek olan akciğer kanseri ve sigara arasındaki ilişkiyle anlatmak mümkündür. Buradaki ilişkininin bir benzerini rahim ağzı kanseri ve HPV(Human Papilloma Virüs) arasında görmekteyiz. Bu virüs sıklıkla cinsel yolla bulaşmaktadır ve ileri yaşa kıyasla 30 yaş altındaki popülasyonda görülme oranı daha yüksektir. HPV’nin kanser yapıcı etkisini arttıran önlenebilir birkaç sebepten bahsetmek gerekirse bunların başında sigara, diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar ve kötü hijyen koşullarıdır. 

RAHİM AĞZI KANSERİ NASIL ÖNLENİR?

Hastalıkların önlenmesinde en önemli basamak birincil korunmadır. Rahim ağzı kanseri, geliştirilmiş olan HPV aşısı sayesinde bu basamakta önlenebilen nadir kanser türlerinden bir tanesidir.  Bugüne kadar geliştirilmiş ikili, dörtlü ve son olarak 2014 te piyasaya sürülen 9’lu mevcuttur. Dörtlü ve 9’lu aşı bu kansere sebep olan HPV tiplerinin yanında genital siğillere sebep olan HPV tiplerine karşı da koruma sağlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda HPV aşısı ulusal aşı programına girmiştir. Ülkemizde ise ulusal aşı programına dahil edilmesi için çalışmalar devam etmektedir. Aşı daha önce cinsel aktivitede bulunmamış 9 ve 26 yaş arasındaki erkek ve kız çocuklarına önerilmektedir. 0, 2, 6. aylarda olmak üzere toplam üç dozda uygulanmaktadır. Aşının bildirilen yan etkileri; ağrı, şişlik, kızarıklık gibi lokal belirtiler ve ateş yükselmesidir. Aşıya bağlı doğrudan ilişkilendirilen herhangi bir ölüm vakası bildirilmemiştir. Aşının koruyuculuğu içeriğindeki türlere karşı tam olmakla birlikte diğer bazı türlere karşı da ek koruma sağlamaktadır. HPV tipleri arasında en kanserojen olanlar tip 16 ve 18 dir. Bu iki etken tüm rahim ağzı kanserlerinin %70’inden sorumludur. Tüm aşılar bu iki tip virüse karşı koruma sağlamaktadır. Bunun yanında, bugüne kadar 100’ün üzerinde HPV türü saptanmıştır. Dolayısıyla aşı yapılan kişiler de tarama testlerini yaptırmaya devam etmelidir.  Rahim ağzı kanseri tarama ve erken tanının en başarılı şekilde yapılabildiği kanser türlerinden birisidir. Tarama, HPV testi ve rahim ağzından sürüntü örneklemesi (smear testi) ile yapılmaktadır.

Bu kanserin en sık görüldüğü yaş aralığı olması sebebiyle ülkemizdeki tarama programına 30-65 yaş arası kadınlar dahil edilmektedir. Ülkemizde ulusal toplum tabanlı rahim ağzı kanseri taramaları Aile Sağlığı Merkezleri (ASM) ve Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM) bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri [KETEM] tarafından yürütülmektedir. 30 yaşında başlayan taramada her beş yılda bir smear ve HPV testi yapılmaktadır. Bu testler sonucunda anormal bir bulgu saptanan hastalar Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanına yönlendirilmektedir. İleri tetkik ve tedavi kararı uzman doktor muayenesi sonrasında karar verilmektedir. İleri tetkik için rahim ağzına jinekolojik muayene sırasında özel bir mikroskop olan kolposkopi aletiyle bakılmakta ve gerekirse biyopsi örnekleri alınabilmektedir. Dolayısıyla rahim ağzı kanseri daha gelişmeden kanser öncüsü lezyonlar veya çok erken evrelerdeki kanser yakalanıp tamamen tedavi edilebilmektedir. 

Tarama testleri, toplumda herhangi bir hastalık için risk taşıyan bir grubu saptayıp bu grup içerisindeki hastalığa yakalanan bireyleri saptamak amacıyla yapılmaktadır. Ülkemizde, rahim ağzı kanseri taraması sonrasında HPV pozitifliği birçok kişide endişeye sebep olmaktadır. Fakat yapılan çalışmalarda cinsel aktif kadınların yaklaşık %80’nin hayatlarının herhangi bir döneminde HPV enfeksiyonu geçirdikleri gösterilmiştir. Yine HPV enfeksiyonlarının %80-90’ı iki yıl içerisinde bağışıklık sistemi tarafından temizlenmektedir. Bu yüzden cinsel aktivitenin daha yoğun olduğu 30 yaş altında HPV testinin yapılması önerilmemektedir. Ulusal tarama programımızda da 30 yaş üstünde bakılmaktadır. Kısacası, tarama sonucunda smear veya HPV pozitifliği ilk aşamada sadece uzman görüşü alınmasını gerektirmektedir.Sonuç olarak, rahim ağzı kanseri aşı ile korunulabilen, tarama testleri ile daha gelişmeden ve erken evrelerde saptanabilen ve de etkin tedavisi yapılabilen bir hastalıktır. Ülkemizde etkin bir tarama programı mevcut olup buna hemen herkesin ulaşması mümkündür.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 08/09/2016 13:14:07

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.