Paris’te değişim rüzgârları

Paris’te değişim rüzgârları

Bir ay süren moda maratonunun sonuna geldik. İlkbahar-yaz 2017 Prêt-à-Porter/ hazırgiyim moda haftalarının sonuncusu olan Paris Moda Haftası her zamanki gibi en görkemli şekilde gerçekleşti. Haftada, önemli modaevlerindeki tasarımcı değişikliklerinden Kim Kardashian’ın silahlı soyguna uğramasına kadar birçok konu kulislerde hararetle konuşuldu.

** Paris moda haftasının en heyecanla beklenen defileleri arasında, yeni kreatif direktörleriyle ilk kez koleksiyon sunan Saint Laurent, Dior, Lanvin ve Valentino modaevleri vardı. İlk olarak Hedi Slimane’den bayrağı devralan tasarımcı Antony Vaccarello, bu riskli ve zor görevi yumuşak bir geçişle yapmayı tercih etti. Tasarımcı niteliği olarak modada devrim yaratabilecek bir profilde zaten olmayan Vaccarello, Saint Laurent adına ilk koleksiyonunda Slimane’in rock-chic tavrı ve siluetleri üzerinden devam ettirerek, satışa yönelik bir koleksiyon sundu. Sezonun en önemli trendlerinden biri olan 80’ler referanslı büyük omuzlu üstlerle kombin edilmiş mini elbiselerle garanti bir geçiş yapmış oldu. Fakat editörler arasında herhangi bir heyecan da yaratamadı.

**Dior modaevinin 15 yıllık John Galliano istikrar döneminden tatsız ve ani kopmasından sonra Raf Simons ile gelen geçici huzur da geçen sene sona ermişti. Arada tasarım ekibinin devam ettiği birkaç sezonun sonunda adeta ‘flaş transfer’ olarak görülen, Valentino’nun müthiş başarılı ikilisinden Maria Grazia Chiuri’nin Dior’a geçmesi sektörde müthiş heyecan yaratmıştı. İlk koleksiyonunu sunan Maria Grazia, maalesef ki beklentileri karşılayamadı. Altı haftada hazırlaması gereken koleksiyon için aldığı referansları fazla edebi kullanması genelde eleştirilerin ortak noktasıydı.

 

 

** Lanvin modaeviyle özdeşleşen kreatif direktör Alber Elbaz’ın yerine gelen Bouchra Jarrar da beklentileri karşılayamadı. Elbaz’ın Lanvin kadınının adeta imza silüeti haline getirdiği drapeli feminen formları iyi yorumlayamadı.

** Tüm bu hayal kırıklıklarına tek iyi gelen ise Valentino modaevinin kreatif direktörlüğüne artık tek başına devam eden Pierpaolo Piccioli’den geldi. Belki onun işi kendileri için yepyeni modaevlerinin başına gelen diğer tasarımcılardan daha kolaydı, ne de olsa aynı markaya devam ediyordu, markanın tasarım DNA’sı gayet oturmuş ve büyük bir başarı elde etmişti. Yine de farklı arayışlara girmeyişi, kendini ispat etme telaşının olmayışı, barok detaylar, romantik siluetlerle birleşen genç ve modern tavırla, Valentino’nun son dönemdeki müthiş başarısına imzalarını atan ikilideki esas isim olduğu kanısına vardırdı.

 

Valentino

** Chanel modaevi, kreatif direktörü Karl Lagerfeld ile Paris Moda Haftası’nın her zaman en etkileyici şovlarından birini gerçekleştirmesiyle ünlüdür. Chanel defile sabahı editörler ve davetliler arasında adeta bir çocuk heyecanıyla beklenir. Çünkü değişmez defile mekânı Grand Palais, her seferinde sürpriz bir dönüşüm geçirir. İlkbahar-yaz 2017 koleksiyonu için Lagerfeld, bu sefer tarihi Grand Palais’yi fütüristik bir  ‘Chanel Data Bank’ olarak tasarlamış. Defilenin açılışını da robot modellerle yaparak yine moda haftasına imzasını attı.

** Klasik, rafine ve zamansız şıklığın birleştiği, köklü lüks markası Hermès,  mirasından gelen muazzam deri işçiliği, renk paletiyle Paris Moda Haftası’ndaki zaman zaman gözü yoran formların dışında kalan koleksiyonuyla izleyiciye iyi gelen bir sakinlik hissettirdi.

** Haftanın kapanış defilesi, dâhi tasarımcı Miuccia Prada’nın yaramaz kızı Miu Miu’ nun retro, optimist havuz partisiyle moda maratonu yorgunu olan editörleri yüzlerinde bir tebessümle ülkelerine yollamayı bildi.

Karl Lagerfeld: '83'üme geldim, hiç yorulmadım'

KIM SALDIRISI TEZGAH MIYDI? 

 

Paris Moda Haftası’nda, kardeşi Kourtney ve annesi Kris’in eşlik ettiği Kim Kardashian, Balmain, Balenciaga ve Givenchy defilelerinde görüldükten bir gün sonra, kaldığı özel rezidansta silahlı soyguna uğramasıyla gündeme (yine!) bomba gibi düştü. 5.6 milyon dolar değerindeki mücevherlerini, 5 silahlı soyguncunun, sabaha karşı, koruması kız kardeşleriyle dışardayken ve kendisi yalnızken odasına girerek çalması; ağzı ve elleri bantlanarak banyoya kilitlenmesi, birçok yoruma da yol açtı. Paris’te en öne çıkan iddia, polisle bile doğru düzgün konuşmadan kenti apar topar terk eden Kardashian’ın olayı tezgâhladığı yönünde. Döner dönmez sigorta şirketinden zararının tamamını, yani 5.6 miyon doları talep eden Kim, dedikodulara göre bundan sonra “Artık bilinçlendim, yaptığım yanlıştı, sosyal medyada da fazla görünmeyeceğim” diyerek eskiyen yüzünü yine gündemde kalarak dinlendirecek. Birkaç ay sonra da ‘aydınlanma’ hikâyesini People gibi tabloid dergilere, fiyatını da artırarak satacak. Yani her şey yine Kardashian’ların pazarlama stratejisinin bir parçası olabilir...

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 09/10/2016 01:12:42

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.