Mustafa Sandal Yarışmacıyı Etkilemek İçin Taklalar Atmam

Mustafa Sandal Yarışmacıyı Etkilemek İçin Taklalar Atmam
Yayınlanma Tarihi: 10.11.2011 13:51 | Değiştirme Tarihi: 10.11.2011 18:04

O Ses Türkiye'nin karizmatik jüri üyesi Mustafa Sandal yarışmada kaçırdı ve üzüldüğü sesi acunn.com'a itiraf etti.

O Ses Türkiye'nin karizmatik jüri üyesi Mustafa Sandal yarışmada kaçırdı ve  üzüldüğü sesi acunn.com'a itiraf etti.BU YARIŞMADA OLMAYI HİÇ TEREDDÜT ETMEDEN KABUL ETTİM.  -O Ses Türkiye’nin bir parçası olmak nasıl bir duygu?O Ses Türkiye'nin bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum. Acun Ilıcalı bana ofiste bu yarışmayı ilk seyrettirdiğinde, hiç tereddüt etmeden kabul ettim ve şimdi ne kadar haklı bir karar verdiğimi görüyorum.Çünkü bu kadar heyecan dolu, bu kadar keyifli, enerjisi bu kadar yüksek bir yarışma programı herhalde uzun süre Türkiye ekranlarına gelmedi, uzun bir süre de gelmeyecek. Haber ile ilgili metin girin!.YARIŞMANIN BİR PAZAR KLASİĞİ OLACAĞINA İNANIYORUM.Şu an bizim yayın günümüz Pazar; yarışmanın bir Pazar klasiği olacağına inanıyorum. Hatta oldu bile diyebilirim. Yarışmanın en son bölümünü ben on beş tane arkadaşımla seyrettim, fotoğrafı bile var hatta. Yarışmayı seyrederken arkadaşlarımı fotoğraf çektim.O kadar güzel bir manzaraydı ki… Sadece reklam aralarında sohbet edebildik.Yarışma yayınlanırken ilk defa dışarıdan bakma fırsatı buldum. İnsanlar seyrederken neler yaşıyorlar, neler hissediyorlar, reaksiyonları nedir… Onları seyretme imkanım oldu ve gördüm ki ; O Ses Türkiye yayınlanmaya başladığı anda , insanları ruhen içine çekiyor ve herkes yarışmanın aslında bir parçası oluyor.JÜRİ ÜYELERİ OLARAK  BİRBİRİMİZLE OLMAKTAN, BİRBİRİMİZE SATAŞMAKTAN KEYİF ALIYORUZ.Yarışmanın içinde birkaç tane soru işareti var ve bu soru işaretleri insanların çok hoşuna gitti. Bir de  bizim, dördümüzün jüri olarak, Hadise, Murat Boz, ben, Hülya Avşar, dördümüzün de enerjisi o kadar güzel uyuştu ki… Evet orada son derece hareketli geçen bir rekabet ortamı var. Ama aynı paralelde de birbirimizi çok sevdik. O dört koltuğun yan  yana olmasından dolayı hepimiz ayrı ayrı mutluyuz. Çünkü dördümüz çok uyuştuk ve sevdik birbirimizi. Birbirimizle olmaktan, birbirimize sataşmaktan, birbirimizi yaşamaktan keyif alıyoruz. Bu keyif de tabi ki seyirciye yansıyor, ben bunu çok net gördüm.Şimdi herkesin, her seyredenin favori bir jürisi var. Ama bu programın bir maraton olduğunu düşünürsek , o favori jürinin bile değişebileceğini zamanla görebileceğiz. Yani bir çok değişken var, bu yarışmanın içinde. SEÇTİĞİM SESLERDEN ÇOK MEMNUNUM.-Şu ana kadar seçtiğiniz seslerden memnun musunuz? İçlerinden sizi çok etkileyenler var mı?Bazılarından memnunum, bazılarından çok memnunum, bazılarından aşırı derecede memnunum. Aralarında ciddi boyutlarda beni etkileyenler var. Memnunum tabi, memnun olmasam sahneye doğru dönmezdim. Haber ile ilgili metin girin!.YARIŞMACIYI TAKIMIMA ALMAK İÇİN TAKLALAR ATARAK GİTMEYİ TERCİH ETMİYORUM.-Jüri arasındaki atışmalarda ikili gruplaşmalar oldu, sizinle  Hadise, Hülya Avşar ile Murat Boz...Bu jüride herkesin bir tarzı, üslubu var ve herkesin tarzı kendine çok yakışıyor. Yayına başlamadan önce; ilk bir iki bölümde, biraz da belki tecrübe ile kendime şunu söyledim : “Mustafa vitesi küçülterek başla bu yarışmaya.’’ Dedim.Çünkü biliyorum ki çok ses var dinlememiz gereken, daha çok bölüm var yaşamamız, çekmemiz gereken.Dedim ki kendime ; bir iki bölüm olabildiğince geri dur,  bir seyret, bir bak, düşük viteste git, bir yolu kes bakalım. Bir iki bölümden sonra bazı arkadaşlarım geldi, sen neden bu kadar geride duruyorsun, kendini çekiyorsun…Ben de arkadaşlara şunu söylüyordum: “Ben bir grafiğin yükselişinden çok keyif alan biriyim” Ve ben şunu biliyordum, herkes ilk bölümden itibaren elinde ne varsa ortaya dökeceklerini tahmin ettim. Herkesin parametrelerini görmek istedim; alt neresi, üst neresi. Ve üçüncü bölümden itibaren ufak ufak laf atmaya başladım. Haber ile ilgili metin girin!.Herkesin bir stratejisi var kendine göre, benim de stratejim bu. Ondan sonra işin o mücadele kısmı yaklaşmaya başlayınca bitirdim ve devam ettim, ediyorum da. Bir kere ben şuna dikkat ediyorum;  lafın gerçek olması. O insanlar oraya çıktıklarında büyük bir umutla çıkıyorlar.Herkes için çok kıymetli oraya çıkmak, o jürinin karşısına çıkıp şarkı söylemek. Bu eninde sonunda bir yarışma olabilir ama oraya çıkan insanlar için çok gerçek ve kıymetli bir şey. O yüzden ben ağzımdan çıkan şeylerin gerçek olmasının takibindeyim.Geçtiğimiz bölümlerden birinde de, arkadaşlarıma gerçek olmamız gerektiğini söyledim. Oraya çıktığımızda  tatlı cümleler kurarak, büyük vaatlerde bulunarak , sadece yarışmacıyı takımıma almak için taklalar atarak gitmeyi tercih etmiyorum. O anda yüreğimden, aklımdan geçenler neyse onu aktarıyorum tercih ondan sonra ona kalmış. Haber ile ilgili metin girin!.  YARIŞMADA SAHNEYE DÖNMEDİĞİM FAKAT AKLIMDA KALAN BİR YARIŞMACI VAR.-Sizin seçmediğiniz ya da sizin grubunuzu  tercih etmeyen fakat aklınızda kalan bir yarışmacı var mı ? Kesinlikle var.-O yarışmacının sizi tercih etmeme sebebi nedir?Çünkü o şarkı söylerken ben sahneye dönmedim. Döndüğümde bir “Ah!” dedim. Aslında O Ses Türkiye’nin milyonlarca üyesi var herkes yorum yapıyor. Biz yarışmacı seçtikten sonra bile hala devam ediyor seçim. Yani ; O ses Türkiye’nin biz sadece öndeki görünen jürisiyiz.İNSANLARINA KALPLERİNE, HAYATLARINA DOKUNABİLMİŞ OLMAK ÇOK KEYİFLİ.- Bir yarışmacı geçen bölümde taklidinizi yaptı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Birinin sizin taklidinizi yapması  güzel bir duygu mu?İnanılmaz keyifliydi.  O koltukta oturup birinin seninle ilgili bir şeyler ifade etmesi güzel. Ama egoya dayandırmayalım, ben öyle görmüyorum. İnsanların kalplerine, hayatlarına dokunabilmiş olduğumu düşünüyorum. Bunu düşünmek de benim için çok keyifli.