Moda ve sanat fotoğrafçısı Ufuk Altunkaş, Inner Demon isimli sergisini erteledi!

Moda ve sanat fotoğrafçısı Ufuk Altunkaş ile ‘Inner Demon’ yani İçimizdeki Şeytan adını verdiği sergisini koronavirüs nedeniyle ertelediğini açıkladı. Sergisiyle ilgili bir röportaj veren Altunkaş, samimi açıklamalarda bulundu. İşte o röportaj...

Yayınlanma Tarihi: 30.06.2020 16:28
Değiştirme Tarihi: 30.06.2020 16:28
Moda ve sanat fotoğrafçısı Ufuk Altunkaş, Inner Demon isimli sergisini erteledi!

Çorba bir eğitim hayatı beni herhalde bugünkü adam yapmıştır diye düşünüyorum

- Ufuk merhaba… Ben seni yaptığın işlerle yakından tanıyorum; ama tanımayanlar için bize kendini biraz anlatır mısın?

Merhaba Damla! Ben bir moda ve güzel sanat fotoğrafçısıyım; ama bu unvanlar içinde temam, sadece insan. Aslında bazı işlerimde yalın fotoğraf kavramının dışına çıkıp dijital tasarımlar da ön plana çıkıyor olabilir.

- Fotoğrafa nasıl başladın?

Fotoğrafa başlama hikâyem, babamın kameralarıyla başladı. Babamın dokunmama izin vermediği bu fotoğraf makinelerini gizli gizli boynuma asar fotoğrafçılık oynardım kendi kendime. Aradan yıllar geçip üniversite dönemine geldiğimizde, tabii ki seçme şansımızın çok olmadığı yıllardan bahsediyorum ben. Kendimce bir oyun çevirip bir şekilde Güzel Sanatlar Fakültesi olmasa da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'ne girdim. En azından evdekileri matematiksel bir bölüme dahil olarak tatmin etmeyi başarmıştım.

- Sonra?

2003 itibarıyla da fotoğraf hayatım şekillenmeye başladı. Okul ile eş zamanlı fotoğraf çalışmaları sürdürmeye çalışıyordum. Zamanlama konusunda zorlanıyor olsam da en büyük arzumdan asla vazgeçemezdim. 2007 yılında okulum bitti ve artık hiç engelim kalmamıştı. Sonra sırasıyla İngiltere ve Almanya'ya göçtüm. Oralarda da bir sürü marka ile çalışma fırsatıyla birlikte birkaç sergi açma şansım oldu. Almanya'da kaldığım yıllarda oturum ve yasal çalışma hakkı alabilmek için Humboldt Üniversitesi'nde Game Theory masterı ve Akademie Der Künste'de Fine Art Photography eğitimi aldım. Çorba bir eğitim hayatı beni herhalde bugünkü adam yapmıştır diye düşünüyorum.

Haber ile ilgili metin girin!.

- Yakında bir sergin var oldukça heyecan verici ama öncesinde bugüne kadar yaptığın işleri konuşalım mı biraz?

Yaşamımı Moda Fotoğrafçılığı yaparak idame ettiriyorum. Yaşadığım ülkelerin çoğumuzun yakından takip ettiği birçok moda markası veya tasarımcılarıyla çalışma fırsatı buldum. Hala da Türkiye'de bu unvanla iş hayatıma devam ediyorum.

- Yakında olacak sergin 11.'si, değil mi? Hangi tarihte, nerede olacak? Koronavirüs durumları malum, erteleme var mı?

Evet, 11.; ama 2 sene aradan sonra 11.! İlk defa bu kadar ara verip tekrardan sergi açacağım. En son 2017'de Contemporary İstanbul'da yer almıştım. Ben tarihi 19 Nisan 2020 olarak düşünmüştüm; ama sanırım ertelenmek zorunda kalacağım. Dünyanın ve ülkemizin içinde bulunduğu zor zamanlar neticesiyle en doğrusu bu diye düşünüyorum. Eğer başka bir sıkıntı çıkmazsa Eylül gibi düşünüyorum. Sergim İstanbul'da olacak; ama ben pek sanat galerisi seven birisi değilim. Serginin konseptine uyan bir yer düşünüyorum. Zaten ilk haberi sana veririm netleşince...

- Harika, anlaştık. "Inner Demon” adını verdin. Yani İçimizdeki Şeytan. Esin kaynağın neydi?

Bana bu fikirlerim için kızabilir insanlar ama ne yazık ki insanların şeytani dürtüleriyle hareket ettiklerine inanıyorum. Esin kaynağım da "7 ölümcül günah!” Şu konuyu netleştireyim önce, ihtiyacından fazlasını yemek de şeytani dürtüdür. Ya da simidinin yarısını aç olan bir çocuğa vermemek ya da her cümlenin başına ben koymak ya da agresyon bir sürü şey sayabilirim bu konu ile ilgili.

- Neden bu isim?

Neden bu isim? Ben insanların kendi benliklerini kabul etmesi gerektiğine inandığım için bu isimi verdim. En azından sergiyi göreceklerin farkındalıklarına dokunabilirsem ne mutlu bana diye düşünüyorum.

Haber ile ilgili metin girin!.

- Meraklısı için projenin teknik yönünü de anlatabilir misin? Nasıl bir hazırlık süreci geçirdin?

Hazırlık süreci devam ediyor şu an. 7 adet fotoğraf olacak. Ben, çalışma metodum gereği önce hikâyelerini yazıp sonra fotoğrafları çekiyorum. Spontane bir çekimden ziyade baya kurgulanmış sinematik bir sonuç alma niyetindeyim.

- İnsanları her zaman gözlemler misin?

Ben sanırım bu konunun hastası olabilirim. Çünkü göçebe bir hayat size devamlı kendinizi koruma içgüdüsünü aşılıyor. Göreceğiniz zararlardan kaçınmak adına A,B,C planlarını kurgular oluyorsunuz. Bu da zamanla alışkanlık haline geliyor. İnsani olarak yorucu bir tutum biliyorum ama fotoğraf sanatında oldukça işe yarıyor ve sanatımı besliyor. En azından kendimi bu şekilde avutuyorum diyelim. Ayrıca ben bunu matematikçi tarafıma da bağlıyorum. Kafamda ona sınırsız data analizi ismi verdim. Şaka kısmını geçersek, çok yorucu olsa da hep gözlemliyorum sanırım.

- Bu sergi nerelere ulaşacak ya da sen nerelere ulaşsın istiyorsun?

Tabii ki herkese ulaşsın isterim; ama ben o tip kaygıları olan biri değilim. Hatta sergilerimden 1 kişi bile feyz alsa oldukça mutlu oluyorum. Çünkü benim için her zaman nitelik, niceliğin önünde oldu. Sadece insanların kendi içgüdülerini fark edip bu konularda kendilerine bir öz eleştiri yapmasını sağlamak istiyorum. En azından ateşi büyütmek değil de, yakmaya çalışıyorum diyeyim.

Haber ile ilgili metin girin!.

Amaç hepimizi kendimizle yüzleştirmek

- Peki asıl anlatmak istediğin ne? Burada sanattaki kaygın, o göstermek istediğin şey?

Senin de bildiğin gibi çok sanatsal kaygısı olan biri değilim. Alelade şekilde ismini verip o kötü içgüdüyü günlük hayatımızda deneyimlediğimiz şekilde insanlara sunmak istiyorum. İzleyenlere bırakınca yorumu, kimse yoğurdum ekşi demiyor. Amaç hepimizi kendimizle yüzleştirmek. En azından bunu başarabilirsem ne mutlu bana diyelim.

- Bu sergi, sana başka projelerin ilhamını veriyor mu? Düşünüyor musun bir yandan?

Tabii ki veriyor. Şimdilik kafa karışıklığı yaratmaması için bir kenarda üstlerini geçici olarak kapatıyorum. Hatta şöyle bir şey söylemek istiyorum. İçimizdeki şeytandan sonra aklımda olan projenin andı "Tarafını seç” olacak. Detayları da sürpriz olsun.

- Sergi hazırlığın dışında başka neler yapıyorsun?

Sergi hazırlığı dışında malum iş odaklı çekimlerim mevcut. Toplantılar, çekim çalışmaları vs. Aslında bunlardan ufak ufak zaman buldukça sergi çalışmasına odaklanabiliyorum.

Bunun yanı sıra şöyle bir şey de söylemek istiyorum. Contemporary İstanbul 2017 de yaptığım "Göç ve Çocuklar" sergisini tekrar gündeme almak istiyorum. Doğacak satışın tamamını ise göç esnasında hırpalanan oradan buraya savrulan çocuklar için kullanma niyetindeyim.

- Ne güzel bir düşünce… Son sorum: Aynı zamanda potansiyel bir görüntü yönetmenisin. Çektiğin videolarda farkını ortaya koyuyorsun. Peki ilerleyen günlerde seni yönetmen koltuğunda görecek miyiz?

Evet, uzun vadede aklımda böyle planlar var. Hatta geçenlerde bir sanat filmi için teklif geldi; ama bu ara zaman darlığımdan dolayı olumsuz cevap vermek zorunda kaldım. Bakalım bu sene bizi neler bekliyor.

Damla Karakuş: Teşekkür ederim Ufuk!

Ufuk Altunkaş: Çok teşekkür ederim Damla, şahane bir sohbetti. O zaman sergide görüşmek üzere, şimdilik hoşça kal…