Kalbinizi umut tacirlerine teslim etmeyin

Kalbinizi umut tacirlerine teslim etmeyin

Doğrudan kalp ve damar hastalarını hedefleyen, gerçeğe dayanmayan, gayet iddialı ifadelerle internet, televizyon veya dükkanlarda satışı yapılan çok sayıda bitkisel ürün var. Genellikle tıbbi tedaviyi kötüleyerek, umut tacirliğiyle pazarlanan bu ürünler hiç de ucuz değil. Satın alabilmek için banka kredisi çeken hastalar dahi var.

Türk Kardiyoloji Derneği Beslenme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aksoy, modern tedavi yöntemlerini bırakarak, söz konusu bitkisel ürünleri kullanmanın hastalarda ciddi hayati tehliye yol açtığını söylüyor. Baypas önerilen ancak bitkisel ilaç reklamlarına aldanarak damarlarının bunlarla açılacağını düşünen hastalar bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Aksoy, “Hastalar bu ilaçları 6 ay kullandıkları takdirde damarlarının tamamen açılacağını düşünüyor. Ameliyat olmayarak bu ürünleri kullanıyor. Ancak geçen zaman içinde damarları tamamen tıkanarak kalp krizi geçir hastalarımız var” diyor.

FELÇ OLAN HASTA VAR
Hastaların bazıları da  “nasılsa bitkiseldir, zararsızdır” diyerek mevcut tedavileriyle birlikte bitkisel ilaçları kullanıyor. Ancak bu da çok tehlikeli. Zira ilaç etkileşimine yol açarak dolaylı hayati tehlike gelişiyor. Prof. Dr. Aksoy, “Bitkisel ilaçlar sanıldığının aksine zararsız değil. Çok sayıda etken madde içeriyor. Bağırsak, kan ve dokularda bitki-bitki veya bitki-ilaç etkileşimine yol açarak zararlı olabilirler. Nitekim derneğimiz ve Sağlık Bakanlığı’nın konuyla ilgili hazırladığı kamu spotundaki bir hastamız kan sulandırıcı coumadin ilacıyla birlikte bitkisel ürün almış. Bu bitkisel ürün ilacın etkisini artırarak beyin kanamasına yol açmış ve hastayı felç etmişti” diye anlatıyor.

AYNI İLAÇLA HEM TIKALI DAMARI HEM MS’İ İYİLEŞTİRMEK HEM DE CİNSEL FERPORMANSI ARTIRMAK MÜMKÜN DEĞİL!
Aldatıcı bitkisel ilaç tanıtımlarının çoğunu hekim olmayan doktor ve profesörlerle bazı mesleğini suistimal eden hekimler yapıyor. Genelde “hocam” diye hitap edilen, aslında birer “umut taciri” olan bu kişiler akıl, mantık, hatta hayal sınırlarını aşan aldatıcı tanıtımlar yapıyor. Örneğin iki-üç bitkinin karışımından oluşan bir bitkisel ilaç kapsülünün aynı zamanda tüm kalp damarlarını açtığını, felci iyileştirdiğini görme bozukluklarını düzelttiğini, MS, Parkinson, Alzheimer hastalıklarını iyileştirdiğini, cinsel performansı artırdığını, kısırlığı ortadan kaldırdığını, safra kesesi taşlarını erittiğini iddia ediyor, hatta bunun iddia değil gerçek olduğunu söylüyorlar. Prof. Dr. Aksoy, “Çağımızın tüm kronik hastalıklarını birkaç ay içinde tamamen iyileştirdiklerini ifade ederken, diğer taraftan modern tıbbın insanları ömür boyu ilaç kullanmaya mahkum ettiğini söyleyerek hastaları modern tıptan uzaklaştırıyor. Hastalık psikolojisi içinde düşünen hastalar bırakın mantığa, hayale bile sığmayacak bu pembe söylemlere kolayca kanabiliyor. Hastalar ya modern tedavi yöntemlerini bırakarak ya da “nasılsa bitkiseldir, zararsızdır” diyerek mevcut tedavileriyle birlikte bu ürünleri kullanıyor” diyor.

GÜNÜMÜZÜN EN BÜYÜK UMUT TACİRLERİ
Hastalar hastalıklarından dolayı endişe, korku içerisinde. Bir kısım kronik hastalar ömür boyu ilaca mahkum olmak istemiyor, mucize bir ilaçla tamamen iyileşme umudu taşıyor. Bazıları da ameliyat, anjiyo-stent vb. korkuyor. Bedeli ne olursa olsun bir ilaçla tedavi olayım da bunlardan kurtulayım diyor. Prof. Dr. Aksoy şunları söylüyor:

“Bazı hastalarınsa tedavisi artık tıbben mümkün değil. Bu hastalar da ıstıraplarını dindirecek, hayatlarını kurtaracak en küçük umuda hemen inanmak istiyor. Bunun için tüm mal varlığını çekinmeden feda ediyor. İşte bu umutlar içindeki hastalara onları ömür boyu ilaç kullanmaktan, ameliyat- anjiyo-stent olmaktan kurtaracak veya tedavisi mümkün olmayan hastalığını tamamen tedavi edecek hem de sadece bitkilerden oluşan, hiçbir zararı olmayan 6 aylık bir tedavileri olduğu, bu tedavilerinin binlerce kişi tarafından kullanıldığı, herkesin Allah razı olsun diyerek dualar ettiği söylendiğinde bu yalanlara inanıyor. Bu yalanlara inanan, aldanan hastalar 6 aylık tedavisi binler liraları bulan, beş para etmez ürünleri borç alarak, kredi çekerek, geçimini sağladığı hayvanını satarak büyük umutlarla satın alıyor. Bu günümüzün en büyük umut tacirliği.”

YARIN: Bitkiler zayıflatır mı, öldürür mü? Cinsellikte kullanılan ürünlerde tuzak çok.
BİTKİSEL YALANLAR VE GERÇEKLER
* “Tamamen bitkiseldir” iddiası: Yalan! Fabrikaya girmiş, bir takım fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçmiş, onlarca katkı maddesi eklenmiş, şurup, tablet, kapsül veya draje haline getirilip şişeye konulmuş bir bitkisel ilaç artık “tamamen bitkisel” değildir. Yine bir kısım bitkisel gıda takviyelerinin-ilaçların içine etkili olduğunu göstermek için normal kimyasal ilaçlardan konuyor. Örneğin cinsel performansı artırıcı bitkisel ürünlerde “viagra” türü ilaçlara rastlandı. Yine bazı bitkisel zayıflama haplarında “sibutramin” gibi kimyasal ilaçlar bulundu. Bitkisel ürünlerin içine konan kimyasal ilaçların dozu normal ilaçlarda olduğu gibi belirli bir standartta olmadığı için zaman zaman ölümle sonuçlanan vakalara yol açıyor.

* “Bitkiseldir, zararsızdır” iddiası. Yalan! Bitkisel ilaçların gerçek ilaçlardan farklı olarak yan etkileri olmadığı, bunların faydalı olmasalar bile hiç değilse zararlı olmadıkları inancı doğru değildir. Çünkü, bitkisel ilaçların içinde çok sayıda etken madde, birçok bileşik bulunmaktadır. Bu etken madde ve bileşikler çok ciddi zehirlenmelere, ilaç etkileşimlerine ve ölümlere yol açabilir. Nitekim bitkisel ilaç kullanımından dolayı böbrek ve karaciğer yetmezliği gelişen çok sayıda vaka bildiriliyor.

* Bitkisel ilaçlar kalp damarlarını açmadan cinsel performansı artırmaya, felci iyileştirmeden kısırlığı ortadan kaldırmaya, idrar kaçırmadan adet sancısına, egzamadan hepatite, meme büyütmeden boy uzatmaya, kanserden boyun fıtığına, kıl dönmesinden astıma kadar akla hayale gelebilecek her şikâyet ve hastalığı 6 ay içinde tedavi eder, şikayet-hastalık kaybolur, sonra istediğini ye iç iddiası: Yalan! Keşke doğru olsa… Bu dünya tarihinin gelmiş geçmiş en büyük buluşu olur. Hastalık diye bir şey kalmaz, neredeyse insanlar ölümsüz hale gelir. Sağlık Bakanlığımız seri üretime geçerek sağlık harcamalarını sıfırlar, bütçemizin en büyük gideri ortadan kalkar, milli gelirimiz ikiye katlanır. Yurt dışına da ihraç ederiz, hem ülkemizi daha zengin hale getiririz hem diğer ülke insanlarının hayatını kurtarırız hem de onların da sağlık harcamalarını sıfırlayarak dünyayı ekonomik krizden çıkarırız.

* Aldatıcı bitkisel ilaç tanıtımı yapan şarlatan bazı hekimler, hekim olmayan- hekim görüntüsü veren doktor ünvanlı kişiler, eczacıların ürünleriyle alakalı çok sayıda bilimsel araştırma yaptıkları iddiası: Yalan! Bir ilacın geliştirilmesi 15-20 yılı bulan uzun bir süreç. Önce laboratuvarda test edilir, etkili ve güvenli bulunursa hayvanlar üzerinde denenir, yine etkili ve güvenli bulunursa gönüllü insanlar üzerinde denenir, yine etkili ve güvenli bulunursa çok sayıda gönüllü insan üzerinde plasebo (boş ilaç) ile karşılaştırılarak denenir. Tüm bu aşamalarda etik kurul ve Sağlık Bakanlığı izinleri alınır. Elde edilen sonuçlar tıp dergilerinde yayınlanır, kongrelerde sunulur. Etkili ve güvenli olduğu kanaatine varılırsa Sağlık Bakanlığı tarafından ilaç ruhsatı verilir, doktor reçetesi ile reklam yapılmadan eczanelerde satılır. Oysa bu insanlar önceden beri bilinen iki-üç bitkiyi karıştırıyor, bir takım fiziksel ve kimyasal işlemlerden geçirip tablet, kapsül veya draje haline getirip şişeye koyuyor. İnternet-gazete-televizyon her mecrada her derde deva mucize, zararı olmayan bitkisel ilaç reklamlarıyla fahiş fiyatlara satıyorlar. Tıp dergilerine, internete girdiğinizde bu ürünlerle alakalı olarak bu kişilerin bir tane dahi bilimsel araştırmasını, yayınını göremezsiniz. Yine bu ürünlere ait bir tane dahi laboratuvar, hayvan, gönüllü insan çalışmasına rastlayamazsınız. Yine hiçbir etik kurul ve Sağlık Bakanlığı başvurularını saptayamazsınız.

* Aldatıcı bitkisel ilaç şarlatanları reklamlarında ve gizli reklam olan televizyon programlarında binlerce hastanın ürünlerini kullandığını, şifa bulduğunu, Allah razı olsun dediklerini, dua ettiklerini söylerler, hatta şifa bulduğunu söyleyen onlarca kişiyi de programlarında konuştururlar: Yalan! Hepsi düzmece! Bu söylemelerinin hepsi bilimsel araştırma yaptıklarını üfürdükleri gibi “tamamen üfürme”.  Programlarına çıkan kişiler ve bu kişilerin anlattıkları da tamamen düzmece, bir tiyatro oyunudur. Aslında, Sağlık Bakanlığı, savcılık gibi yetkililer çıkıp bu kişileri sorgulasa, bu söylediklerinizi ispatlayın dese bu kişilerin foyası hemen meydana çıkar. Yine bu şarlatanlar, umut tacirleri yalanlarına, üfürmelerine, düzmece senaryolarına herkesi daha kolay inandırmak, kandırmak için insanımızın dini duygularını en önemli istismar aracı olarak kullanmaktadırlar. Söylemlerinde Kuran ayetlerini, hadisleri kullanmaktan çekinmiyor, Allah’ın kelamını ağızlarından düşürmüyorlar. İşte bu umut tacirleri bir taraftan dini duyguları istismar ederken diğer taraftan hastalık acziyeti içinde en küçük umuda inanmaya hazır insanların umutlarını sömürüyor. Denize düşen ve yılana sarılan hastaların “yılanı” oluyorlar.

Omega yağ, E vitamini, folik asitin faydası yok!
Peki bitkisel ürünlerin, bilimsel olarak kalp ve damar hastalıklarının tedavisinde hiç mi yeri yok? Prof. Dr. Aksoy bu soruya şu karşılığı veriyor:

Bilimsel olarak bir ilacın-ürününün bir hastalığın tedavisinde yerinin olup olmadığının söylenmesi o ilaç-ürünle yapılmış plasebo(boş ilaç) kontrollü bilimsel çalışma sonuçlarına bağlı. Bu çalışmalarda gönüllü hastaların bir grubuna çalışılacak ilaç ya da ürün, diğer grubuna ise ilaç ya da ürün görünümlü plasebo (boş ilaç) verilir. Ne hastalar ne de tedaviyi veren hekim gerçek ilaç-ürün mü, boş ilaç-ürün mü kullanıldığını bilmez (çift kör). Belli bir süre sonunda iki grubun sonuçları çalışma merkezi tarafından karşılaştırılır. Gerçek ilaç alanlarda fayda daha fazla ve yan etki makul ölçülerde ise ilaç ya da ürün o hastalıkta etkili, tedavide kullanılabilir denir. Tüm ilaçlar böyle çalışmalar sonucunda ruhsat alır. Burada boş ilaçla karşılaştırmanın nedeni tedavinin psikolojik etkisini dışlamak. Mesela baş ağrısı olan bir kişiye ilaç diye boş ilaç da verseniz bazan psikolojik etkiyle baş ağrısı geçebilir. Hatta yan etkiler gördüğünü de söyleyebilir. Bitkisel ürünlerle kalp ve damar hastalarında yapılmış plasebo kontrollü çalışmaların çoğunluğunda faydalı bir ürün ispatlanmış değil. Mesela E vitamin, folik asit, omega yağ asitleri çalışmalarında fayda görülmedi. Hatta folik asit çalışmalarında kanser sıklığında artış saptandı. Sarmısakla yapılan çalışmalarda hafif tansiyon düşürücü etki saptanmıştır.

Bitkisel ürünlerle ilgili gerçeklere Türk Kardiyoloji Derneği’nin aldaticibitkisel.com başlıklı web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 20/07/2016 15:08:40

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin