İşte bu yazın magazin olayları!

İşte bu yazın magazin olayları!

Magazin Konseyi bu yazın en unutulmaz, en çok konuşulan üç magazin olayını seçti. İşte sonuçlar...

Cengiz Semercioğlu1- Tarkan’ın evlenmesi: Hiç evlenmeyecekmiş gibi dururken, ilişkisi bile bilinmezken birden düğünler yapıp balayına çıktığı için...2- Cem Yılmaz–Ebru Şallı aşkı: Bu ilişki de Tarkan’ın evliliği kadar sürpriz olduğu için... Cem’le Ebru bahsi açılsa kimse ihtimal vermeyeceği için...3- 15 Temmuz’da sanatçıların tavrı: Darbe girişimi sonrası sanat dünyası topyekûn ve kararlı bir duruş sergilediği için...

 

Melike KARAKARTAL1- Tarkan’ın düğünü: Yıllardır akıllarda olan bir sorunun cevabı sayılır bu düğün: Türkiye’nin mega starı kiminle evlenecek? Tarkan’ın serzenişlerle dolu mektubu, düğünü Almanya’da yapması ve tüm diğer detaylarıyla yılın en çok konuşulan magazin olayıydı.2- Cem Yılmaz-Ebru Şallı aşkı: Kimsenin beklemediği ve tahmin etmediği bir aşk olduğu için...3- Kenan İmirzalıoğlu-Sinem Kobal düğünü: Yılın beklenen düğünü olduğu için...

 

Ömür GEDİK1- Tarkan’ın evlenmesi: Tarkan’ın bir anda, pat diye, üstelik konserinde tanıştığı bir hayranıyla evlenmesi yazın değil, yılın olayı.2- Cem Yılmaz-Ebru Şallı: Ebru Şallı, müthiş manevrayla aldatılan kadın modundan çıkarak Türkiye’nin en popüler erkeklerinden biriyle aşka başladı. 3- Gülşen’in ani evliliği ve hamileliği: Gülşen hamile kalıp evlenerek hareketli günlerine kısa bir ara verdi.

 

Onur BAŞTÜRK 1- Tarkan’ın evliliği: Beklenmedik ve gözlerden uzak olduğu için... 2- Cem Yılmaz-Ebru Şallı aşkı: Sinan’dan sonra kimse Cem’i Ebru’nun yanına yakıştıramadığı için... 3- Sıla’nın konser iptalleri: Sıla’nın Demokrasi ve Şehitler Mitingi hakkında söylediği sözlerin ardından konserlerinin haksız yere iptal edilmesi...

 

Cem ‘Rahat olalım’ diye Ebru’yu ikna etmiştir

Cem Yılmaz-Ebru Şallı aşkı doludizgin gidiyor. İkili hiçbir şekilde saklanmıyor, her yere beraber gidip eğleniyor. Bunlar ünlülerde alışık olmadığımız tavırlar. Malum, genelde saklanıp kaçarlar. Peki ünlüler için hangisi daha doğru? Aşkın ilk günlerini gözlerden uzak yaşayıp sonra mı ortalığa çıkmalı? Yoksa Cem ve Ebru gibi rahatlığı mı tercih etmeli?

 

Ömür GEDİKİkisi de bekar. İkisi de karşı cins tarafından çok beğenilen, takdir edilen cazibe merkezi insanlar. Neden biri, diğerini saklasın ki... İlk günü de olsa, ortası da, sonu da, onlara zarar verecek ya da saklayacak bir şey yok ortada bence. Ayrıca olan şeye yok demek, saklamak hiç samimi gelmiyor bana. Ya evden çıkmayacaksın, çıktıysan da arkasında duracaksın.

Cengiz SemercioğluDaha önceki ilişkilerini Cem bu kadar göz önünde yaşamıyordu... Belki yaz aşkı olduğu için, belki de artık “Aman kaçıp da ne olacak” diye düşündüğünden bu ilişkisinde son derece rahat...Şimdi plajda, beach’te tatil kafasında bunu yapabilirler de asıl İstanbul’a geldikten sonra göreceğiz gerçekten rahat olup olmadıklarını...

Melike KARAKARTALBen Cem Yılmaz’dan aksini beklemezdim. Hatta rahat olma ve davranma konusunda Ebru Şallı’yı onun ikna ettiğini düşünüyorum. Saklanmak manasız... Şöhretli isimlerin hayatı her zaman merak edilir, madem kaçış yok, en akıllıcası bununla savaşmak yerine Yılmaz-Şallı çifti gibi davranmak. Onlar aşklarını açık açık yaşıyorlar, ardından Sinan Akçıl da magazin dünyası aracılığıyla bir veda mektubu gönderiyor...

Onur BAŞTÜRK Cem çok sosyal bir insan. Arkadaşlarıyla eğlenmeyi, bir bara gittiğinde şarkı söylemeyi, ona buna takılmayı seviyor. Dolayısıyla eninde sonunda paparazzilere yakalanacaklardı. Ebru’ya kalsa belki aylar sonra bilecektik biz bu ilişkiyi. Cem’in rahatlığı sayesinde çabuk öğrendik. Ben yine de aşkın ilk başlarını gözlerden uzak yaşamalılardı diye düşünüyorum. Göreceksiniz, etkilenecekler söylenenlerden bir süre sonra...

 

Sinan’ın Ebru’ya mektubu akıllı bir magazin manevrası!

Sinan Akçıl, Ebru Şallı’ya olan duygularını anlatan bir veda mektubunu dün Hürriyet aracılığıyla yayınladı. Peki bu hareketi doğru muydu? Konseyin bu konuda kafası karışıktı...

 

Onur BAŞTÜRK Sinan’ın mektubu çok güzeldi. Kendini iyi ifade etmiş. Mektup yazmayı Ebru’dan öğrendim demesi de hoştu. Tüm diğer ifadeleri de...Ama karşı tarafın yerinde olsam, bana ve yaşadığım duygulara dair yazılmış bir mektubu gazetede okumak istemezdim! Sinan’ın yeni çıkan single’ını duyurmak için akıllı bir manevra yaptığını düşünür, öfkelenir, “Hay bin kunduz!” derdim. Neyse ki yanımda Cem var diye düşünür, o mektubu yırtıp atardım!Melike KARAKARTALBu olgun ve rahat yaklaşım, alıştığımız türden iş değil açıkçası. Garip ama, bir biçimde huzur veriyor, gülümsetiyor tüm bu mektup ve olanlar. Herkesin böyle hislere, böyle olgun, dostane, incelikli davranışlar görmeye ihtiyacı var, belki de ondan...

Cengiz SemercioğluBu mektubun Ebru’ya hislerini anlatmaktan çok Sinan’ın yeni çıkan single tanıtım çalışması için yazıldığını biliyoruz... Öyle olsa da güzel ama... Sonuçta Sinan hisli bir çocuktur ve ayrıldığı sevgilisi hakkında kalemine yakışan cümleler kurmuş...

Ömür GEDİKSinan ve Ebru’nun ilişkisi biteli yaklaşık üç ay oluyor. Sinan’ın Ebru’nun Cem Yılmaz ile birlikte olmaya başlamasının hemen ardından bu mektubu paylaşması, bana da akıllı bir magazin manevrası gibi geldi.

 

Fahriye Evcen artık sadece reklam yıldızı mı

Fahriye Evcen... Başarılı bir oyuncu olmasına rağmen epeydir dizilerde yok. Bu sezon da yer almayacak. Buna rağmen 1.5 milyonluk yeni bir reklam anlaşması yaptı. Konsey, bir oyuncunun sadece reklamlarla var olmasını sorguladı. 

Ömür GEDİKFahriye’ye dizi teklifi gelmediğini düşünmüyorum. Sadece kendine uygun bir rol olmadığını düşündüğü için bir dizide değildir.Ayrıca gündemde olmasa, halk tarafından sevilmese, büyük bir firmanın reklam yüzü olarak seçilmezdi. Kötü bir dizide üstüne oturmayan bir rolde olacağına 1.5 milyon alıp reklam yüzü olmak çok daha akıllıca.

Cengiz SemercioğluFahriye’nin dizi olarak yakaladığı büyük balık yok son yıllarda... Buna rağmen markasını iyi yönetiyor demek ki... Hâlâ bu kadar yüksek paralarla reklam anlaşmaları yaptığına göre... Artık oyuncular için ekmek aslanın ağzında... Kötü, batan bir işte oynamak eskiye göre çok daha riskli oyuncular için... Fahriye de bu yüzden temkinli davranıyor...

Melike KARAKARTALFahriye Evcen, herhangi bir isim değil bana kalırsa. Türk dizi dünyasının en özellikli, en esaslı, en yetenekli kadın oyuncularından biri...Bir süre dizilerde görünmemesi sektördeki yerini ve algısını değiştirmez. Sadece reklamlarla var olduğunu düşünmüyorum, zira yaptığı anlaşma sadece meblağın büyüklüğü açısından değil, kariyerinde durduğu yerle ilgili de önemli bir şey söylüyor.

Onur BAŞTÜRK Fahriye Evcen deyince aklıma maalesef Özcan Deniz’le ve sevgilisi Burak Özçivit’le oynadığı o ağlak, kötü filmler geliyor. Bence bu tür film ya da benzeri dizilerde onu ağlarken görmek yerine reklam filmlerinde güzel yüzünü saniyelik görmemiz çok daha hoş!

 

‘Ya benimsin ya toprağın’ anlayışının yan sanayisi!

Onur BAŞTÜRK Gerçek aşk adını dağlara yazmayı, dövme yaptırmayı, kolye takmayı filan gerektirmez. Çünkü böyle şeyler aklına gelmez. Nokta. Bunların hepsi “ya benimsin ya toprağın” anlayışının tuhaf bir yan sanayisi...

Melike KARAKARTALİkili ilişkilerde her çiftin kendi matematiği var elbette. Sevgilisinin adını sırf gösteriş maksadıyla neredeyse ışıklı pano yaptırarak kafasının üzerinde taşıyan insanlar da var, bunu çok sevdiği için yapanlar da... İrem Derici’nin kategorisi ikincisi, bunu sevgisinden yaptığını düşünüyorum.

Ömür GEDİKİrem akıllanmış. Bir önceki ilişkisinde eşi Rıza’nın adını bileğine dövme yaptırmıştı. Sonra boşanınca Rıza dövmesi gitti, onun yerine köpeği Pike’nin dövmesi geldi. Şimdi işi kolyeyle idare ediyor sanırım. Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer diye boşuna dememişler. Kıssadan hisse; ilişkiler bitebiliyor arkadaşlar, çok emin değilseniz sevgili adını dövme yaptırmayın, silinme süreci acılı olabilir. Kedi köpek dövmesi yaptırmak ise tamamdır. Ömür boyu kalabilir.

Cengiz SemercioğluHer değişen sevgiliye göre vücudunu yap boz tahtasına döndürenleri anlamak mümkün değil... Önce yazdır, sonra kazıttır... Kolye yine takması çıkarması daha kolay... Ama sevgiliyi ne yöntemle olursa olsun vücuda işlemek bana gösteriş peşinde koşan fazla basit bir yöntem geliyor...

 

Eski eşin olgun davranışına bravo! 

Eda Aşık’ın işadamı sandığı nişanlısı dolandırıcı çıktı. Olayın ardından Eda Hanım’a eski eşi moral verdi, beraber tatil yaptılar. Eski eş Halil İbrahim Bey, “Kimse sahipsiz değil, Eda’nın iyi bir hayat sürmesini canı gönülden istiyorum” dedi. Konsey, Halil İbrahim Bey’in bu tavrını alkışladı, çok sevdi!

Ömür GEDİKBöyle eski eşler az da olsa var. Eda çok şanslıymış bu konuda. Ayrılık nedenleri ne olursa olsun geçen güzel günlerin, aynı yastığa baş koymaların adına böyle davranan Halil İbrahim Bey’e kocaman bir alkış da benden... Adam gibi adammış.

Cengiz SemercioğluFilmlere konu olabilecek hikaye... İşadamı sandığın nişanlın dolandırıcı çıkar, yardımına eski centilmen eş koşar... Mutlu son... Üzerine bir de yeniden evlenirlerse tam olmaz mı...

Melike KARAKARTALHalil İbrahim Bey’e en büyük alkış bizden. İlişkiler, evlilikler bittikten sonra kişinin karşısındakine yönelik davranışları, diledikleri ve düşünceleri insanın aslında kendi iç dünyasına dair çok şey söyler. Ne mutlu Eda Aşık’a, ruhu güzel bir insanla karşılaşmış hayatında. Dolandırıcılar varsa özü sözü bir insanlar da var elbette, böylelerinin yok olduğunu hiç düşünmedim açıkçası... Etrafta sadece meşe odunundan hallice, oturmasını kalkmasını, konuşmasını bile bilmeyen yalancı ve sahtekar adamlar kalmış olsa, doğanın dengesi bozulurdu.

Onur BAŞTÜRK Eda Hanım’ın başına gelen çok fena. Normalde bir eski eş, “Gittin saçma sapan birini buldun, yazıklar olsun” bile diyebilirdi. Halil İbrahim Bey olgun davranmış, bravo diyorum!

 

Ayrı şehirlerde ilişki olmaz!

Yılmaz Erdoğan bir süredir Köyceğiz’de yaşıyordu. Şimdi de eşi Belçim Bilgin Londra’ya taşınıyor, kariyerine orada devam edecek. Konsey, ayrı şehir ve ülkelerde ilişkinin/evliliğin sürüp sürmeyeceğini tartıştı.

Melike KARAKARTALUzak şehirlerde ilişki sürdürmeye çalışmak ilişkinin doğasına ters. Bunu gönüllü olarak yapan çiftlerin ilişkisinde illa bir bit yeniği ararım. Belki de ayrılmak fakat çocukları açısından bunu evliliklerini sonlandırmadan yapmak istiyorlardır.

Onur BAŞTÜRK Eğer başta böyle olsaydı, yani iki taraf da ilişkiye böyle ayrı şehirde başlasaydı o zaman olabilirdi. Aşkın heyecanı uğruna katlanılırdı. Ama sonradan ayrı şehre, ülkelere gitmek pek olmaz. O ilişki bitmiştir aslında. Laf olsun diye yürüyordur.

Cengiz SemercioğluBelçim’le Yılmaz üzerinden tartışacaksak, zaten uzun süredir birbirlerinden uzaktaydılar... Onlar evliliklerini bu şekliyle yaşıyorlar... Sonu var mı bunun? Bence yok... Böyle uzak uzak bir ilişkinin eninde sonunda duvara toslaması kaçınılmaz...

Ömür GEDİKBence mümkün değil. Gözden ırak gönülden ırak lafına çok inanırım. Ayrı yaşayacaklarsa evli kalmalarının ne anlamı var ben anlayamıyorum. Beraber olmak için evlenilir, ayrı yaşamak için değil. Devam edeceklerse biri fedakarlık yapıp diğerinin yanına taşınmalı.

 

İNEN

İstem ve Burak Yılmaz

İstem ve Burak Yılmaz çifti. İstem Hanım hamileyken şiddet gördüğü gerekçesiyle 12 milyonluk dava açmıştı. İkinci bebekleri doğdukran sonra çiftin aralarının yumuşadığı iddia edildi. Son olarak da Burak Yılmaz eşine 1 milyonluk bir cip hediye ederek gönlünü aldı.

Onur BAŞTÜRK Hamileyken şiddet gördüğünü söyle, o kadar dava aç, sonra da cipli hediyeyle yelkenleri suya indir. Olay dışarıdan böyle görünüyor ve benim cidden bunu kafam almıyor!

Ömür GEDİKBurak tedavi oldu mu bilmiyorum ama aldatma olsun, şiddet olsun bir yapan bir daha yapar. Ne olursa olsun hem kendini hem de çocuğunu böyle bir ortama sokar mı insan? Burak gerçekten düzeldiyse, tövbe ettiyse hediye güzel bir jest. Ama ben böyle devam ederim, arada hediyeyle idare eder yine gönlünü alırım kafasındaysa, yazık!Cengiz SemercioğluBu işin sonu olmaz... Ne yani ilişkideki bir sonraki şiddet olayından sonra 2 milyon dolarlık uçak mı alacak Burak eşine? Şu erkeklerin eline ayağına hakim olamamasının hiçbir zaman affı olamaz...

Melike KARAKARTALBırakın herhangi bir zamanı, hele ki hamilelik döneminde şiddet görmüş bir kadından bahsediyoruz, şiddeti uygulayan kişiyi affedebilmesini aklım almıyor. Dilerim çocukları sağlıklı büyür, şiddet dolu bir evde ancak şiddet eğilimli çocuklar yetişir.

 

ÇIKAN

Ege

Bodrum Güvercinlik’te kendine bir ağaç ev yaptıran Ege... Yeni yaşamıyla ilgili şöyle diyor Ege: “İnternetim yok, kargaşa yok, kavga yok. Doğa ile iç içe yaşamak bana huzur veriyor.” 

 

Cengiz SemercioğluRobinson Crusoe Ege... Issız adaya değil de ıssız bir ağaç tepesine taşınmış... Fazla uzun süreceğini sanmıyorum bu inzivanın... Sezon başladığında ağaçtan aşağıya iner Ege!

Melike KARAKARTAL Yıllık iznimi Bodrum’da böyle bir yerde geçirdim ve tam olarak bunu düşündüm. Biz şehirde doğa ile olan bağlantımızı kaybediyoruz, hayatın çok karmaşık olması gerektiği, aksinin bizde bir eksiklik hissi yaratacağı illüzyonuna kapılıyoruz. Fakat öyle değil işte... Ege bu ayrımın farkına varmış ve huzur dolu bir hayat yaşıyor. Bir şehir insanı olarak özendim doğrusu.

Ömür GEDİKEge’nin yaşadığı yeri biliyorum. Cennetten bir köşe gibi. Bodrum’da sahne yapan sanatçılar her ne kadar yazı zorunluluktan Bodrum’da geçiriyor olsalar da sonuç huzur veren bir yaşam şekli oluyor.

Onur BAŞTÜRK Şahane bir şey yapmış, özendim!

  

Melike buna üzüldü

Tarık Akan’ın rahatsızlığı hepimizi çok üzdü. Bir an önce sağlığına kavuşmasını dilerim.

 

 

Ömür buna bayıldı 

“Happy wife, happy life” diye çok doğru bulduğum bir deyiş vardır. Özetle; erkek eşini mutlu ederse, kendisi de mutlu, sorunsuz bir hayat yaşar der. Şahan Gökbakar bunu çözmüş. Hanımın canı sufle çekti diye hemen mutfağa girip yaptığı sufleyi bu deyişle birlikte Instagram’da paylaşmasına bayıldım. Mutlu eşiyle mutlu Şahan....

 

 

 

 

 

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 29/08/2016 01:09:54

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.