Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
İdo'dan bomba itiraf: Babam çapkınlık yaptı ve kendi kaybetti

İdo'dan bomba itiraf: Babam çapkınlık yaptı ve kendi kaybetti

Albüm çıkardıktan sonra şimdi de oyunculuğa adım atmaya hazırlanan İdo, iş ve özel yaşamı ile ilgili samimi açıklamalar yaptı.

24.05.2015 13:35

Son dönemin en dikkat çeken isimlerinden biri olan İdo, Hürriyet'ten Ömür Gedik'e samimi açıklamalar yaptı....

İşte o röportaj...

Onu ilk kez Kral TV Müzik Ödülleri'nde sahnede izlemiş ve duruşuna hayran kalmıştım.

Adı "İbrahim ve Derya'nın oğlu"nun baş harflerinden oluşan İdo, son derece sempatik, esprili, mütevazı ve aydınlık bir genç. İdo'yla ailesiyle ilişkisini ve hakkında merak edilenleri konuştuk.

 Kaç yaşındasın İdo?

- 15 Şubat 1992 doğumluyum.

 Çocukluğuna dair hatırladığın ilk şey ne?

- Babamın habire şarkı söylemesi, her yerde hem de. Hatta ben uyurken bile. Gece 04.00'te işten geliyor, beni uykumdan kaldırıp "Vay vay vay vay tosuno" diye başlıyordu söylemeye.

 Nasıl bir etki bıraktı sende?

- Şarkıcı oldum. (Gülüyor)

 Sen kaç yaşındayken baban evden ayrıldı?

- Aslında hiç ayrılmadı. Ben zaten babamı hep yarım yamalak görüyordum, işlerinden dolayı sık sık gelemiyordu. Haftada bazen bir gün görüyordum, bazen de üç-dört gün.

 "Keşke annemle babam ünlü olmasaydı da onları daha çok görebilseydim" diyormuşsun...

- Bu kadar şöhretli olması onu benden ayırıyordu tabii. Her zaman işi daha önce geliyordu.

 Sen de pek çok erkek çocuğu gibi anneci misin?

- Evet.

Baban kıskanıyor mu bu yakınlığı?

- Yok. Tam tersine ona sahip çıktığımı gördükçe daha da mutlu oluyor.

Senin adın neden İdo?

- Adım İbrahim aslında. Ama gazeteciler karışıklık olmasın diye bana İdo demiş. 'İbrahim ve Derya'nın oğlu.'

İsim baban kim?

- Hiç bilmiyorum. Ama zaten okulda arkadaşlarım bana İbrahim diyor.

Parası var diye yaklaşıp kazık atmak isteyenler oldu

 Okulda sana ünlü çocuğusun diye farklı davranıldığı oldu mu?

- Okulda anaokulundan gelen arkadaşlıklarım olduğu için hiç farklı davranmadılar bana.

Ya dışarıda?

- Bunun parası vardır diye farklı davrananlar olmuştu. Eskiden bunları ayırt edemiyordum ama artık kimin ne niyetle yaklaştığını anlıyorum. Hiç kazık yemedim ama bugüne dek. Hep direkten döndüm.

Futbol oynamayı çok seviyormuşsun?

- Evet, hatta çocukken futbolcu olmak istiyordum. Ama bende kalp ritim bozukluğu olduğu için babam futbola göndermedi.

Boyun kaç? Sanki basketbol sana daha uygun olurdu...

- 1.93. ENKA'da basketbol, voleybol ve tenis oynadım, takımlara girdim.

"İbrahim Tatlıses'in oğlusun, sesin güzeldir, bir uzun hava patlat" dedikleri olmuyor muydu çevrendekilerin?

- Oluyordu ama ben "Sesim güzel değil" deyip kaçıyordum. Söylediğim zamanlar da oldu tabii...

Evde çok güzel ezan okuyordum

 Babanın yanında hiç şarkı söylemiş miydin?

- Cesaret edemezdim onun yanında söylemeye. Evde ezan okuyordum, çok da güzel okuyordum, sanırım annem bunu babama söylemişti.

Baban "Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık" demişti. Seni ise dünyanın her yerine eğitime yolladı. Kendisinin yapamadıklarını seninle yaşıyor diyebilir miyiz?

- Bilemiyorum. ENKA döneminde İsviçre ve İngiltere'de de okudum. Sonra Amerika'ya gittim. Babam beni hiçbir şeyden mahrum bırakmadı. Ne istediysem 10 katı fazlasını verdi. O kadar iyi bir baba. Bunu kendi eksikliklerini tatmin etmek için değil de benim iyi yerlere gelmem için yaptığını düşünüyorum.

Dövmelerine ve giyimine bozuluyor mu baban?

- Bunlara bir şey diyemez, çünkü kendi gönderdi yurtdışına. Kendi yarattı bu İdo'yu.

Sevgilim olsa bana "Arkadaşlarından ayrılmayan öküz" der

En iyi arkadaşın seni nasıl tarif eder?

- Aceleci ve dost canlısı. Biz bir araya geldiğimizde çok gülüyor, çok eğleniyoruz.

Sevgilin seni nasıl tarif eder?

- "Arkadaşlarından ayrılmayan bir öküz" der herhalde.

 Var mı biri hayatında?

- Yok.

En güçlü özelliğin?

- Vicdanlı olmam.

En zayıf yanın?

- Yine vicdanlı olmam. Çünkü acıma duygum fazla olduğunda çabuk kandırılıyorum.

Babam beni dövsün isterdim

Babanla olan ilişkinde seni en çok üzen şey neydi?

- Hata yaptığımda vurmuyordu bana.

Hadi bismillah! Vurmayacak tabii!

- Ama vursa ve biz hemen konuşmaya başlasak ben daha çok mutlu olacaktım. Bir küstü mü hiç konuşmazdı çünkü. Dayağı böyle bir işkenceye tercih ederim.

Korumalar eksik olmazmış hayatından. Sürekli gözetim altında yaşamak nasıl bir şey?

Çok bunalmıştım korumalardan. Benim kimseye yaptığım bir kötülük yok ama herkes akıllı değil, cahil insan çok, bu nedenle uzun süre korumalarla gezdim. Ama artık o kadar sıkıldım ki, onları emekli ettim.

Elif'te istedikleri o Urfalı kızı yaratmışlar

 Kaç kardeşsiniz? Baba tarafından olanı soruyorum tabii.

- Altı.

Dilan Çıtak var mı bu altının içinde?

- Yok.

Neden? Siz görüşüyorsunuz sanırım...

- Şu an için yok.

En fazla hangi kardeşinle görüşüyorsun?

- Hepimiz çok yoğun olduğumuzdan pek görüşemiyoruz.

Elif en küçüğünüz. İlişkin nasıl onunla?

- Henüz çok küçük, konuşamıyor bile. Ama görüşüyoruz tabii. Utangaç benim kardeşim, tam Tatlıses kızı olmuş. Bir erkek gördüğünde hemen başını eğiyor, triplere giriyor.

Neden "tam Tatlıses kızı olmuş" diyorsun?

- İstedikleri Urfalı kızı yaratmışlar. Pop şarkı dinleyemiyor ama halay çalsın, hemen oynamaya başlıyor.

Göğsüme Türk yazdırırken çok bağırdım

Tam göğsünde kocaman 'Türk' yazıyor. Baban bir şey dedi mi?

- Ne diyecek ki? Ben Türk-Kürt ayrımı yaptırmak için yazdırmadım. Sırtımda da Kürtçe "seni seviyorum" yazıyor.

Vücudunun her yeri dövmeyle kaplı. Çok acıdı mı yaptırırken?

- Acımaz olur mu! Hele göğsüme "Türk" yazısının yazdırırken çok canım yandı.

Bağırdın mı?

- Hem de nasıl!

Hiç aşık oldun mu?

- Olmadım. Anlatılanlara göre aşk bende yaşanmadı daha. Hiç kalbim küt kür atmadı, sürekli birini düşünmedim.

Aslına herkes görüyor ama fark etmiyor

Kaşlarını değiştirdin, incelttin, çok konuşuldu. Var mı yeni bomba?

- Var. Bir sene sonra bir özelliğimle daha dalga geçip değiştirebilirim. Aslında herkes görüyor onu ama fark etmiyor. Bir senesi var açıklamamın.

Babam çapkınlık yaptı ve kendi kaybetti

Çapkın mısın?

- Her erkek kadar.

Çapkınlığın tanımını yap desem?

- Çapkınlık bence İbrahim Tatlıses demek. Yolundan gitmeye çalışıyorum.

Babanın çapkınlığı anneni ve diğer kadınları üzdüğünde de hoşuna gidiyor muydu?

- Gitti de diyemem, gitmedi de diyemem. O zamanlar çocuktum, üzülüyordum ama ne denebilir ki? Kendi kararı ve sonunda kendi kaybetti. Bana da öyle bir şey olursa, kendim kaybedeceğim.

Annen otoriter midir?

- Of, hem de nasıl!

Babandan mı, annenden mi daha fazla korkuyorsun?

- Annemden. Sorun aslında onda değil, bende. Yapma dediği her şeyi yapıyorum. Burnumdan getiriyor tabii.

Var mı bir lakabı?

- "Orgeneral" diyoruz biz ona.

 Babandan hâlâ para alıyor musun?

- Almıyorum. Kendi paramı kazanmaya çalışıyorum. Kendim kazanınca kimse nereye harcadığımı da sormuyor.

Cimri değilsin sanırım.

- Elim çok açıktır. O da babamdan geçmiş. Ama babamın eli fazla açıktı. Önüne gelene bir şeyler verirdi. Ben onun kadar bonkör adam görmedim.

En son ne zaman gördün babanı?

- Bir hafta önce.

Nasıl durumu?

- İyi. Çok iyi Allah'a şükür. GATA'ya tedavi olmaya gidiyor.

Şarkı söylüyor mu?

- Sürekli söylüyor. Albüm yapacağını söylüyor. Ama şu anda en önce düşündüğü şey, sağlığı.

DJ olmam ve şort giymem doğuluları kızdırdı

DJ'lik yaptığında ilk nasıl tepkiler aldın?

- DJ olmam Doğuluları kızdırdı. "Sen İbrahim Tatlıses'in oğlusun, nasıl böyle bir şey yaparsın" dediler. Nasıl bir şeyse o DJ'lik artık. Yazın şort giyiyorum, "Ayıp değil mi, İbrahim Tatlıses'in oğluna şort yakışır mı!" diye üstüme geldiler. Daha ötesi olabilir mi?

Evliliğe sıcak bakıyor musun?

- Dünyaya bakınca pek çok starın evli olduğunu görüyoruz zaten. Evli adamın hayatı her zaman daha derli topludur.

Babandan sana geçen bir huyun?

- Dediğim dedik biriyimdir. Sonunda morarsam da denerim.

Morardığın bir olay söyle!

- İlk klibim. Annem "Kendin çekme" dedi. İnat ettim, çektim. Deli para harcadım, özel jetler kiraladım. Sonuç kötü oldu. Ve klip çöpe gitti.

Annemin kriterlerine uyan kız dünyada yok

Annenin kafasındaki ideal gelini tarif eder misin?

- Anlatmaya başlasam sayfalar yetmez. Kız arkadaşlarımı getiriyorum, "Bunu mu buldun!" diyor. Onun istediği gibi bir kız dünyada yok zaten. "Annem iyi ki evlenmedi" demişsin.

Çok bencilce değil mi?

- Annemi paylaşmak istemedim sanırım. Babamdan sonra hayatına bir tek ben girdim, bana adadı hayatını.

 Konserler nasıl gidiyor?

- 6 Haziran'da Hamburg'da ilk yurtdışı konserimi vereceğim. Burada ise barlarda çıkmak istemiyorum. Özel geceleri, halk konserlerini tercih ediyorum.

Yorumlar | 0
üye profil