Herkes yemeklerimizi soruyordu biz de 200 tarifle kitap yaptık

Herkes yemeklerimizi soruyordu biz de 200 tarifle kitap yaptık

Restoranındaki meşhur yemeklerin tariflerini bir kitapta toplayan Ramazan Bingöl: Restoranımıza gelen herkes bizden tarif istiyor. Biz de sürekli tarif vermekle uğraşacağımıza, bunları bir kitap haline getirelim dedik. Bu kitapta kebaplardan tatlılara kadar 200’e yakın orijinal tarif var

Restoranındaki meşhur yemeklerin tariflerini bir kitapta toplayan Ramazan Bingöl: Restoranımıza gelen herkes bizden tarif istiyor. Biz de sürekli tarif vermekle uğraşacağımıza, bunları bir kitap haline getirelim dedik. Bu kitapta kebaplardan tatlılara kadar 200’e yakın orijinal tarif var

Yeme-içme sektöründe marka haline gelen Ramazan Bingöl; sadece lokantacılıkta değil, yayıncılık konusunda da iddialı. Daha önce restoran işletmeciliğiyle ilgili iki kitap yazan Bingöl, şimdi de 'Ramazan Bingöl Mutfağından Tarifler' adlı kitabını okuyucuyla buluşturdu. Türkiye'nin ilk restoran-yemek kitabını çıkaran Bingöl, kendisine haz özel lezzetlerin sırrını tüketiciyle paylaşıyor. Bingöl; mezelerden tatlılara, kebaplardan içeceklere kadar yaklaşık 200 tarifin bulunduğu kitabını GÜNAYDIN'a anlattı... Üçüncü kitabınızı yayınladınız. Yeme-içme sektöründen biri olarak, kitap çıkarmak nereden aklınıza geldi? Yıllardır bu işin içinde olsam da işimi daha iyi nasıl yapabilirim diye kafa yoran biriyim. Araştırırken hiçbir kaynak bulamadım. İlk iki kitap sektöre yönelik alanında ilk kitaplardı. Restoran işletmeciliği ile ilgili yazılmış kitap yoktu, ben yazdım. 'Restoran İşletmeciliği: Restoran ve Lokantalar Nasıl Yönetilir?' adlı kitabım, yedinci baskısını yaptı. Meslek yüksekokulları, üniversitelerin ilgili bölümleri ve işletmelerde okutulan kaynak bir kitap haline geldi. BİLGİ PAYLAŞTIKÇA BEREKETLENİR Kitap yazmak zor bir iş değil mi? Tabii. Bir de herkes yazar, kim okur? Benim eserim, ana kaynak oldu. Diğer kitabım, 'Restoran İşletmeciliği: İşçi İşveren İlişkileri' de kendi tecrübelerime dayanarak yazdığım, sektöre yönelik önemli bir kitap. O da üçüncü baskıyı geçti. Kitap yazmak meşakkatli ama bunlar geleceğe yönelik çok önemli kaynaklar. Son kitap bir yılımı aldı ama yorulmadım. Şimdi de sırlarınızı paylaştığınız bir kitap yayınladınız. Normalde insanlar sırlarını paylaşmaz. Siz özel tariflerinizin sırrını neden paylaşıyorsunuz? Bilgi paylaştıkça bereketlenir. Restoranlarımıza gelen her müşterinin beğenisi farklı; kimi humus yiyor, kimi soğuk çorbayı seviyor. Herkes tarifleri istiyor. Böyle olunca, biz de sürekli tarif vermekle uğraşacağımıza, bunu kitap haline getirelim dedik. Böylece Türkiye'nin ilk restoran yemek kitabını yapmış olduk. Restoranın bir bölümünde oluşturduğumuz kitaplıkta bu kitaplarımızı sergiliyoruz. Kitabın içeriğinden bahseder misiniz? Kitapta, müşterilerimize sunduğumuz tamamen bize özel tatların tarifleri var. Tamamen tüketiciye yönelik bir kitap. Mezelerden tatlılara, etlerden kebaplara, hatta şerbetlere kadar 200'e yakın orijinal tarif var. Mesela demirhindi bağı şerbetimiz çok beğeniliyor; kitaba bu şerbetin tarifini de koyduk. ÇORBA KİTABI YAPACAĞIZ Nedir onun özelliği? Demirhindi bağı 500 yıllık bir geçmişe sahip. Biz bunun özünü, ilk yapılış şekline uygun olarak yapıyoruz. Osmanlı zamanından bugüne gelen çok faydalı bir şifa kaynağı. Bağışıklığa, sindirim sistemine, nezleye, soğuk algınlığına çok iyi gelir. Bu şifa kaynağının nasıl yapılacağını kitabımızda paylaştık. Yeni kitap projeleriniz olacak mı? Evet, çorba kitabı yapmayı planlıyoruz. Çorba denince akla hemen yayla, ezogelin veya mercimek geliyor. Halbuki unutulmuş 300'e yakın çorbamız var. Onların araştırmasını yapıyoruz. İlgi oldukça, kitap yazmaya devam edeceğiz. Sizin mutfakla aranız nasıl? Benim mutfakla çok aram yok. Ben gurmeyim; daha çok yeme ve yönlendirme tarafındayım. Ramazan Bingöl ismi kısa zamanda marka haline geldi. Nasıl başardınız bunu? Benim ilk mesleğim berberlik, kadın kuaförlüğü de yaptım. Daha sonra yemek sektörüne geçtim. 20 seneden fazladır bu işi yapıyorum. 2008 yılında kendi firmamı kurdum. Türkiye'de lokantacılıkta adını soyadını kullanan ilk isimlerden biriyim. İnsanlar da benimsedi. Dört şubemiz var; köfte-steak konseptinde bayilik vermeye başlayacağız. Bu bir şımarıklık yaratmıyor mu? Yaratıyor. Allah gururdan, kibirden saklasın ama güzel bir şey. Nereye gitsem tanıyorlar; beni tanımasalar bile markayı mutlaka biliyorlar. CUMHURBAŞKANIMIZIN DİRAYETİ HEPİMİZE ENERJİ VERDİ Demokrasi nöbetlerinde siz de bayrak sallayarak halkın coşkusuna katıldınız. Neler yaptınız o süreçte? Çok önemli bir badire atlattık. Ben aynı zamanda Tüm Restoranlar, Lokantalar ve Tedarikçiler Derneği TÜRE S'in başkanlığını yapıyorum. Birçok lokanta bizim üyemiz. Tüm üyelerimiz, her gün demokrasi nöbetlerine ücretsiz dağıtım yaptı; kimisi helva, kimisi simit dağıttı. Biz de şerbet dağıttık. Bununla ilgili ilk organizasyonu yapan işletmelerden biriyiz. Yani ilk günden itibaren sokaklarda üzerimize düşen her şeyi yaptık. Muhalefetiyle, sokaktaki ruhuyla bu birlik ve beraberliği ileride de korumamız lazım. Peki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu süreçteki duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Cumhurbaşkanımız olaylar karşısındaki duruşuyla sadece Türkiye'yi değil, tüm dünyadaki mazlumları ve Müslümanları kurtardı. Onun dışında kim aynı çağrıyı yapsaydı kimse sokağa çıkmazdı. Başka biri olsaydı, bu cesareti sergileyemezdi, kaçıp gidebilirdi. Kendisinin gösterdiği dirayet hepimize enerji verdi. Ben Cumhurbaşkanımızı, belediye başkanlığı döneminden beri tanıyorum. Yıllardır hep aynı samimiyeti sergiliyor; duruşunda hiçbir değişiklik olmadı. O dönem ne kadar mütevazıysa, şimdi daha da mütevazı.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 03/09/2016 02:19:03

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.