Hakkında Bilinmeyenleri Anlattı

Hakkında Bilinmeyenleri Anlattı

Robert Downey Jr.,ikinci ‘Sherlock Holmes’ filminde de çok başarılı. Aktör, Daily Mail gazetesine bilinmeyen yüzünü anlattı.

Kariyerinde uyuşturucu yüzünden büyük çalkantılar yaşayan, dibe çakılıp yeniden su yüzüne çıkmayı başaran Robert Downey Jr.,ikinci ‘Sherlock Holmes’ filminde de çok başarılı. Aktör, Daily Mail gazetesine bilinmeyen yüzünü anlattı.46 yaşında olmasına rağmen inanılmaz derecede ince ve fit. Yaşını gösteren tek şey göz kenarlarındaki kırışıklar ve sakalındaki kırlar. Döndüğünde elinde birkaç şişe vitamin ve nikotin sakızı var. “Sigarayı  bıraktım” diyor. Downey’le 2007’de tanıştığımda, Hollywood’da hâlâ işe başladığı zamanki kadar kazanan tek aktör olduğundan şikayet ediyordu. 1987’de çektiği ‘Less Than Zero/Sıfırın Altında’daki müthiş performansından sonra, yetenekli olduğu ölçüde sorunluydu da. 1996-2001 arasında kendine çok zarar verdi. Birçok kez uyuşturucu yüzünden tutuklandı ve yeni yüzyıla girerken bir yılını cezaevinde geçirdi.2003 Temmuz’unda temizlendi ve yeniden işine döndü. Birkaç film gişede zorlansa da 2006’da, yarım milyar dolar kazandıran ‘Iron Man’in başrolündeydi. Ardından rol aldığı ‘Tropic Thunder’la, Oscar’a aday oldu. İlk Sherlock Holmes filmi de, 2010’daki ‘Iron Man 2’ de yarım milyar getirdi. Peki ne değişti?Attenborough Etkisi“İki kelime” diyor Downey, “Richard Attenborough. 1991’de onunla Londra’ya ‘Chaplin’i çekmeye gelmiştim. Bana öğrettikleri hayatımı değiştirdi. 26 yaşındaydım ve yaptığım işle ilgili sandığımdan çok daha azını bildiğimi gördüm. Ama öğrenmeye hevesliydim.”Aktör, sözünün devamını şöyle getiriyor: “Attenborough eğer oyunculuğu hakkını vererek yapmak istiyorsam, 60’lı yılların İngiliz sinemasına dalmam gerektiğini gösterdi. Bana girişim ve verimlilik ekonomisini öğretti. Ve bana bir gün oyunculuk tutkumun diğer bütün içgüdülerimin yerine geçeceğini ve beni düzelteceğini söyledi. O zamanlar salak gibi tek arzumun gerçekleştiğini sanıyordum. Filmlerde rol alıyordum işte. Bundan fazlasını göremiyordum. Attenborough’sa büyük resmi görebiliyordu. Ona göre başarı ömür boyu süren bir kavramdı. Benim bunu anlamam çok uzun sürdü.”2008’de yönetmen Guy Ritchie, Downey’i aradı ve 21’inci yüzyılın Sherlock Holmes’u olmasını teklif etti. Sıradan bir telefon konuşması gibiydi ama aslında Downey’in bu dünyanın en tanınan dedektifinin yaratıcısına olan ilgisi çok eskiye dayanıyordu.Ruhlar Alemine MeraklıDowney, 1989’da Londra’da film çektiği dönemde sık sık Belgravia’daki Conan Doyle salonunu ziyaret ediyor ve oradaki seansları izliyordu. Bu salon, 175 yıldır İngiltere Spiritualistler Derneği’nin yeriydi. Ve onlarca yıldır üyeler ve ziyaretçiler, burada öbür dünyadan varlıkların yardımıyla masaların titrediğine, dolapların havalandığına şahit oluyor. Salonun merkezindeyse Conan Doyle’un üzerinde Sherlock Holmes hikayelerini yazdığı iskemlesinin de olduğu bir medyum odası bulunuyor.“O seanslarda insanların  kaybettikleri yakınlarıyla temas kurmalarını izliyorum. Büyüleyici bir şey.” Downey, bu konuda tamamen ciddi, tıpkı Conan Doyle gibi spiritualizm, ruhsal olaylar, eski hayatlar kavramlarıyla uzun zamandır ilgileniyor. Ayrıca yoga ve wing chun kung fu yapıyor.“Geleceği görme, kehanet konularında da en ufak şüphem yok. Bu konuyla her zaman ilgiliydim. Conan Doyle’un da aynı ilgi alanına sahip olduğunu öğrenmem Sherlock Holmes rolünü almaya karar vermemde yardımcı oldu.”İlk film çok iyi iş yaptı, ikincisi onu da geçti. Downey, ikinci film için “Bence bir filmdeki en iyi giriş-gelişme-sonuç düzenine sahip. Hayatının en iyi seksi gibi bir şey. Ve eğer gerçekten böyleyse hayatımın en iyi seksi iki yıl sürdü diyebilirim” ifadesini kullanıyor.İngiliz Kültürüne Hayranİngiliz kültürü Downey’in yalnızca oyunculuğunu değil, tüm hayatını etkilemiş. Underground filmler çeken bir baba ve oyuncu annesi sayesinde çok sık seyahat etmek durumunda kalmış. İngiltere’ye ilk kez 6 yaşındayken gelmiş “Babam Londra’da çekilen bir filmde çalışıyordu. Biz de New York’tan Londra’ya geldik. Başka bir gezegen gibiydi. Hava griydi ama diğer her şey rengarenkti. Acayip etkilenmiştim. Her şey çok medeniydi. Neredeyse lağım fareleri bile kibardı.”Aktör İngiliz komedi stiline de hayran olduğunu söylüyor: “Monty Pyton’dan Billy Conolly’ye, oradan Blackadder’e. ‘The Punch Bowl’da (Londra’daki eski ve ünlü bir mekan) Jude Law, Stephen Fry ve Guy Ritchie’yle takılıp sohbet etmekten daha cool ne olabilir?”GELECEK AY YENiDEN BABA OLUYORDowney’in karısı Susan da Hollywood’un etkin isimlerinden biri. Birçok filminin de prodüktörü. Çift, Team Downey’in yanı sıra Los Angeles’ta da 14 milyon dolarlık ihtişamlı bir eve sahip. Downey’in oyuncu ve şarkıcı olan ilk eşi Deborah Falconer’den 18 yaşında bir oğlu var. Gelecek ay da Susan’la ilk çocuklarını kucaklarına alacaklar.“Aslında çok komik. Hep, eğer 40’larımda, yeniden evlenmiş, Los Angeles banliyösünde yaşayan bir aksiyon yıldızı baba olursam kafama sıkarım derdim. Şimdiyse öyleyim. Bu da gösteriyor ki kendim için neyin olduğunu hayat benden daha iyi biliyor. Ama ben de yavaş yavaş öğreniyorum. Eskiden olduğu gibi alışılmışın dışında şeyler yapmaya ihtiyacım yok. Şu anda  46 yaşındayım ve yarım yüzyılı bulmama az kaldı” diyor ve ekliyor: “Hayat güzel. Yeni bir bebekle belki biraz yavaşlamam gerekecek ama yakın zamanda buna imkan yok gibi.”

Haber ile ilgili metin girin!.
Görüntülenme : 1288 Güncelleme Tarihi: 16/01/2012 15:01:06
Yayınlanma Tarihi: 16/01/2012 07:43:47

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin