Canlı
TV8'de şu an

Bu yarışmacının performansını beğendiniz mi?
Fethiye’de yaz devam ediyor

Fethiye’de yaz devam ediyor

“Fethiye’ye sadece yazın gidilir” diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Geçen hafta yönümü güneye çevirdim. Kalabalıktan, otel ve restoranların pahalılığından eser yoktu. Bir çılgınlık yapıp 2 bin metreden atlayıp, kuşlar gibi süzüldüm. Güneş dağların arkasından yavaş yavaş batarken Ölüdeniz’de doyasıya yüzdüm. Yazdan kalma bir tatil için şimdi Fethiye’nin tam zamanı!

24.10.2016 09:13

İstanbul’un soğuyan havasını bırakıp 17. Fethiye Hava Oyunları’nı izlemek için iki günlüğüne Fethiye’ye gittim. Dalaman Havalimanı’na indiğim anda güneşin sıcaklığı yüzüme vurdu. İçim ısındı.

Yarım saatlik yolculuğun ardından oyunların yapıldığı Belcekız Plajı’na ulaştım. Gökyüzü dört bir tarafa yayılmış rengârenk yamaç paraşütleriyle doluydu. Bir yanda sırasıyla inen pilotlar diğer yanda çalan müzik ve akrobasi gösterileriyle adına yakışır bir festival oluyordu.

Gösterilerin gündüz bölümün izledikten sonra çarşıda keşfe çıktım. Sezonun kapanması yaklaştıkça hediyelik eşya dükkânlarından, kıyafet mağazalarına fiyatlar yarı yarıya düşmüş. Plajdan yukarıya çıkarken soldaki Zuzu Art’da bayılacağınız bileklikler ve küpeler var. Bu mevsimde yerli turistleri rastlamak pek mümkün değil. İngiliz ve Hollandalılar ağırlıkta.

Deniz sezonunu kapattığımı düşünüyordum. Yanılmışım. Ölüdeniz’de deniz hâlâ çok sıcak. Plaja giriş kişi başı 7 TL. Hava fotoğraflarından hafızalarımıza kazınan dar boğazı nedeniyle dalganın hiç olmadığı Ölüdeniz sanki bana tahsis edilmiş gibiydi. Bomboş...

Gece paraşütçüleri
Gökyüzünde süzülen paraşütler, güneşin dağların arkasından batışı ve masmavi deniz... İçimden “Fethiye’ye gelmenin tam zamanıymış” diye geçirdim. Üç saatte anca denizden çıkıp tekrar festival alanına döndüm. Normal zamanda gece yamaç paraşütüyle atlamak yasak. Ancak Türk Hava Kurumu’ndan alınan özel izinle akşam karanlığında 30 pilotun 1.800 metreden atlayış yapacağının anonsu yapıldı. Alanda herkesi bir heyecan sardı. Üstelik pilotların çoğu ilk kez gece karanlığında atlayış yapıyordu. Çok geçmeden ilk paraşüt gözüktü. Yakılan meşalelerle ve çalınan müziklerle bir yandan insanlar dans ediyor diğer yandan ardı ardına paraşütler yere iniyordu.

Tam atlayacakken...
Gün boyu yamaç paraşütçülerini izleyince içimde biraz cesaret, biraz merak, biraz da adrenalinle ben de Babadağ’dan atlamaya karar verdim. İkinci gün kahvaltımı yapıp pilotum Hasan Karateke’yle araca atlayıp Babadağ’ın yolunu tuttuk. 30-35 dakikada pistlere ulaşılıyor. Pilotnu talimatlarına uyarak koşmaya başlayıp tam atlayacakken rüzgârın tersten esmesiyle “İptal, iptal!” sesiyle irkildim. Kuşlar gibi süzülmeyi beklerken, malzemeleri sökmeye başladık...

10-15 dakika kadar rüzgârın yön değiştirmesini bekledik. Ancak bir türlü gerekli şartlar oluşmayınca vazgeçip dağın tam zirve noktası olan 2 bin metreye geçtik. Her şey istenildiği gibiydi. Ben ne olduğunu anlamadan paraşüt açıldı, koşmaya başladık ve ayaklarım yerden kesildi. Artık süzülüyordum...

10 dakika sonra fotoğraf karelerindeki ‘Ölüdeniz’ ayaklarımın altındaydı. Biraz sonra Hasan Karateke, “Biraz akrobasi ister misin?” diye sordu. “Evet” demez olaydım... Masmavi denizin üzerine gelince başladık 360 derece dönmeye... Başta oldukça keyifliydi ama 8-10 tur hızlıca döndükten sonra başım da dönmeye başladı. İstemsizce “Nolur duralımm...” diye bağırdım.

Dün gösteride çeşit çeşit akrobasi yapan pilotlara saygım biraz daha arttı. Yaklaşık 30 dakika süren atlayışın ardından Belcekız Plajı’na doğru inişe geçtik. Adrenalin dolu bu deneyimi siz de yaşamak için sahildeki acentelere gidebilirsiniz. Video çekimi de dahil 250 TL. Aramızda kalsın, pazarlık yapılıyor... En kötü 30-40 lira kırarsınız. Fazlasını zorlamayın ama... Emeğe saygı...

Yorumlar | 0
üye profil