Ezgi Avcı’dan samimi açıklamalar! “Adaya gittiğimde yalnızdım ve..."

Ekranların sevilen sunucusu Ezgi Avcı’yla, Amerika’daki üniversite yıllarından Miss Turkey’e nasıl katıldığına, sunuculuğa adım attığı dönemlerden yaşam koçu olmasına kadar çok samimi bir sohbet gerçekleştirdik. Ayrıca Avcı, sevenleri için güzellik sırlarını da sıraladı…

Yayınlanma Tarihi: 24.11.2021 10:12
Değiştirme Tarihi: 24.11.2021 10:12

Röportaj: Şebnem Ber 

 

Biraz geçmişe götürmek istiyorum seni. İlk Miss Turkey ile hayatlarımıza girdin. Neden güzellik yarışmasına katıldın?

Amerika’da üniversite 2. sınıfta okuyordum. Yaz tatili için Türkiye’ye dönecektim. Ailem bana dünya güzeli, Türkiye güzeli diye hitap ederdi zaman zaman, ailedeki tek kız çocuğu olmamdan kaynaklanıyordu. İşler ilginç gelişti ve ailem benim adıma Miss Turkey’e başvurdu. Hatta görüşmeye çağırıldığım bilgisini NewYork’tayken haber verdiler bana. İnanılmaz şaşırmıştım. Ben de akışına bıraktım gidişatı. Elemelere katıldım ve binlerce kız arasından ilk 20’ye kaldım. Kendimi bir anda kampta buldum. Derken taç aldım. Sonrasında üniversiteye Amerika’ya geri döndüm. Çok emek verdiğim başarı ve voleybol bursu ile kazandığım okulumu çok iyi dereceyle bitirdim. Okul bitince Amerika’da yaşayabilirdim, işim de hazırdı. Ama içimden bir ses dönmem gerektiğini söyledi. Döndüğüm andan itibaren de kendimi medya sektörünün içinde buldum. Hem kendimi geliştirmek hem de yapacağım mesleğin hakkını vermek için bu alanlarda oyunculuk ve spikerlik/diksiyon eğitimleri aldım. Sanırım sunuculuk yönüm daha ağır bastı ve bu alanda ilerlemek istedim. Oyunculuk da aslında benim içimde bir yerlerde var, uygun bir projede olmayı isterim.

Yani hedefin baştan belliymiş…

Evet. Hedefleri olan biriyim. Hedef koymayı seviyorum. Voleybola başladığımda da iyi bir okulda burslu okumak istiyordum. Ve bu hedefime ulaştım. Kendime hedef koyup, ona varma sürecini yaşamayı seviyorum.

 

“13 YIL TER DÖKTÜM…”

Bu sektör için eğitim gerekiyor mu? Yoksa tecrübe daha mı önemli?

Kendime eğitim anlamında çok fazla yatırım yaptım ve yapmaya da devam ediyorum. Üniversiteyi burslu Amerika’da okumak, kendime yaptığım en büyük yatırımlardan biriydi. Bunu sağlayabilmek için 13 yıl voleybol oynadım. Öte yandan derslerim iyi olmak zorundaydı ve bunun için de çok çalıştım. İnanılmaz bir emek bu. Belli bir seviyeye gelip bunun karşılığında ödüllendirilmek insana kendisini kıymetli hissettiriyor. Üniversiteyi bitirdikten sonra yolumun medya sektöründe ilerleyeceğini gördüm. Bu esnada severek ve içime sinerek yapacağım işle alakalı, yani sunuculuk ve oyunculukla alakalı, bilgi ve beceriyi edinmek üzere uzun süre özel dersler aldım ve kurslara gittim. Pandemi sürecinde ise farkındalığımı artırmam gerektiğini ve insanlara da farkındalıklarını artırabilecekleri bir alan yaratabileceğimi düşündüm. Ve yaşam koçu olmaya karar verdim. 140 saatlik eğitimi tamamladım ve şu an seanslar veriyorum danışanlarıma. Eğitimim devam ediyor. Söyleyeceğim o ki, eğitim de gerekiyor tecrübede.

Yaşam koçu olduğunu bilmiyorduk…

Üniversitede okurken, yurt dışı eğitim danışmanı olmak istiyordum. Öğrencilere fayda sağlayarak onlara yardımcı olabileceğimi düşündüm. Şimdi ise bu düşüncemi insanları hedeflerine ulaştırma alanına eğrilttim.

 

“DANIŞANLARIMA SEANSLAR VERİYORUM”

Danışanların sana geliyor ve süreç nasıl işliyor?

Danışanlarım öncelikli olarak ulaşmak istedikleri bir hedefinin ya da üzerine çalışmak istedikleri, hayatlarında çıkar yol aradıkları bir durum olması üzerine seanslar alıyor. Doğru soru-cevap teknikleri ile ilerliyor seanslarımız. Kişiyi kendi doğruları ve değer yargıları çerçevesinde hedeflerine ulaştırıyorum. Dolayısıyla bu anlamda çalışmak isteyenler bana ulaşıyorlar. Belli bir süre seanslara devam ediyoruz.

Sana daha çok ne için başvuruyorlar?

Öğrenci danışanlarımla sınav sürecinde yol alıyoruz. Sürece nasıl adapte olabileceğimize bakıyoruz. Sporcu danışanlarım da var. Herhangi bir hedefi olup bunu başarmak isteyen bireylerle çalışıyorum.

Peki ünlülerden var mı?

O detaylara çok girmeyelim. Bu güzel bir şey. Yardım alabilen insanlar güçlü insanlardır. Kendilerinin yeterli olmadığı noktayı keşfeden insanlar özgüvenli ve güçlü kişilerdir bana göre.

Medya sektörüne geçelim o zaman. TV8’le yolların nasıl kesişmişti?

2013’te Miss Turkey seçildim. 2015’te de üniversiteden mezun oldum ve Türkiye’ye döndüm. Bu esnada ‘Türkiye’ye dönüşüm’ temalı verdiğim bir röportajda ‘Survivor’a gitmez miydin’ sorusu geldi. Ben de giderdim dedim. Bir süre sonra Acun Medya bana ulaştı ve görüşmeye gittim. Birkaç görüşmeden sonra onaylandı ve adaya gittim. Birlikteliğimiz hala devam ediyor.

Haber ile ilgili metin girin!.

“ADAYA GİTTİĞİMDE YALNIZ OLDUĞUMU GÖRDÜM”

Survivor nasıl bir deneyimdi senin için?

Survivor, kendi kararlarımı almayı öğretti bana. Çok kararsız bir insanımdır. Gerçi hala devam ediyor. Ama yarışma bu konuda bana çok şey kattı. Adaya gittiğimde 23 yaşındaydım ve adada yalnız olduğumu, tek başıma karar almam gerektiğini gördüm. O anlamda beni geliştirdi. Yaklaşık 4 ay kaldım adada. Açlıkla da, özlemle de baş ettim. Zorladı beni özlem. Yeri geldi ağladım da ama diğerlerine göre çok daha kolay atlattım bence.

 

“GÜVENMEDİKLERİMİ HAYATIMDAN ÇIKARDIM”

Ezgi kendisini nasıl tarif eder?

Doğal olduğuma inanıyorum. Kaprissiz bir insanım. Olduğum gibi davranırım. Bu beni daha da rahat hissettiriyor. Her yerde aynıyım. Bu yüzden sansasyonel değilim. Kendi dünyamı yarattım ve bu dünyada güvendiğim insanlar var sadece. Güvenmediklerimi hayatımdan çıkardım. İnsanları olduğu gibi kabul ediyorum.

Sevmediğin özelliklerin var mı?

Kararsızlığım. İnanılmaz kararsızım birçok konuda. Karar verme sürecim beni çok zorluyor. Hayattaki en büyük kırgınlıkların neler? Yaşım ilerledikçe ve kendimi keşfettikçe sezgilerim de arttı. Hissiyatımın beni doğru yönlendirdiğini farkettim ve kararlarımı da sezgilerime göre alıyorum. Bu sezgilerim aynı zamanda tecrübelerimden de kaynaklanıyor. Yaşadığım kırgınlıklar bana insanları olduğu gibi kabul etmemi öğretti.

En son ne zaman ağladın?

Hayal kırıklığı yaşamışımdır. Terazi burcuyum ve adalet, hak, hukuk, eşitlik benim için çok önemli. Bana haksızlık yapıldığını düşündüğüm noktada hassalaşıyorum.

Yeniden evlenmeyi düşünüyor musun?

Bu soru bana hiç sorulmadı. Hiç düşünmedim cevabını. Hayata küsmedim, duygulara küsmedim, sevgiye küsmedim. Yani elbet bir gün olur.

Peki aşk evliliği mi, mantık evliliği mi tercih edersin bundan sonra?

Ben duygularıyla hareket eden biriyim. Karşılıklı duygu kesinlikle olmalı. Çok iyi anlaşmam gerekir, duygusal bağ kesinlikle olmalı kendimi verebilmem için.

Kalbini çalmak isteyen biri ne yapmalı?

Çok güzel bir listem var aslında bu konuda. Güvenilir olmalı, beni dinleyebilmeli. Sevgisini gösteren biri olmalı aynı zamanda. Ben o ilgiyi görebilmeliyim.

 

“HER GÜN 10 BİN ADIM ATIYORUM”

Gelelim güzelliğine. Formunun sırrı ne?

Spor yapıyorum, tatlı çoğunlukla yemiyorum. Yiyorsam bile evde yapılmış tatlıları tercih ediyorum. Kuru meyve severim. Yürümenin mümkün olduğu her yere yürüyerek gitmeyi tercih ediyorum. 10 bin adımı tamamlarım hemen hemen her gün. Haftada 2 gün spor yapıyorum ve sert spor seviyorum. Ve iki ana öğünüm var gün içinde.

Mutfağa girmeyi sever misin?

Mutfağa girmeyi, güzel yemekler yapabilmeyi çok isterdim ama buna pek vakit ayırdığımı söyleyemem. Ancak misafir geldiği zaman olan hünerlerimi sergilemeye çalışıyorum.

 

“ZAMANI GELİNCE ESTETİK YAPTIRIRIM”

Estetiğe karşı mısın?

Estetiğe karşı değilim, elbette zamanı gelince yaptıracağım. Ben doğal akışı olabildiğince elimde tutmak istiyorum. Mezoterapi ile cildimi desteklemeye çalışıyorum.

Güzellik sırların neler?

Ekstra bir şey açıkçası yapmıyorum. Nemlendiricilerim var. Göz altı ve yüz olmak üzere. Onun dışında her yıl kış döneminde 4 seans mezoretapi yaptırıp cildime iyi geldiğini gözlemlediğim vitaminlerden destek alıyorum. Spor da yapıyorum.

Bedenimiz için bunları yapmalıyız, peki ruhumuzu doyurmak için?

Herkesin bir hobisi mümkünse olmalı. Ben sporu hobiye dönüştürmüş biriyim. Salona gidemiyorsam, Belgrad Ormanı’na gidip koşuyorum. Kendimi aktif tutmaya çalışıyorum. Bunu da görev gibi değil, ihtiyaç olarak görüyorum. Hobilere ihtiyacımız var. Kafamızın dağılması lazım. Evde de bir uğraş bulunabilir. Bu hobinin dış alanda veya bütçe ayırarak olmasına gerek yok.

 

“GÜNDÜZ KUŞAĞI İSTİYORUM”

Ufukta sürpriz projeler var mı?

Gazete Magazin’i sunduğum gibi Anadolu Efes Stüdyo’yu da sunuyorum. Orada da çok güzel bir tempo var. Güzel formatlar üretiyoruz. Şu ara tempomda tatlı bir yoğunluk var. Aynı zamanda etkinlik/lansman sunumlarına gidiyorum. Oyunculukta da tekrar deneyim kazanmak isterim uygun fırsatta.

En büyük hayalin nedir?

İngilizce ikinci ana dilim gibi. O yüzden İngilizce yayınlar yapmak istiyorum. Anadolu Efes’te bunun bir kısmını gerçekleştireceğiz. İngilizcenin olduğu platformlarda yer almak istiyorum. Aynı zamanda magazinden çok memnunum. İleride gündüz kuşağında da yer almak istiyorum.

İlgili Sayfalar: Magazin