Emre Taşkıran: Akıl ve beden sağlığımı kaybetmekten korkuyorum

Emre Taşkıran: Akıl ve beden sağlığımı kaybetmekten korkuyorum

Emre Taşkıran, cumartesi akşamları Kanal D’nin ilgiyle izlenen romantik komedisi “Tatlı İntikam”la evlerimize konuk oluyor. Dizide evine düşkün bir aile babasını canlandıran oyuncuyla rolünü, oyunculuk kariyerini, korkularını ve hayallerini konuştuk...

◊ Ekrana çok fazla ara vermeden “Tatlı İntikam”la karşımıza çıktınız. Bu projede sizi en çok etkileyen ne oldu?- Bir önceki işim dramdı ve dönem dizisiydi. O zaman sorduklarında “Bir sonraki işimin komedi olmasını istiyorum” demiştim. “Tatlı İntikam”ın romantik komedi olması ve günümüzde geçmesi ilk anda beni mutlu eden detaylardı. Hikayeyi ve karakteri de öğrenince, işin içinde olmayı çok istedim. İstekler karşılıklı olunca da kadroda yer aldım. ◊ Sizden canlandırdığınız karakteri de dinleyelim. Nasıl biri Hakan?- Hakan, eşini, kızını, evini seven ve onlara bağlı olan bir baba. Sakin ve fazlasıyla sabırlı biri. Sorun, sıkıntı istemiyor, tartışmayı sevmiyor. Huzuru kaçsın istemiyor ve yapıcı bir karakter. Haliyle bir sorunla karşılaştığında alttan alıyor, büyütmüyor. Ama işte tersi de ters... ◊ Hakan yapıcı biri, siz öyle misiniz?- Benzer özelliklerimiz var. Her şeyden önce sevgi dolu bir karakter o. Ailesine bağlı, sıcak ve samimi. Değer yargılarını kaybetmemiş. Bu yönlerden benziyoruz. Ama ben Hakan kadar sabırlı değilim. Bir de işinden evine gelip, ailesiyle vakit geçirip, televizyonda maç izlemek Hakan’a yetiyor. Ben biraz daha hareketli biriyim Hakan’a göre. YÖNETMEN PROVAYI YARIDA KESTİ “GİDİN BİRBİRİNİZİ TANIYIN” DEDİ◊ Rol arkadaşınız Cemre Gümeli ve diğer ekip üyeleriyle nasıl bir uyum var aranızda?- Cemre, rol arkadaşından önce bir arkadaş benim için. Konuşabildiğim, dertleşebildiğim, fikir alabildiğim bir insan. İşin başından beri “İyi ki partneriz” diyorum. Bu işte çok garip bir durum oldu; sanki herkes birbirini daha önceden tanıyordu. Okuma provasındayken yönetmenimiz bir anda provayı yarıda kesip “Gidip birbirinizi tanıyın” demişti. Sonra çıkıp bir yere oturduk. Ve kısa bir zamanda hepimiz yakalamamız gereken samimiyeti yakaladık. Rol arkadaşlarımın hepsini ayrı ayrı seviyorum. ◊ Oyunculuk kariyerinizde her şey istediğiniz gibi mi ilerliyor?- Şu zamana kadar yaşadığım her şeyden memnunum. Yaptığım işlerden şu anda içinde bulunduğum projeye kadar. İyi insanlarla karşılaşmak ve iyi işler ortaya koymak için çok dua ediyorum. Çok şükür öyle de oluyor. UZAYA ROKET FIRLATMIYORUZ AMA ZOR BİR İŞ YAPIYORUZ◊ Bir oyuncu olarak sizi en çok korkutan şey ne?- İki şey var. İlki, akıl ve beden sağlığımı kaybetmek. İkincisi de benim için önemli olan değer yargılarının bozulması. Oyunculuk, ciddiyet ve disiplin gerektiren bir meslek. Tabii ki uzaya roket fırlatmıyoruz ama zor bir işimiz var. Çünkü duygularla ortaya çıkarılan, hem beynin hem de bedenin yorulduğu bir iş bu. Kendinizi her daim iyi tutmalısınız. İnişleriniz çıkışlarınız olduğunda dengede durmak ve sağlığınızı korumak zorundasınız.◊ İlerisi için planlarınız neler?- Açıkçası uzun vadeli planlar yapmıyorum. Tabii ki düşüncelerim, hayallerim var ama bunun için kendimi şartlandırıp hırsa kapılmıyorum. ◊ Set dışında boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz?- Kendime vakit ayırmaya çalışıyorum. Bir yılı aşkındır spor yapıyorum. Orta düzeyde klarnet çalıyorum. Yemek yapmayı çok seviyorum, yeni yemekler deniyorum. Film izlemeyi seviyorum, sinemaya gidiyorum.

ÇOCUĞUM OLACAKSA KIZ OLSUN

◊ Dizide aynı zamanda bir babayı canlandırıyorsunuz. Siz nasıl bir baba olurdunuz?- Nasıl bir hissiyattır, kişiye ne yaşatır bilmiyorum. Tecrübe ettiğim bir duygu değil. Ama Hakan karakteri sayesinde az da olsa deneyimlemiş oldum. Ve hissiyatının çok güzel olduğunu söyleyebilirim. Sanırım bir gün çocuğum olursa Hakan’dan farklı bir baba olmayacağım. Bir de bir gün çocuğum olursa, kız olmasını istiyorum. Genel olarak çocukları çok seviyorum ama kız çocuklarına aşığım. O yüzden dizide bir kız çocuğu babasını oynamak beni çok mutlu ediyor.

OYUNCU OLMASAM RALLİCİ OLURDUM

◊ Oyuncu olmasaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz? - Çocukluğumdan beri sevdiğim ve git gide artan tek bir tutkum var; otomobiller. Öyle bir sevgi ve tutku ki bu, hepsinin bir ruhu, bir enerjisi olduğuna inanıyorum. Bu yüzden sanırım oyuncu olmasaydım ve bana bir fırsat verilseydi kesinlikle F1 ya da ralli pilotu olurdum.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 03/09/2016 01:06:38

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.