Eksantrik insanların buluşma noktası Patmos

Eksantrik insanların buluşma noktası Patmos

Duo ve deka, iki ve on veya bir araya geldiklerinde oniki demek. ‘Dodecanese’ 12 adalara verilen isim. Bu adalardan en Kuzeybatıda olanı Patmos veya Osmanlıcasıyla ‘Batnaz’. Ada sanatçıların ve eksantrik insanların buluşma noktası olmuş. Bir de Patmos’a gidince ne yapın edin sekiz nesildir ayakta olan Simandiris Mansion’u (konak), içindeki antikaları, fotoları, işlemeleri ve bilhassa aileden arda kalan son iki kardeşi tanımak için uğrayınız. Müze gibidir. Hastasıyım…

Artık eskisi gibi değil tarih, doğruyu yazıyor. Rum arkadaşım Stavros aynen şunları söyledi. “Eskiden biz çocukken, ilkokuldan beri bize ‘kafa kesen Türkler’ den bahsederlerdi”. Yeni basım bir basit turist rehberi satın aldım söyle yazıyor; Patmos St. John Manastırı’nın sadece araştırmacılara özel izinle açılan bölümleri ve dökümanları incelendiğinde, Osmanlı’nın adaya geniş imtiyazlar tanıdığını ve 15’inci asırda adanın Türk koruması sırasında ekonomik zirvesine tırmandığı, geliştiği, zenginleştiği anlaşılıyor.

Osmanlının politikasına göre ada kendi yönetimini manastırıyla sağlamış ve Türkler adaya yerleşmemiş. Adanın güvenliğini ve bütünlüğünü sağlamış ve buna karşılık vergisini almış. Bu adaların baş belası olan korsanlar Osmanlı egemenliğindeki adaya hiç bir şekilde uğrayamamış. 1600’lere gelindiğinde Osmanlı ada idaresini manastıra bırakmış, sadece vergi toplama paşaları senede bir kez adaya uğrar olmuş. Liman da bir canlılık başlamış, yün, pamuk, işlemeli bezler ve sanat eserleri, ahşap işler için depolar inşa edilmiş. O ana kadar korsan korkusundan tüm bunlar tepelerdeymiş, korsan korkusu kalmayınca limanlar gelişmiş… Ada Osmanlı korumasında ama manastır idaresinde imtiyazlı bir hayat yaşamaya başlamış.

Adalarda Osmanlı-İtalya farkı

1600’larda inşa edilmiş bir Osmanlı temsilcisi evini ziyaret ettim. Simandiris ailesi adanın zengin ağalarından ve bir nevi Osmanlı Fahri konsolosu. Ev ve mimarisi bir yana, içindeki eşyalar ve hâlâ yaşayanlar ilgimi çekti. Madam Morfousa Simandiris 96 yaşında, yedi kardeşten tek kız olanı. İlk önceleri kötü Yunancam ile pek anlaşamadık. Bir anda aklıma geldi ki 1912’den 1943’lere kadar 30 sene kadar İtalya idaresinde kalan 12 adalarda, İtalyanlar Rumca konuşmayı bile yasaklamışlar. Eskiden 12 adalarda pek lisan problemim olmazdı, yaşlılarla İtalyanca gençler de çat pat İngilizce konuşurdum. Ama artık o yaşlıların çoğu hayatta değil. Bir seferinde yaşlı bir adalı Rum, “Okula gitmemek için dağlara kaçar, mağaralara saklanırdık, Mussolini’nin askerleri bizleri bulup sırtımızda süngülerle zorla okula getirirlerdi, iyi ki de öyle yapmışlar, bak şimdi senle İtalyanca konuşuyorum” demişti. Ben bunun sırf erkekler için geçerli olduğunu düşünmüştüm ama Morfousa 1920 doğumlu ve çatır çatır İtalyanca konuşuyor. “Gençliğimde bir İtalyan’a âşık oldum ama tek kız olduğum için babam vermedi” dedi. 96 yaşında hâlâ kikir kikir gülüyor ve flört ediyor.

Yemek yemek için ise: -Müthiş manzaralı ‘Jimmy’s Balcony’ Jimmy ye benden selam söyleyin. Hastamdır.- En eski lokanta olduğunu tahmin ettiğim, en azında 28 sene evvel orada yemek yediğim ‘Vaggelis’ hora ana meydanında.-Yediğim en lezzetli Yunan taverna mezeleri ‘Plefsis Taverna’da. Burası ‘Grikos Koyu’ndaki müthiş otel ‘Aktis’e bağlı ve onun hemen yanı başında bulunuyor. Orada yemek yemeden adayı sakın terk etmeyin.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 31/08/2016 10:11:42

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.