Diyabet hastalarına müjde: Şeker ölçüm çubukları ölüm saçamayacak

Diyabet hastalarına müjde: Şeker ölçüm çubukları ölüm saçamayacak

Danıştay’ın şeker ölçüm çubuğu ile ilgili yürütmeyi durdurma kararı, diyabet hastalarına rahat bir nefes aldırdı.

29.06.2016 09:54

Zira SGK’nın bu çubuklara en fazla 32 kuruş ödemesi, Uzak Doğu kökenli ucuz cihazlara yönelen ve yanlış tedavi riski yaşayan çok sayıda hastanın hayatını tehdit ediyordu.

Danıştay, diyabet hastalarının kullandığı şeker ölçüm çubuğu başına en fazla 32 kuruş ödeneceği yönündeki Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) uygulamasına yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Yani SGK yeni bir SUT yayınlayana ve mahkeme kararı kesinleşene kadar hastalar şeker ölçüm çubuklarına para ödemeyecek, cihazların ücretini SGK karşılayacak.

Karar, Türkiye’de her 100 kişiden 14’ünde bulunan diyabet hastalığı ile mücadele açısından son derece önemli. Çünkü insülinin doğru dozda vücuda verilmesi için kan şekeri değerinin doğru tespit edilmesi gerekiyor. Diyabet hastaları günde 5 veya 8 kez şeker kontrolü yapmak zorunda kalabiliyor.

"HASTALAR FARK ÜCRETİ ÖDEMEMEK İÇİN ÇİN MALI ÜRÜNLERE YÖNELİYOR"
Ancak şekerin yanlış ölçülmesi, hastanın yanlış tedavi almasına, akabinde çok sayıda hastalıkla birlikte ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden oluyor.

SGK, 2011 yılından önce şeker ölçüm çubuğu başına 0,55 kuruş öderken, 2011 yılından bu yana en fazla 32 kuruşluk ödeme yapıyordu. Bu düşük ödeme ise hastaları ucuz, kalitesiz ve yanlış ölçüm yapan, Uzak Doğu kökenli cihaz ve ölçüm çubuklarına itiyordu.

"TÜRKİYE, ÇAKMA GLUKOZ ÖLÇÜM CİHAZI CENNETİ HALİNE GELMİŞTİR”
Türkiye Diyabet Vakfı ve Diyabetle Yaşam Derneği İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında Danıştay’ın şeker ölçüm çubuklarıyla ilgili kararını değerlendirdi.

“Türkiye, ‘çakma’ glukoz ölçüm cihazı cenneti haline gelmiştir” diyen Türkiye Diyabet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Selçuk Dağdeviren, Uzak Doğu’dan gelen ucuz ama kalitesiz cihazların hastalar açısından ciddi tehdit oluşturduğunun altını çizdi.

“Tamam ticaret açısından belli ki rekabetin çok olduğu bir alan ama lütfen diyabet hastaları bu rekabetin mağduru olmasın” ifadesini kullanan Dağdeviren, burada hem sağlık otoritelerine hem de vatandaşa sorumluluk düştüğünü söyledi, savurganlık vurgusu yaptı:

“Mesela bazı hastalar, evlerine gelen dedelerine, teyzelerine şeker ölçümü yapıyor. Bu tür savurganlıklar nedeniyle diyabet hastalarının ihtiyacı karşılanamıyor. Çünkü ödeme konusunda sıkıntı yaşanıyor.”

“DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BU KADAR FAZLA STRİP FİRMASI YOK”
Vakfın Hukuk Müşaviri Çağrı Çakıcı, “Çin ve Kore malı cihazlarla sağlıklı ölçüm yapılmadığına ve hastaların hayatını tehdit ettiğine dair mahkemeye başvurduk ve sonuç aldık” derken, Diyabetle Yaşam Derneği Başkanı Emine Alemdar, “Türkiye’de onlarca firma var. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar fazla strip firması yok ve bunların büyük bir kısmı sahte” değerlendirmesinde bulundu.

“AZ KALSIN OĞLUMU ELLERİMLE ÖLDÜRECEKTİM”
Yanlış şeker ölçümü sonucunda çok sayıda hastanın ciddi sorunlar yaşadığını ve hayatı tehdit edecek sonuçlarla karşılaştığını söyleyen Alemdar’ın verdiği bir örnek, durumun ciddiyetini göz önüne serecek nitelikte:

“Konya’da yaşayan bir hastamızın annesi, bir gece oğlunun fenalaşması üzerine şekerini ölçmüş. Cihaz, en fazla 140 olması gereken sonucu 250 olarak göstermiş. Çocuğunun şekerinin yüksek olduğunu gören anne, insülin yapmadan önce bir kez daha ölçüm yapmak istemiş ve SGK'nın geri ödeme listesinde yer alan aynı cihaz, sonucu bu kez 20 olarak göstermiş. Hangi sonuca inanacağını bilemeyen anne, ‘Çocuğumun o gece şekeri düşmüş. Eğer insülin uygulasaydım onu kendi ellerimle öldürecektim’ dedi. Yani bizim yaşamamız bu ölçümlere ve buna göre verilecek tedaviye bağlı.”

6 YAŞINDAKİ BEDİRCAN: GÜNDE 8 KEZ KAN ŞEKERİMİ ÖLÇÜYORUM
Toplantıya katılanlar arasında 1,5 yıl önce diyabet teşhisi konan 6 yaşındaki Bedircan Eren de vardı. Günde 3 kez insülin yapıldığını söyleyen Bedircan, “Ölçümlerimi kendim yapıyorum ve günde 8 kez ölçüyorum” dedi.

Diyabetle mücadele eden kuruluşlar ve hastalar Danıştay kararından memnun.Bedircan’ın annesi Arzu Eren ise “Bu durumdan en çok muzdarip olanlar anne ve babalardır. Çünkü diyabet hastası küçük çocuğun bu hastalıkla başa çıkmasını sağlamak gerçekten çok zor” diye konuştu.

"CİHAZLARDAKİ FARK NEDENİYLE BEDİRCAN'A YANLIŞ TEDAVİ YAPACAKTIM"
Danıştay kararının tüm diyabet hastaları gibi kendilerini de sevindirip umutlandırdığını belirten Eren de cihazlar arasındaki farklılığı yarattığı tehlikeye dikkat çekti.

Eren, Konya'daki annenin yaşadığına benzer bir durumla karşılaştığını belirterek, “İnsülin yapmak için Bedircan'ın şekerini ölçtüğüm bir gün, 2 cihaz arasında 41 gibi önemli bir fark çıktı. Ancak insülin yapmadan önce doktorlarla görüştük ve yanlış tedaviyi engelledik” dedi.

Yorumlar | 0
üye profil