Contemporary İstanbul açıldı

Contemporary İstanbul açıldı

Ağır siyasi gündemin etkisi altında olup da “Aman, şimdi sanat fuarının sırası mı” diyenlere büyük harflerle karşılık verelim: TAM SIRASI! Contemporary İstanbul’un İcra Kurulu Üyesi Hasan Bülent Kahraman da öyle diyor: “Çok karanlık şeyler yaşadık ama sanat bir rehabilitasyon imkânı sunar. Üstelik bu fuar sadece alışveriş yapılan bir yer değil, aynı zamanda bir kültürel etkinlik alanı, bugün İlhan Koman’ın eserlerini bir arada başka nasıl görebilirsiniz ki?” Fuarı, onunla birlikte gezdik. Sanatçıların, galericilerin, koleksiyonerlerin, sanat eleştirmenlerinin bu yılki fuarla ilgili görüşlerini aldık. Sanat camiasındaki fısıltılara kulak kabarttık. Fuarı nasıl gezmeli, çıkışta hangi mekânlara uğramalı, sıraladık...

FUARI NASIL GEZMELİ? ÖNCEDEN OTURUP ÇALIŞIN, KOŞTURA KOŞTURA GEZMEYİN
Şehrin en heyecan verici sanat etkinliklerinden biri olan Contemporary İstanbul’un açılış gecesindeyiz. Bu yıl 11’incisi düzenlenen fuarı, organizasyonun İcra Kurulu Üyesi Hasan Bülent Kahraman’la gezeceğiz. Onunla küratörlüğünü yaptığı, Murat Germen sergisi için ayrılmış olan Akbank Sanat alanında buluşuyoruz.

 

Tur boyu; nereye yönelsek, kalabalık ikiye yarılıyor. Sanat takipçileri Kahraman’a selam vermek, fuarla ilgili bir şeyler sormak istiyorlar. Bize fuarı onun gibi bir rehberle gezdiğimiz için ne kadar şanslı olduğumuzu söylüyorlar.Kahraman, kendisi için öne çıkan eserlerden söz etmeden fuarı bugün ve yarın gezeceklere birkaç öneri sıralıyor: m Bu işi ciddiye alın; önceden oturup çalışın, hangi eserleri görmek istediğinizi baştan belirleyin. Bunun için etkinliğin internet sitesinden, kataloğundan ve çeşitli yayınlarda çıkmış, konuyla ilgili röportajlardan faydalanabilirsiniz. m Koştura koştura gezmeyin. Gerekirse turu iki güne bölün. m Fuar bir rahatlama alanı ama sadece eğlenmek, selfie çekmek ve “Ben de oradaydım” demek için gitmeyin.Kahraman’ın önerilerine biz de birkaç tane ekleyelim: ** Başlamadan önce mutlaka fuar alanının bir haritası edinin. ** Rahat ayakkabılar giyin. ** Aç olmamaya dikkat edin. Her şey tamamsa çok güzel bir iki-üç saat geçireceğinizden emin olabilirsiniz.

 

 

TÜRKİYE’DE BİR SANAT YAPITINA MİLYON DOLAR VERİLMESİ HÂLÂ SIRADANLAŞMADI
Türkiye de dünya da sert bir dönemden geçiyor. Bunun sanat etkinliklerine nasıl bir etkisi var?
- Ben olumlu bir etkisinin olacağını düşünüyorum. Fuar bu sene çok ilgi toplayacak ve etkili olacak. 15 Temmuz’la birlikte çok karanlık şeyler gördük. Ondan sonra bir ferahlama yaşayacağımızı varsayıyordum, öyle de oldu. Sanat bir rehabilitasyon imkânı sunar. İnsanlar sanat sayesinde hem yaşananları ayrı bir gözle değerlendirir hem de bir soluk alıp dünyaya başka bir gözle bakar. Tabii ki sanatçılar çok duyarlı oldukları için gündemin sıkıntısını yaşıyor. Bugün, Türkiye’de işlerin güllük gülistanlık olduğunu söylemek mümkün değil. Ama şunu da biliyoruz ki sanat kendisini böyle zamanlarda üretiyor. Nasıl

1960 darbesinden sonra 60 dönemi romanı ve şiiri doğduysa, 1971 darbesinden sonra bir 12 Mart edebiyatı doğduysa, bugün yaşadıklarımızdan sonra da bir ‘post 15 Temmuz dönemi sanatı’ doğacağına eminim.

Peki sanat piyasası nasıl etkileniyor mevcut atmosferden?
- Bu sene yurtdışından fuara katılan galeriler sayısında bir düşüş var. Ama bu, Türkiye’de işler kötü olduğu için değil, o galerilerin ülkelerinde işler kötü olduğu için... Dünyanın serveti azalıyor. Ekonomi küçülüyor. Her ülkede güvenlik sorunları yaşanıyor. Türkiye’de de buna bağlı olarak 15 Temmuz sonrası bir piyasa sıkıntısı söz konusu.

“Eskisi kadar flaş isim getirilmiyor” diyenler var...
- Fuarın politik kararı var; milyonlarca dolara alınıp satılan sanatçıları getirmiyoruz. Çünkü Türkiye’deki sermaye yapısı buna uygun değil. Burada Jeff Koons’un milyonlarca dolarlık işlerini alabilecek koleksiyoner var mı? Bir dostumun söylediği gibi; Türkiye, bir sanat yapıtına milyon dolar verilmesini henüz sıradanlaştıramadı. En pahalılar; Nejad Melih Devrim ya da Fahrelnisa Zeid, 200-300 bin dolar... Hockney, Alechinsky, Picasso, Julien Opie... Dünyanın en etkileyici, ‘alınabilir sanatçıları’ da fuarda mevcut.

ÇAĞDAŞ SANAT NEDİR?Hasan Bülent Kahraman: Klasik, geleneksel formların güncel bir yaklaşımla, dille yorumlanmasıdır. İçinde yaşadığımız güne ait her türlü politik, toplumsal, tarihsel olayın, bütün nesnelerin, hayatımıza ait olan her şeyin bir sanat yapıtına dönüştürülmesidir.

 

Sanat bir özgürlük alanıdır

 

Ali Elmacı’nın fuarda yer alan heykeli perşembe günü “Ceddimize küfrediyor” diyen bir grubun müdahalesine uğradı. Olayı Hasan Bülent Kahraman’a sorduk.Neresinden bakılırsa bakılsın kabul edilemez bir yaklaşım. Her sanat yapıtından rahatsızlık duyacak biri mevcuttur. Bu durumda sanat yapıtlarının önceden kategorize edilmesi ve hiç sanat üretilmemesi gerekir. Halbuki sanat bir özgürlük alanıdır. Eleştirilen o yapıt tam tersine onu eleştirenlerin bile içtenlikle benimseyeceği anlamlar içerebilir. 

 

Bu eserleri bir arada görmek çok önemli / İlhan Koman (Artcollection)
Sanatçının meşhur yapıtı ‘Akdeniz’in belli bir ölçeğe indirgenmiş hali... Onun hemen arkasındaki heykel serisi de çok kıymetlidir. Koman’ın eserlerinin çok uzun bir aradan sonra Türkiye’ye gelmesi, burada sergilenmesi önemli. Fuar sadece alışveriş yapılan bir yer değil, aynı zamanda bir kültürel etkinlik alanı. Bugün İlhan Koman’ın eserlerini başka bir yerde böyle bir arada görmenin imkânı yok.

 

Kültürel genetiği güncel ortama taşıyor/ Shahriari Ahmadi (Dastan’s Basement)
İranlı sanatçı Shahriar Ahmadi’nin bu eseri, bir ülkenin kültürel genetiğinin güncel ortama ne kadar rahat taşınabileceğini her boyutuyla gösteriyor. Büyük İran mintayatür geleneğinin izleri de burada görülebilir, büyük kubbe formları da, Doğu resminin perspektiften yoksun, her şeyi yüzeyde ifade etmeye çalışan serüveni de...

 

Evrensel önemde bir sanatçı.../Nejad Melih Devrim (Galeri Artist)
Paris ekolüne gidip katılmış sanatçılarımızdan biridir. Aslında evrensel önemdedir, vaktiyle birlikte sergi açtığı isimler bugün dünya sanat tarihine girdiler. Nejad Melih Devrim de onlardan hiç geri değil.Ama bizim kendi sanatsal birikimimiz onun belirli sınırlar içinde kalmasına yol açtı.

Hepsi mücevher değerinde yapıtlar/ Ergin İnan (Galeri Artist)Altın varaklar, bunların çerçevelemesi, tasavvuf geleneğimizden gelen insan-madde-figür anlayışı, onun yeniden yorumlanması, minyatür geleneğimize göndermeler... Hepsini Ergin İnan’ın mücevher değerinde olduğunu düşündüğüm bu eserinde görüyorum.

 

Anadolu halk resminin izlerini görmek mümkün/ Bedri Rahmi Eyüboğlu (Galeri Artist)
Bizde çok sevilmiş bir ressamdır. Buradaki eserlerine baktığımızda Anadolu halk resminin, bütün o yazmaların, oymaların izlerini görmek mümkün. Bir kültürel kodu kendi içinde dönüştürmek böyle bir şey.

 

10 sene evvel bu eserleri alan yoktu/ Robert Mapplethorpe (Galeri Nev)
Dünyanın en önemli fotoğraf sanatçılarından biri. 10 sene evvel Türkiye’de bu yapıtları alan çok azdı. Yeterince küreselleşmemiştik. O yıllarda İspanya’ya gittiğimi duyanlar “Boğa güreşine mi gidiyorsun” diyordu. Bugün insanlar fuardan fuara koşuyor. Dünyayla Türkiye arasında sanatsal anlamda yakın bir ilişki var artık.

 

Türkiye’de Picasso’su olan var mı?/ Pablo Picasso (Galerie Lelong)
Bu fuarda da onun bir taşbaskısının yer almasından -büyük hayranlarından biri olarak- büyük mutluluk duyuyorum. Bizim koleksiyonerlerimiz henüz geriye dönük önemli bir birikim edinemedi. Rönesans sanatının, 17’nci yüzyıl Felemenk sanatının, modern dönemin büyük eserlerine sahip olan yok. Mesela Picasso’su olan var ama az. Bundan sonra bu birikim de başlayacaktır.

 

Rönesans sanatçılarıyla mukayese ediliyor/ David Hockney (Galerie Lelong)
Yaşayan en önemli sanatçılardan biri. Hockney, şüphesiz bir güncel sanatçı ama aynı zamanda Rönesans’ın en büyük sanatçılarıyla da mukayese ediliyor. Burada nefis yapıtlarıyla bulunmasından büyük bir zevk alıyoruz. 

 

 BU SENEKİ CONTEMPORARY İSTANBUL’UN ÖNCEKİLERDEN FARKI NE?
Hasan Bülent Kahraman yanıtlıyor:1. Bu yıl fuarda ‘Collectors’ Stories’ diye bir bölüm var. Türkiye’nin önde gelen koleksiyonerlerinin koleksiyonlarındaki önemli eserleri bir araya getiren bir proje. ‘Türkiye’de koleksiyoner kimdir, koleksiyonlarda neler var, koleksiyonerlerin yapıt alırken hareket noktası nedir’ sorularını gündeme getiriyor.2. Bir de bir tasarım bölümümüz var. Bu da çok önemli bir bölüm. Çünkü tasarım, bugünkü dünyanın sanatla en çok kesişen alanı.

Bir sanatçı, bir galerici, bir koleksiyoner, bir sanat eleştirmeni Bir paragrafla bu yılki fuarı anlattılar...
Ardan Özmenoğlu (Sanatçı)‘Bu köprünün altından ne koleksiyoncular geçti’
Fuar bu yıl alandan sokaklara taştı. Organizasyona gidip “Bir açık mekân projesi yapmak istiyorum” dedim. Onlar da sıcak baktı. Ziyaretçi girişinin olduğu taraftaki köprünün üstü için bir enstalasyon tasarladım; neonla “Bu köprünün altından ne koleksiyoncular geçti” yazdım. Her zaman sınırları zorlamayı seviyorum. Sanat illâ duvara asılan bir şey olmak zorunda değil.

Ron English, ‘Boxing Brain’ (Cem Yılmaz koleksiyonundan)
 

Yahşi Baraz (Galeri Baraz’ın sahibi)En güzel sanat eserleri en zor şartlarda yapılanlardırDünyada çok büyük bir ekonomik kriz var, en ağırı Ortadoğu’da, çünkü savaş var. Bu, birçok işadamını korkuttu. Sanatla bağlantılarını koparmış durumdalar. Böyle krizlerde önce sanat darbe yiyor. Ama krizi fırsata çevirmek mümkün. Hatırlarsınız, 2001’de çok büyük bir durgunluk vardı. Pek çok kişi o dönemde eserlerini elden çıkardı. O eserleri alanlar kısa sürede çok büyük servet sahibi oldu. Öte yandan en güzel sanat eserleri en zor şartlarda yapılıyor. Birinci ve İkinci Cihan Savaşı dönemlerinde sanatçılar başyapıtlarını ürettiler. Eminim, bizim sanatçılarımız da bugün bir yerlerde başyapıtlarını üretiyorlar.

Jung-Dae Kim, ‘On a golden afternoon’, (AB Gallery).
Emre Dökmeci (Koleksiyoner)Çok uzun zamandır istediğim bir eser aldımOldukça zor bir yıl geçiriyoruz. Yabancı galerilerin, koleksiyonerlerin terör ve savaş gerekçesiyle gelmeye çekindiği bir dönem olmasına rağmen çok güzel bir açılış oldu. Contemporary İstanbul ekibi uluslararası manada koleksiyoner ve sanatçıyı buluşturmak adına elinden geleni fazlasıyla yapıyor. İyi ki varlar! 23 yıldır eser topluyorum. Bu yıl da çok uzun zamandır almayı düşündüğüm bir eseri satın aldım.

Ayşegül Sönmez (Sanat eleştirmeni)Keşke cazibeli olmaya çalışmak yerine...Fuardan cazibeli olmaya çalışmak yerine kamusal bir platform olarak ülkede olup bitenlere kafa yormasını, düşünceye bir suç gibi yaklaşan tüm müdahalelere dikkat çekmesini arzu ederdim.

 

‘Maşallah’ın yeni eserleri: Profesyonel hayatına 2013’te İstanbul Modern’de bir grup sergisiyle başlayan ve aynı müzenin daimi koleksiyonuna giren en genç sanatçı SARP’ın ‘Maşallah’ serisinin yeni eserleri, Yavuz Gallery’nin standında sergileniyor.
 

Kent yazarı Savaş Özbey öneriyor** Tura başlamadan önce sıkı bir kahvaltı yapmak isteyenler için: Harbiye’de Polo Pastanesi. Askeri Müze’nin çaprazına denk geliyor. Önden girişinin dar olduğuna bakmayın, arkada güzel bir bahçesi var. Açık büfe kahvaltısının yanında pastane ürünleri de lezzetli.** “Arka arkaya çok fazla iyi eser gördüm, biraz mola vermezsem sanat zehirlenmesi geçireceğim” diyenler için:Maçka’da Pop-up Cafe. G-Mall’un girişinde. Tavuk ızgara, salata gibi sağlıklı atıştırmalıkları var. İster içeride ister parka bakan bahçesinde takılabilirsiniz.** “Gördüğüm eserleri sevgilimle/eşimle/arkadaşımla güzel bir akşam yemeği eşliğinde değerlendirmek istiyorum” diyenler için:Kantin. Nişantaşı ahalisi Topağacı’ndaki yeri kapanınca çok üzülmüştü ama Kantin muhteşem lezzetleriyle Reasürans Pasajı’nın içinde yeniden açıldı.

Bernard Buffet (Vuslat Doğan Sabancı-Ali Sabancı koleksiyonundan)
Fuar alanından fısıltılar...** Herkes, Cem Yılmaz’ın da bir eserini satın aldığı söylenen, sanatçı Cecilia Avendano’nun işlerini görmek istiyor.** Önünde en çok fotoğraf çektirilen işler: Ahmet Güneştekin’in boynuzlu eseri ve Kohei Nawa’nın ‘PixCell Geyik’i.** Doların artışı ve ekonominin genel durumuna bağlı olarak fiyatların revize edilmesi bekleniyor.** Gelen yabancı konuklar en çok 15 Temmuz’da neler yaşandığını merak ediyor.** Önceki yıllarda Türkiye’den koleksiyonerler, yanlarındaki kişilere gösteriş yapma isteğiyle yabancı galerilere gidip birçok eseri almış gibi işaretletiyor ama sonra ortadan kayboluyordu. Galericiler bu yıl bu tatsızlığın yaşanmaması için ekstra önlemler aldıklarını söylüyor. 

 

 

Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 05/11/2016 01:22:19

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin