Çok Bilinmeyenli Denklemim

Çok Bilinmeyenli Denklemim

Nehir Erdoğan, birçok ünlü ve iyi oyuncunun olduğu böyle bir projede yer almasıyla ilgili konuştu.

Yeni dizi 'Son'un başrol oyuncularından Nehir Erdoğan, Yeni Aktüel dergisinin bu ayki sayısına konuştu. 2002'de TRT'de yayınlanan 'Telepazar' programıyla şöhret merdivenlerini tırmanmaya başlayan Erdoğan, 2003 yılında yer aldığı 'Koçum Benim' dizisinden bu yana dizi ve filmlerin aranılan bir oyuncusu. 1980 doğumlu genç oyuncu, Yeni Aktüel'e son dizisini, oyunculuk serüvenini ve kendisiyle ilgili bilinmeyenleri anlattı.'Son'un başrol oyuncularından birisiniz. Dizide canlandırdığınız 'Aylin' karakterini anlatır mısınız? 'Aylin'i kendinize benzetiyor musunuz?'Aylin' mimarlık yapıyor. Bir çocuk annesi. Eşiyle çok mutlu, evine ve işine bağlı. Günümüz 'şehir amazonu' kadınlarından biri. 'Aylin' karakterini daha fazla yorumlamak yerine, onu seyirciyle beraber yaşamayı daha doğru buluyorum. Benzerliklere gelince; saçımız, başımız herhalde...KORKMAKTAN VAZGEÇTİM'Son'un oyuncu kadrosu çok güçlü. Nasıl hissediyorsunuz kendinizi bu anlamda?Çok iyi oyuncularla, oyunculuğun tadını çıkarıyorum. Davet edilmekten mutlu olduğum bir kulüpte gibiyim.'Son' dizisine gelene kadar yıllardır farklı projelerde izliyoruz sizi. Bu projeye gelene kadar Nehir Erdoğan, kişisel olarak neler yaşadı, nasıl kararlar aldı bir oyuncu olarak?'Son'a gelene kadar defalarca başladım, defalarca sonlandım... Milyonlarca öldüm, milyonlarca doğdum. En çok sanırım araflarda zorlandım... Sonunda anladım ki, en çok araflarda öğrendim. Sonunda anladım, hiçbir şeyden değil, bir tek 'korkmak'tan vazgeçtim. Mesafeleri kaldırıp, hayata karıştım...Kariyerinizde muhakkak canlandırmak istediğiniz bir rol var mı?Oyunculuk benim için çok önemli ve çok severek yapıyorum ancak canlandırdığım roller önemli değil.AŞK ESKİ BİR YALAN YENİ BİR HAYAL!Aşk kavramı değişti mi sizin için? Ya da ona olan inancınız?Aşk; eski bir yalan, yeni bir hayal...Size göre hangi kadınlar dünyanın çivisini söktüler?Pandora'nın kutusu bir kere ve bütün kadınlar için açıldı.Gizemli ve öngörülemeyen olmanın cazibesine inanır mısınız? Hayatta bir şeyler gizlemekten yana mısınız?Gizemli ve öngörülemeyen olmanın cazibesine inanıyor olmam pek bir şeyi değiştirmiyor. Beklentinle, hayatın kuralları birbirini tutmayabiliyor. Ben işe kendimden başlayarak, gerçeği sır haline dönüştürmeden ortaya atıvermeyi seçebiliyorum çoğunlukla...UTANACAĞIM BİR BEYANAT...İnsanların, isimlerinin enerjisini taşıdığına inanılır. Siz de 'Nehir' gibi misiniz?İsmim gibi akarım, coşarım vs. diye kendimle ilgili böyle şeyler söylemek anlık bir absürtlükten öte, sonrasında kendimden çok utanacağım bir beyanat olurdu. Ve bu son söylediklerimi ironisi dışında yayınlarsanız sizinle bir daha konuşmam, küserim, hidrolik elektrik santrallerinin güzelim nehirlerimize, yaşam kaynaklarımıza yaptığı gibi ben de kurur giderim.ÇOK BİLİNMEYENLİ DENKLEM GİBİYİMKendinizi nasıl tanımlarsınız?Ben beni bilemem... Kimine çok bilinmeyenli denklem, kimine integral, türevimdir. Oysa kimine toplama ve çıkarma, hatta kümeler gibiyimdir.Baktığınız yerden hayatı nasıl tanımlarsınız?Hayatın her anı iki bilinmeyenli denklemlerle ve çok bilinmeyenli sürprizlerle dolu. Sürpriz diyorum, çünkü denklemin bilinmeyeni çok oldukça, çözüm tatmini, dolayısıyla ruhun dönüşümü bir o kadar doyurucu oluyor bence. Ama tabii mazoşist gibi sürekli çok bilinmeyene de gitmemeli insan... Bir problemden diğerine pişip duruyoruz, Rumi'nin meşhur cümlesindeki gibi: "Hamdım, piştim, yandım."Koruyucu bir meleğiniz olduğuna inanıyor musunuz?Benim koruyucu meleğim kalbim... Ne kadar iyileşirse, herkes o kadar güvenli; kişi kendinden bilir işi.

Haber ile ilgili metin girin!.
Görüntülenme : 677 Güncelleme Tarihi: 08/01/2012 15:27:40
Yayınlanma Tarihi: 08/01/2012 08:04:21

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin