Çağatay Ulusoy ile aşk yaşayan Duygu Sarışın merak edilenleri ilk kez anlattı

Yayınlanma Tarihi: 21.12.2019 12:47 | Değiştirme Tarihi: 21.12.2019 12:47

Oyuncu Çağatay Ulusoy ile doludizgin bir ilişki yaşayan Duygu Sarışın, hakkında merak edilenleri büyük içtenlikle anlattı. Özel hayatından iş hayatına kadar birçok konuda konuşan Duygu Sarışın, 'İlişkide her şey yolunda' mesajını verdi. 

Duygu Sarışın, Hürriyet'ten Hakan Gence'ye röportaj verdi. Meslektaşı Çağatay Ulusoy ile birlikte olan Duygu Sarışın, özel hayatın kapalı yaşanması gerektiğini ifade etti ve " İlişki denen şey ne kadar sır olarak yaşanırsa o kadar gerçek olur." dedi. 

İşte röportajın bir bölümü

* Soyadınıza bakınca insan sarışın birini bekliyor. Çok çektiniz mi bu soyadından?Genelde sarışın bir kadın bekliyorlar. Karşılarında esmer bir kadın buluyorlar. “A sen sarışın değil misin?” gibi esprilere hayat boyu hep maruz kaldım.

* Sizi seksi bulanlar çok. İsminizin başına koyduğunuz sıfatlardan biri midir bu?Kendimi seksi olarak değerlendirmiyorum. Bu biraz melez görüntümle alakalı gibi geliyor. Biraz sert hatlı ve çekik gözlüyüm. O yüzden. Bence samimi, sıcakkanlı biriyim.

* İzmirli olduğunuzu okudum. Onun ötesinde kimsiniz?İzmirliyim. Annem telefon başmüdürlüğünden emekli, babam inşaat mühendisi. Aynı zamanda 10 yıl İzmir Konak Belediye Başkanlığı yaptı. Bir ablam var.

* Dokuz Eylül Üniversitesi oyunculuk bölümü mezunusunuz. Bu meslek nasıl kanınıza girdi?Moda tasarımı okuyordum. Ablam opera sanatçısı, bir gün okuluna gittim. Bir tarafta koridordan gelen korno sesleri, bir tarafta piyano melodileri... “Olmak istediğim yerdeyim” dedim. Bir de inşaat mühendisi, doktor, avukat, bütün bu meslekleri hayatıma sığdırmak istiyordum. Oyuncu olursam bu işi çözerim dedim. Her şey olabilmek için oyuncu oldum.

* İstanbul’a gelmek korkutucu muydu?Korkan biri değilim ama zorlandığım oldu. İzmir gibi bir yerden İstanbul gibi bir metropele gelmek zaman zaman ürkütücü olabiliyor. Mesela İzmir’de tramvayımız vardır. İstanbul’da ise metro. Ve metroda bile kozmopolitliği damarlarımda hissettim ama baş edebileceğimi biliyordum. Çünkü öyle yetiştirildim.

“Neden gözünün üstünde kaşın var?” bile diyen var

* Kıskanç mısınız?

Hayır.

* Ama basında sevgilinizin sosyal medyasındaki her hareketini incelediğiniz, bir mekâna giderse haberdar olmak için güvenlikleri tembihlediğiniz bile yazıldı.

Gerçek değil. Kendiyle barışık, mutlu ve özgüvenli biriyim. Sosyal medyayı bile menajerimin yönlendirmesi ve çağın getirdiği koşulların etkisiyle yeni yeni kullanmaya başladım.

* Sosyal medya şiddetine maruz kalıyor musunuz?

Evet.

* Yorumlar sizi üzüyor mu?

Hayır. Hatta özellikle silmiyorum. Oraya onları yazanlar günün birinde kendilerine dönüp “Ben bir kadına bunu yaptım” desinler.

İlişkide her şey yolunda

* Eleştirdikleri ne?

Her şey, “Neden gözünün üstünde kaşın var?” bile diyen var.

* Popüler çiftlerde bunu çoğunlukla kadın tarafı yaşıyor galiba.

İllaki çift olmak gerekmiyor, konuya oradan bakmıyorum. Ama evet, genel olarak haklısın çünkü kadınlar kadınlara bu noktalarda daha çok şiddet gösteriyor. Yorumları sevgiyle alıp kendi içimde dönüştürüyorum. Çünkü biz aynayız. “Sen çok çirkinsin” diyene aynı şekilde karşılık vermek yerine, “Neden çirkin algıladın” diye sormak ve kötüyü iyiye, karanlığı aydınlığa dönüştürmek önemli. Bu mesleği de bu sebeple yapıyorum.

* İlişkinizi hiç konuşmadınız. Gazetelerden sürekli bir ayrılıp bir barıştığınızı okuyoruz. Nasıl gidiyor?

Çıkan haberlerin hiçbiri doğru değildi. Güzel. Her şey yolunda.

* İkiniz de oyuncusunuz. Sanat odaklı mı yoksa daha eğlenceli mi bir ilişkiniz var?

Eğlenceliyim, yaşamayı seviyor, yaşamdan keyif alıyorum. Dolayısıyla erkek arkadaşım, ailem, dostlarım benimle beraber hep keyif aldıklarını ve mutlu olduklarını söyler.

* Özel hayat kırmızı çizginiz mi?

Evet.

* Neden ilişkiyi bu kadar kapalı yaşıyorsunuz?

Bir tohumu toprağa ektiğinde üstünü kapatırsın ki canlansın, filizlensin. Özel hayat da böyle bir şey. Mahrem. İlişki denen şey ne kadar sır olarak yaşanırsa o kadar gerçek olur.Sosyal medyadaki yorumları sevgiyle alıp kendi içimde dönüştürüyorum. Çünkü biz aynayız. Kötüyü iyiye, karanlığı aydınlığa dönüştürmek önemli.