Bu rol için 25 yıl bekledim

Bu rol için 25 yıl bekledim

Atv’nin yeni komedi dizisi ‘Seviyor Sevmiyor’da ‘Asena’ isimli bir dergi patronunu oynayan İpek Tenolcay: Komedi zormuş; komik olurken, çizgi film karakteri gibi olmamak lazım. Neyse ki ‘Asena’ müthiş bir karakter. Bu rol için 25 yıl bekledim

Atv’nin yeni komedi dizisi ‘Seviyor Sevmiyor’da ‘Asena’ isimli bir dergi patronunu oynayan İpek Tenolcay: Komedi zormuş; komik olurken, çizgi film karakteri gibi olmamak lazım. Neyse ki ‘Asena’ müthiş bir karakter. Bu rol için 25 yıl bekledim

Atv'nin sevilen dizisi 'Seviyor Sevmiyor'da 'Asena' karakterini canlandıran İpek Tenolcay'ı, 25 yıllık oyunculuk kariyerinde genellikle despot ve sert kadın rolleriyle izledik. Ancak Tenolcay, bu kez kokoş bir moda dergisi patronu rolünde... 'Asena' ile birlikte içindeki rengi ortaya çıkarabildiği için çok mutlu olduğunu söyleyen ünlü oyuncu, GÜNAYDIN'ın sorularını yanıtladı... Yıllarca dram oynadınız, 'Seviyor Sevmiyor' ise bir komedi dizisi. Nasılmış komedi oynamak? Ben aslında komedi için yaratılmışım. İlk kez geçen sene, 'Bana Baba Dedi' dizisinde Üç Adam'la birlikte komedi oynadım. Arkadaşlarım zaman zaman bana "Sen niye komedi oynamıyorsun?" diyorlardı, ben de "Bilmiyorum" diyordum. 25 sene sonunda bu rol geldi. Aynı bölüm içinde bile karakteri farklı kimliklere büründürebileceğim müthiş bir karakter! Ama komedi zormuş; komik olurken çizgi film karakteri gibi de olmaman lazım. Neyse ki oynadığım karakter buna yatkın. Bu kadın çizgi film karakteri de olabilir, çok dramatik de... Yaşsız bir kadın 'Asena.' Karakterin çok yönlü olması avantaj değil mi? Şimdiye kadarki birikimimi dışarıya vurabileceğim, içimdeki rengi ortaya çıkarabileceğim bir kıyafet gibi oldu bu rol. Bu, aslında bir özlem. Kendi içimdeki neşeden, komiklikten ya da uçlardaki İpek'ten bir şeyler katabileceğim bir karakterle hiç karşılaşmamıştım. Çok düz karakterler oynadım. 'Asena', tüm bunların tam tersi olduğu için çok sevdim. Bir de rolün 45 yaşında gelmesi müthiş bir şey. 35'imde gelseydi böyle bir kadın ortaya koyamayabilirdim. Biriktirdiğim şeyleri tek karakterde dışarıya çıkarmak, benim için büyük hediye. Kolayca benimsemişsiniz 'Asena'yı... Hem de çok... Sete girerken 'Bonjour' diye giriyorum. Hatta iş görüşmesine gittiğimde senaryoyu verip bir bölümü oynamamı istediler. Karakterin absürt şuh kahkahalar atması dikkatimi çekti. Ben de öyle kahkahalar atarak oynadım. Görüşmenin ertesi günü setteydim. Daha önce oynamadığınız tipte bir karakter olması gözünüzü korkuttu mu? Evet, endişelerim vardı çünkü ben bir karaktere bir ayda hazırlanıyorum. Burada ne olacağı konusunda çok endişeliydim ama yönetmenle konuşunca rahatladım. Modaya bakışınız 'Asena'ya benziyor mu? Hiç benzemiyor; o kadının bir kerede giydiği takıları ve kıyafetleri ben bir haftaya bölebilirim. Küpesi, yüzüğü, şapkası, tütüsü var. Bitmiyor... Elinde sürekli yelpazesi var. Alışverişte artık İpek değil de 'Asena' olarak dolaşıyorum. Peruklar alıyorum, takılar alıyorum. Sürekli alışveriş yaptığım yerlerde bana tuhaf tuhaf bakıyorlar. Kızım Yağmur bile 'Asena' için alışveriş yapıyor. Dizideki kafa aparatlarının bazılarını kızım aldı. Dizinin beğenilmesini neye bağlıyorsunuz? Çok güzel bir dizi; içinde romantik komedi de var, absürtlük de... 16-25 yaş arasını çok etkiledi bu anlamda. Kızım Yağmur, "İlk defa bir komedi dizisine gülüyorum" dedi. Demek ki o sinerji çok iyi yakalanmış. Aynı sinerjiyi siz de yeni nesille yakaladığınızı düşünüyor musunuz? Evet, özellikle sosyal medyada bunun etkisini görüyorum. Kendi kızımdan bile küçük çocuklarla iletişim kuruyorum. O Bu diziyle yeni jenerasyonu yakalamak çok önemli benim için. Dizideki oyuncu arkadaşlarınız da çok genç. Onların ustası durumundasınız... Çok genç bir ekiple çalışıyorum. Ekipte yaşı en büyük olan benim. Bu, ilk defa yaşadığım bir durum. Abla oluyorsun; hep bir el üstünde tutma ve saygı hali var. Henüz sete geç kalanı görmedim. Yönetmenimiz, hepimizden önce geliyor. Bunlar çok önemli. Rol arkadaşınız Zeynep Çamcı'nın performansını nasıl değerlendiriyorsunuz? Zeynep, inanılmaz... Onu önceden tanımıyordum. İlk sahnede Zeynep'i gördüğümde "Bu ne! Nasıl hakim olabilirsin, nasıl bütün sahneyi alıp götürebilirsin?" dedim. Rolün içine giriyor, o oluyor. Bütün set günü boyunca Zeynep'e dönüşmüyor neredeyse, o karakter oturana kadar hep 'Deniz' olarak kalıyor. Bu, bir oyuncu için çok zor bir şey. Ama Zeynep, bu sorumluluğu çok iyi kaldırdı. Çok yetenekli. 25 yıllık bir kariyeriniz var. Geriye dönüp baktığınızda ne görüyorsunuz? Oyunculuğa kariyer olarak bakmadım hiç. Hep para kazanayım, hayatımı idame ettireyim, ne yapıyorsam en iyisini yapayım mantığıyla hareket ettim. Mankenlik yaparken bir anda program sunmaya başladım. Sonra diziler geldi... Aklımda oyunculuk yokken girdim bu işe. İlk dizim, 'Şehnaz Tango'ydu. Hiçbir okulda öğrenemezdim orada öğrendiklerimi. Yaşla beraber mesleki olarak olgunluk yaşadığınızı söyleyebilir miyiz? Evet, ben alaylı bir oyuncuyum. Tiyatronun çok saygın ve kutsal bir şey olduğunu, eğitimim olmadığı için orada ezilebileceğimi düşündüm. Ama 'Küheylan' oyununda öyle saygın isimlerle çalıştım ki, onlar beni çok eğittiler. Artık hiçbir şeyi gözümde büyütmüyorum. Hayata karşı cesaretim var.VATAN HER ŞEYDEN ÖNEMLİ15 Temmuz'daki darbe girişimi sebebiyle dizilere bir süre ara verildi. Bu süreçte neler yaptınız? Nasıl bakıyorsunuz yaşananlara? Çok zor günler geçiriyoruz. Dizimizin iki-üç hafta yayınlanmaması çok önemli bir kayıp değil. Elbette hayatın devam etmesini herkes istiyor ama vatanın bölünmez bütünlüğü, her şeyin ötesindedir. Toplum olarak gülmeden toparlanamayız. Biz dramın bile komedisini yapan, düştüğümüzde bile kendimize gülebilen bir milletiz.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 13/08/2016 02:11:48

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.