Borderline kişilik bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğu

Bordirline kişilik bozukluğunun ülkemizde ve dünyada giderek artan bir rahatsızlık olduğuna dikkat çeken Psikoterapist-Klinik Psikolog Uzm. Dr. Timur Harzadın, bu rahatsızlığın tedavisinin mümkün olduğunu belirtiyor.

Borderline kişiliğin sıklığı ülkemizde ve dünyada giderek artmaktadır. Temel özelliklerinden birisi duygularda, insan ilişkilerinde ve davranışlarda keskin dalgalanmaların olmasıdır. Duygu ve düşüncelerde hızlı iniş çıkışların olması çarpıcı bir özelliğidir. Biraz önce ağlayan borderline bir kişi biraz sonra birden kahkahalarla gülmeye başlayabilir. Biraz önce sizinle aynı düşüncede iken birden tam zıttı bir fikirle tartışma yaratabilir.

Özellikle sevdiği ve yakın ilişkide olduğu kişiler için devamlı ve yoğun kaybetme korkusu taşıması bir başka temel özelliğidir. Değer verdiği kişi merkeze ne kadar yakınsa, bu korku o kadar yoğundur. Sevdiği insan küsecek, uzaklaşacak, ölecek veya başka sevgili bulacak gibi duyguları çok derin yaşamaktadır. Terk edilme onun için hemen her zaman son derece acı verici bir duygudur.

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDEKİ ANILAR ÖNEMLİ

Çocukluk çağında, anne ve babanın çocukla kurduğu duygusal bağın tutarsız olması en temel sebebidir. Özellikle bakıcı annenin hızlı duygusal değişimleri ve çocuğa kötü duygusal yüklemeleri bu rahatsızlığın gelişmesine sebep olur. Çoğunlukla bu kişinin annesinde de borderline bir kişilik mevcuttur. Baba, çocukları anneye terk eder ve daha çok iş hayatı, hobiler, kendi içsel veya fiziksel sorunları ilgilenir. Baba, çoğunlukla otoriterdir ancak bazıları ise silik ve yok gibidir.

Annenin duygularında, davranışlarında ve çocukla ilgili algısında hızlı değişimler vardır. Örneğin bugün oyuncak oynadığı için çocuğu severken, ertesi gün oyuncak oynadığı için çocuğa, “bu ne pislik, her tarafı kirletmişsin” diyebilir. Bu durum defalarca değişik şekillerde yaşanır. Böylece anne kendi patolojisini yavaş yavaş çocuğa bulaştırır. Bunun sonucu çocuğun kendilik algısı bozulur.

Anne ise zaman zaman işgal eden zaman zaman ihmal eden yapıdadır. Sürekli olarak çocuğa karışma, onu yönetme, tavsiyelerde bulunma halindedir. Özellikle; yeme-içme, giysi, partner ve öteki insan ilişkileri ile anne sıkça meşgul olmaktadır. Çocuk anneye ihtiyaç duyduğunda ise çoğunlukla ona ulaşamaz.

 

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLMEKTEDİR

Borderline kişilik genellikle kadınlarda görülür. Böyle birisi partner veya eş olarak çoğunlulukla narsisistik kişilikte erkekleri seçer. Bu kişiliğe sahip erkekler ise borderline kadınları daha çekici bulmaktadır. Kısacası burada çiftler karşılıklı olarak birbirlerini seçerler. Böylece tencere kapak birbiriyle buluşmuş olur.

Bu ilişki başlangıçta çok çekicidir ve çok yüksek aşk duyguları ile yaşanır. Hem kadın hem erkek başlangıçta son derece mutludur. Bir süre sonra ise her iki taraf da birbirine kötü duygu yüklemeye başlar. Tekrarlayan çatışmalar sonucu ilişki bir süre sonra sona erer. Bazen de ilişki ömür boyu sürecek bir didişme şeklinde devam eder gider.

TÜM DÜNYA YA SİYAH YA BEYAZ

Bu kişilerin hayata bakışı siyah ve beyaz şeklindedir. Sabahleyin her şey yolunda, kendisini cennette gibi hissederken, öğleden sonra her şey kötü, berbat gelmeye başlar. Aslında çevresinde, dünyada ve kendisinde önemli bir değişim olmamıştır. Ancak algısı çok hızlı değiştiği için duygular bir iyi tarafa, bir kötü tarafa geçmektedir.

Uçlarda olduğu dönemlerde karşıdaki kişiyi zaman zaman idealleştirir, zaman zaman da aşağılar. Burada karşıdaki insanı ya çok iyi veya çok fena birisi olarak görmektedir. Sanki ruhunda iki farklı insan yaşıyor gibidir. İyi tarafa geçtiğinde karşıdakini dünyanın en iyi insanı olarak görür. Kötü tarafa geçtiğinde ise karşıdakini dünyanın en berbat insanı olarak görür.

İç dünyadaki fark farklı kimlikler nedeniyle böyle birisi kendisini tanımlamakta zorlanır. Sen nasıl birisin, kendini tanımlar mısın? diye sorulduğunda net cümleler kurmakta zorlanır. Örneğin, sinirli biriyim derken, yok yok aslında sakinim diyebilir.

Borderline birisinin hayal kırıklığına uğraması kolaydır. Sevdiği kişi küstüğünde veya terk ettiğinde hemen enerjisi düşer. Tekrar barıştıklarında ise hemen canlanır, enerjisi yerine geri gelir. Bu yüzden reddedilmeye ve terk edilmeye karşı aşırı hassasiyeti vardır. Terk edildiğinde ruhunu ve bedenini yok olmuş gibi hisseder. Bu hiçlik ve yok olma duygusu son derece acı vericidir.

 

NE ÇOK YAKIN NE DE ÇOK UZAK

Bu kişiler terk edilmeye hassasiyeti olmakla birlikte, çok yakın ilişkilerden de rahatsızlık duyar. Sevdiği kişi çok yakınlık gösterdiğinde, aşırı sevgi ve ilgi olduğunda, sürekli hediyeler alma ve iyi davranma durumlarında işgal ve boğulma duyguları hisseder. Sevdiği kişiye kötü davranarak kendisinden uzaklaştırmaya çalışır.

Sevdiği çok uzaklaştığında ise yalnızlık, boşluk, hiçlik, çaresizlik ve terk edilme duyguları olur.  Yani sonuç olarak sevdiği kişileri hep belirli bir mesafede tutmak ister.

DUYGUSAL RAHATLAMA İÇİN BİRÇOK SAVUNMA MEKANİZMALARI KULLANILIR  

Yalnızlık ve terk edilme yaşadığı dönemlerde boşluk hissi, çaresizlik ve anlamsızlık duyguları dayanılmazdır. Zihin bu çok rahatsız edici duygulardan kurtulabilmek için bazı savunma mekanizmalarını kullanır.

Karşı cinse karşı aşırı ilgi, yoğun mastürbasyon, teşhircilik, rastgele cinsel ilişkiler, hızlı araba sürme, aşırı alışveriş yapma, aşırı karbonhidrat tüketimi, etraf tarafından fark edilmek için yapılan davranışlara sık rastlanır. Bunların dışında, ağlama, bayılma, kendi vücuduna zarar verme, jiletle kendini kesme, intihar düşüncesi, dini ibadetlerde aşırı artma, kızgınlık ve saldırgan patlamalar, karşıdaki insanları maniple etme, yalan söyleme, alkol ve madde kullanımı da sık görülür.

Dini ve ahlaki değerleri yüksek olanlarda ise daha duygular daha çok vücuda yansıtılır ve bedensel hastalıklar gelişir. Bunun sonucu olarak da borderline bir kişi, “her gittiğim doktor farklı teşhis söyledi” diyerek durumu ifade edebilir.

TEDAVİSİ OLAN BİR SORUNDUR

Borderline kişilik bozukluğu tedavisi olan bir durumdur. Bu tedavi, dinamik psikoterapi isimli terapi tekniği ile yapılabilir. İlaçla tedavisi mümkün değildir. Tedaviye uyumları genellikle değişkendir. Bir taraftan tedavi olmak isterken, bir taraftan tedaviyi sürekli baltalamaya çalışabilir. Terapistler için genellikle zorlayıcı çetin danışanlardır. Tedavi süresi kişiye göre değişkendir ve genellikle uzun sürmektedir. 

 

arpanetmedya.com 'a Katkılarından dolayı teşekkür ederiz.

 

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 25/08/2016 15:49:50

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.