Boks Öğrenirken Çok Dayak Yemiş

Boks Öğrenirken Çok Dayak Yemiş
Yayınlanma Tarihi: 07.11.2011 19:20 | Değiştirme Tarihi: 08.11.2011 09:35

Ata Demirer, yeni filmi 'Berlin Kaplanı'nda gurbetçi bir boksörü canlandırıyor.

Ata Demirer, yeni filmi 'Berlin Kaplanı'nda gurbetçi bir boksörü canlandırıyor. Üzerine basa basa da ekliyor: Bu film ne gurbetçileri anlatıyor, ne de boksörleri. Bir aile komedisi yapıyoruz, ailenin karakterlerinden biri de boksör; hepsi bu! Ben bu filmi çekerken çok eğlendim, eğer bu garantiyse, bir gülme garantisi veriyorum şimdiden...Yeni filmin 'Berlin Kaplanı'nı ilk kez anlatıyorsun ve filmin bitmesine üç gün var. O zaman en baştan başlayalım...'Eyyvah Eyvah 2' bittiğinde bir sonraki projeyi düşünmeye başlamıştım bile. Bir Bursa filmi yapmak istiyordum; bunun için de bir çekirdek aile yarattım. Bir çocuk var, bir dede var...Bursa olmasının nedeni ne?Benim çocukluğum Bursa'da geçti; 18 yıl Bursa'da yaşadım. O aileyi de çocukluğumdan esinlenerek yarattım. Çocuk biraz benim, dede de benim rahmetli dedem aslında. Sonra Bursa'ya gittim, fotoğraflar çektim. Baktım çocukluğumun Bursa'sı kalmamış, anormal değişmiş. Aradığım şeyi orada bulamadım. Hikayenin mekanını, o yarattığım çekirdek aileyi nasıl kuracağımı kara kara düşünürken; bu ailenin Almanya'dan gelen bir çocuğu olmasına karar verdim. Fakat daha yazarken, Almanya'dan gelen o çocuğu kıskanmaya başladım!Yazdığın karakteri mi kıskandın?Ya evet, çok komik olmaya başladı çünkü Almanya'dan gelen... Gerçekten oluyor yazarların böyle şeyleri. (gülüyor)Yazdığın karakteri kıskanacak kadar iyi olduysa, bu filmi iyice merak ettim şimdi!Öyle bir film oldu ki... Şimdi o karakteri ben oynayayım deyince, biraz da abilik yaptım tabii, üstüne eğildim onun (kahkahalar atıyor) Bu çocuk ne iş yapsın, dönerci mi olsun, müzisyen mi olsun, ne olsun derken... Bir gece Fox TV'de kickboks izliyorum; İstanbul boğaları ve Almanya şampiyonları, K1, K6 falan. Bir an kendimi o resimde gördüm; dedim "Tamamdır, bu arkadaş boksör olsun!"AYHAN SIRT KASIMI YIRTTIGerisi nasıl geldi?Sonra 2007-2008'de yaptığım Almanya turnesinde aldığım notlara baktım. 50 oyuna yakın bir turneydi ve çok şey biriktirmiştim o turnede. Yani gurbetçi prototipi, gurbet şakaları vs. Turne esnasında bir de korumam vardı benim; ismi Ayhan. Hemen Ayhan'ı aradım, "Bir boksörü oynamak istiyorum, oraya gelsem bana o dünyayı öğretir misin?" dedim, "Abi süper olur, öğretirim" dedi ve ben Ayhan'ın yanına gittim.Ayhan senin hocan oldu yani?Tabii, bir ay Berlin'de aynı evde yaşadık. Beni boks antrenmanlarına götürdü, gece barlara götürdü, hayalimdeki Almanca'yı öğretti. Yani işime yarayacak kadarını, onların nasıl tonladıklarını falan öğrendim. Bu şekilde örmeye başladım filmi. Nisan ayında başladım yazmaya, 11 Ağustos'ta bitirdim.Gerçek bir hikaye mi peki bu?Hayır, Ayhan'dan esinlendim sadece... Zaten Ayhan da filmde oynadı bir boksör olarak. Aynı zamanda da boks koçumuz kendisi. Galalarda ve film tanıtımlarında Ayhan'ı da tanıtacağız zaten Türkiye'ye.Dövüştünüz mü karşılıklı?Tabii, kolumu mahvetti, sırt kaslarımdan birini yırttı! Bütün setin duası şuydu zaten: Allah sakatlık vermesin!HERKES ÇOK ŞAŞIRACAKÖzetle Almanya'dan Bursa'ya uzanan bir hikaye mi bu?Onu açıklamayayım şimdi, başka bir coğrafya seçtim sonradan. Yine birikimlerimle ilgili ama tamamı Almanya'da geçen bir hikayeyle karşı karşıya değiliz, onu söyleyeyim. Yani, bir gurbetçi komedisi yapmıyoruz; yine bir aile komedisi yapıyoruz ve bu ailenin karakterlerinden birinin ismi 'Ayhan Kaplan' ve kendisi bir boksör. Hikaye budur! Zaten herkes çok şaşıracak filmin afişini falan görünce.'Berlin Kaplanı' ismini sen mi buldun?Ben buldum. Ayhan Özçelik'in Ayhan'ını aldım. Almanya'da 'Kaplan' adında bir dönercilik zinciri vardır, soyadı ararken de oradaki 'Kaplan'ı seçtim. Karakterin adı 'Ayhan Kaplan' oldu.İlk gelen fotoğraflara baktığımda o kadar başarılı bir tip gördüm ki; çok oturmuş, gerçek bir karakter...Sonuçta benim mizah stilim gerçekliğe dayanıyor. 'Eyyvah Eyvah'lardaki 'Hüseyin Badem' de çok gerçek bir karakterdi. 'Tek Kişilik Dev Kadrolar'daki tiplemeler de öyleydi. Gerçekliğin içinde absürdü kullanmayı seviyorum, absürdlük üzerine gerçeklik duygusu yerleştirmek değil benim tekniğim. Mesela Cem Yılmaz onu iyi yapıyor; GORA, AROG absürd filmler. Ben onun tam zıttı teknikte bir şeyler yapmaya çalışıyorum.(ayakligazete.com)