Bengü'den çok özel açıklamalar

Bengü'den çok özel açıklamalar

Bengü son zamanlarda yaşadıklarını anlattı

Bengü, yeni şarkısı ‘Sığamıyorum’daki gibi kabına sığamıyor son zamanlarda. Artık hayatı “İçimde ‘Sex and the City’deki kadınları görüyorum” diyecek kadar delidolu yaşıyor.

Begü Hürriyet Gazetesi'nden Hakan Gence'ye konuştu.

Çekimden önce sohbet ederken “Birazdan uçağa bineceğim, belki aradığım aşkı orada bulurum” dediniz. Yıllardır tanışıyoruz... Hâlâ yanınızda birini göremiyorum. Bu müzmin yalnızlığın sebebi ne?

- Valla onu evrene soracaksın. Ben artık sormayı bıraktım.

Neden?

- Tabii flörtlerim oluyor. Bu koca evde tek başıma oturmuyorum. Ama sonuç yok! Çünkü insanlar beni ulaşılmaz olarak görüyor. Mesela bir yemeğe gidiyorsun. Karşındaki debelenmeye başlıyor. Adeta kendini ispatlamaya çalışıyor. “Bir sakin ol” demek istiyorsun. Ben onun o ‘televizyondaki Bengü’yü görmesini istemiyorum. Belki bir gün onunla birlikte ağlamayı isteyecek kadını görmesini istiyorum. Ama uzak laflar kuruluyor. İkinci yemeğe gidemeden ilk yemekte kalınıyor.

Haber ile ilgili metin girin!.

Tam libido yaşındayım

Her gün sanat camiasından birileri evleniyor. Herkes aradığını buluyor. Sizin kriterler mi çok ‘tavan’ acaba?

- Beni ünlüyüm diye koluna takacak adamla işim olmaz. Bodrum’da, Çeşme’de masaların üzerinde dans eden, marka kemerini, saatini gözüme sokmaya çalışan adam istemiyorum. Bir balıkçıda, parmak arası terliklerimizle oturup okuduğumuz kitaplardan söz edebileceğimiz bir ilişki; dünyadaki maddiyattan tamamen kopmuş biri olsun yeter. Yoksa vücudu, kariyeri umurumda değil. İstediğim tek şey; kalbi.

Yaş 35. Yolun yarısı. Sizde neler değişti bu dönemeçte?

- Dostluklarda ve ikili ilişkilerde daha sert olmaya başladım. Bana bir şey katamadığını düşündüğüm insanlarla hemen yolumu ayırıyorum. Daha çok kendime hayran biçimde yaşamaya başladım. Bu narsisizm değil. Artık kendi kıymetimi biliyorum. Eskiden insanları ben sırtımda taşırdım. Şimdi “Ne olur artık beni taşısınlar” diyorum.

Şöhret olduğunuz yıllarda cinsellik konusu açılınca yüzünüz kızarırdı, konuyu değiştirirdiniz. Şimdi barıştınız bu mevzuyla...

- Evet. Cinsellik korkulacak bir durum değil. Yemek, içmek kadar doğal.

Peki hayatın neresinde duruyor?

- Önemli bir yerinde. Her şey ten uyumuyla başlıyor. Ten uyumu yoksa benim için aşk yoktur. Birinin elini tuttuğumda heyecanlanmıyorsam o ilişkinin ne anlamı var? Annem-babam arasında ten uyumu olmasa 45 sene aynı yatakta yatamazlardı. Ben de öyle bir aşk istiyorum.

Libidonuz yüksek mi?

- Yüksek. Tam libido yaşındayım. Bir koç kadınıyım.

15 yıldır gece hayatının kalbindesiniz, hiç tek gecelik ilişkiniz oldu mu?

- Hayır. İlk bir ay bazı şeyleri yaşayamayan bir kadınım. Tanımadığım, uzun süre sohbet etmediğim biriyle ilişki yaşayamam. Benim içgüdüm bu.

Sürekli dikizlendim

20 yaşında ilk albümünüzü çıkardınız, erken yaşta şöhret oldunuz. Peki bunun için hayatta nelerden vazgeçtiniz?

- Özgürlüğümden.

Hem özgürce yaşayıp hem şöhretin tadına varılamıyor mu?

- Zor. Ensemde hep “Dur yapma” diyen bir el oldu. “Sen onu yapamazsın çünkü ünlüsün”, “Ne derler acaba”... Genç kızlığım otokontrolle geçti. Kız arkadaşlarım haftada üç kişiyle yemeğe çıkarken ben bir yere gittiğimde ertesi gün gazetelerdeydim. İzmir’deki komşu anneme gidip “Sizin kız dün şunu yapmış” diyebiliyordu. Erken yaşta olgunlaştım. Sürekli dikizlendim. Hele şimdi teknolojiyle bu daha da arttı.

Bunu seçtiğiniz için pişman oldunuz mu?

- Hiç isyan etmedim. Bu bana hayatın verdiği en güzel şey. Çünkü herkes bende kendinden bir şey buluyor. ‘Ailemizin kızı’nı bulan, “Ne seksi kadın, bir gece bununla aşk yaşayayım” diyen, “Ne kadar itici” diye söylenen... Bana karşı duyulan bütün bu duygularla barışığım.

Haber ile ilgili metin girin!.

Önüme de arkama da bakmam

Magazine koz vermiyorsunuz; sizi barlardan çıkarken ya da biriyle öpüşürken görmek imkânsız. Bu kadar ‘steril’ yaşamak sıkıcı değil mi?

- Sıkıcı değil, tam tersi çatlak bir kadınım. Şizofren ve paranoyak taraflarım var. Öyle olmasam bu mesleği yapamam. Bir sanatçının normal olabileceğini de düşünmüyorum.

15 yıldır piyasadasınız. Ensenizde kimin nefesini hissediyorsunuz?

- Benim başarımın sırrı; önüme de arkama da bakmamak. Ben hep kendimi aşmaya çalıştım.

Bengü, Hande Yener, Gülşen ve Demet Akalın dörtgeninde taşlar artık yerine oturdu mu?

- Evet. Herkes tahtının keyfini çıkartıyor. Herkes kendini geçmeye çalışıyor. Artık başka kafalardayız. Kendimizi ispat ettik, “Vay be, ne yıllardan geçtik” diyoruz.

Bütün ‘popstar’ların son dönemde lakapları var; ‘kraliçe’, ‘prenses’... Sizin ne?

- Benim lakabım yok. Olmasına gerek de yok. Hiç “Ben birinciyim” diye bağırmadım. Kendimle ilgili gazete kupürlerini birleştirip paylaşan bir kadın değilim. Yaptığım iş birinci olduğunda bunu herkes görüyor.

Haber ile ilgili metin girin!.

Bengü’den ‘popon protez mi’ diyenlere cevap: Hiçbir yerimde estetik yok

“Popon protez mi” diye soran çok oluyor. Ama hiçbir yerimde estetik yok. Herhalde çok spor yaptığım için böyle görünüyor. Beş senedir haftada üç gün spora gitmemin sebebi et göstermek değil, sahne performansımın iyi olması ve sahnede giydiğim elbiseyi iyi taşımak. Sahnede kolum sallanamaz ya da seyirciye selülit gösteremem. İyi görüntü vermem lazım.

55 yaşıma geldiğimde hâlâ “Bengü taş gibi kadın” desinler istiyorum.

Hiç çocuk özlemi duymadım. Ama bir gün çocuğum olursa aşk bebeği olur. Tek başıma ölürüm ama yine de mantık evliliği yapmam.

Bodrum’da beach açmak aklımın ucundan geçmez. Ben sadece konuk olurum. Hande (Yener) işi çok iyi götürüyor. Ben başka taraftayım. Yapım şirketi kurdum. Yapım ve müzik dışında başka şeylere aklım gerçekten çalışmıyor.

Belki tankların önüne koşmadım ama hep dua ettim

Darbe girişimindan iki gün sonra sosyal medyada bir paylaşım yaptınız: “Kanım dondu; öylece, sessizce izledim... Ve sonra şükrettim; haykırarak, bağıra çağıra... ’Milletimin istiklal’ diye...”

- Belki tankların önüne koşamadım ama kahraman halkımıza hep dua ettim. “Özgürüm ve milletimin istiklal” dedim.

O geceyi nasıl yaşadınız?

- Gerçekten kanım dondu. Evdeydim. Televizyon izlerken bir anda Twitter’da olanları gördüm. Uçak sesleri gelmeye başladığında yardımcım ağlayarak yukarı, yanıma çıktı. Bir yandan da ailemle telefonda konuşuyordum. Ablam gazeteci, gece onu da göreve çağırdılar. Çok korktuk. Ama Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamasından sonra biraz daha rahatladım. Ertesi sabah ve ondan sonra Türk halkının destan yazdığını, hiçbir farklılık gözetmeksizin bir olduğumuzu gördüm.

Türkiye’nin bundan sonrası için ne düşünüyorsunuz?

Biz o gecenin sabahında milletçe birbirimize daha çok sarıldık. Bizi yıkamayacaklarını, bu bayrağı hiçbir zaman indiremeyeceklerini, Türk milletinin ne kadar güçlü olduğunu, hiçbir gücün bize karşı koyamayacağını gösterdik. Zaten güçlü olan devletimiz, şimdi tertemiz bir sayfayla iyice kenetlendi.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 2721 Yayınlanma Tarihi: 07/08/2016 12:03:11

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.