Barok Pop, Burak’tan sorulur

Barok Pop, Burak’tan sorulur

Juilliard doktoralı fagotçu Burak Özdemir, barok çağın konçerto ve operalarından elektronik uyarlamalarla Almanya’da beş yılda yeni bir müzik türü geliştirdi. Saygın plak firması Harmonia Mundi’den yeni yayımlanan albümünde Handel operalarını ele alan Özdemir, “Klasik müzik, kalıplarını kırıp geniş kitlelere ulaşmanın yolunu bulmalı” diyor.

Elinde Rönenans’tan kalma enstrümanı, arkasında konser salonlarını gece kulübüne dönüştüren elektronik efektli oda müziği topluluğuyla, barok müziğe ilgi duyan çevrelerin ağır ve akademik dünyasında sıra dışı bir şahsiyet Burak Özdemir. 12 yaşından beri cebinde teybiyle sokağa çıkıyor, günlük hayattan sesler kaydediyor. Bilgisayarda sentetik seslere dönüştürüyor kayıtlarını. 17-18’inci yüzyıl bestecilerinin ölümsüz eserlerini elektronik efektlerle birleştiriyor.

2011’den bu yana Almanya’da, barok icraların saygın plak firması Harmonia Mundi’den dört albümü yayımlandı. Grubu Musica Sequenza’yla (Müzikal Kesitler) kaydettiği Vivaldi, Bach, Rameau uyarlamalarından sonra, “Sampling Baroque / Baroku Dijitalleştirmek” adını verdiği serinin yeni albümü “Exposing Handel / Handel’i Ortaya Çıkarmak” haziranda piyasaya sunuldu.

 

ÖLÜMCÜL RİSK

Almanya’da, erken çağ müziğinin Reinhard Goebel, Konrad Junghänel, Thomas Albert gibi efsane icracılarının arasından sıyrılıp elektrik süpürgesi, fare kapanı, kırbaç efektleri eşliğinde Handel operası yorumlamak aslında sanatsal açıdan ölümcül olabilecek bir girişim. Fakat Özdemir’in çalışmaları övgüyle karşılanıyor. Eleştirmenler klasikten yapılan çoğu elektronik uyarlamanın asansör müziğinden öteye geçemediğini hatırlatıp, Musica Sequenza icralarındaki orkestrasyon kalitesinden bahsediyor. Hatta pek çok erken çağ icracısının müzikte ulaşamadığı akışkanlığı yakaladığı için tebrik ediliyor.

Musica Sequenza, Avrupa’da Bach, Handel adına düzenlenen saygın festivallerin, önemli konser salonlarının yanı sıra gece kulüplerinde sahneye çıkıyor, Özdemir’e festivallerden beste siparişleri geliyor. Burak Özdemir, klasik müziğin icrasıyla ilgili ritüellere muhalif. Kıyafetinden alkış prosedürüne katı kuralların dinleyicinin soluğunu kestiğini savunuyor. “Barok eserleri kulüplerde, kumsal partilerinde icra etmek, klasiğe yeni dinleyici kazandırmak istiyorum” diyor.  2008’de, bu düşüncesini New York’ta Juilliard  Konservatuvarı’nın ilk kez açacağı erken çağ müziği doktora programının giriş sınavında da söyledi. William Christie, Jordi Savall gibi isimlerin bulunduğu jürinin normalde onu en yakın çıkış kapısına yönlendirilmesi gerekirdi. Genç fagotçu birikimi, deneyimi, yeteneğiyle öylesine ikna edeciydi ki erken çağ müziğinde tam burslu doktora hakkını kazandı. Elektro-akustik hayallerini gerçekleştirme yolundaki ilk adımı Musica Sequenza’yı da Juilliard’da kurdu.

 

MOZART SIRADA

 

Özdemir’in repertuvarı 17-18’inci yüzyılda yazılan eserler, enstrümanı dönem çalgıları. Özellikle fagotun insan sesine yakın niteliğini ortaya çıkaran besteleri seçiyor. “Fagotla şarkı söylüyorum” diyor. Bu nedenle çoğu uyarlaması barok operalardan. Müziğini yüksek teknoloji ürünü elektronik donanımlarla cilalıyor. Exposing Handel albümünün hazırlıklarından bahsederken, Massive Attack’ın ses mühendisi Van Rivers’la New York’un önde gelen stüdyolarından birinde bir ay çalıştığını anlatıyor: “Beni özellikle L.A.’de ve New York’ta son zamanların pop albümlerinde çok tercih edilen efektlerle ve tekniklerle tanıştırdı.”

Sloganı “Yeni pop: barok.” Kendi özgün müzik türünü geliştirmekle gurur duyuyor: “Rakibimiz olmadığı için besteci ve yorumcu olarak bir süre daha bu alanda çalışmayı sürdüreceğim” diyor. Almanya’daki Sony / Harmonia Mundi ile imzaladığı plak anlaşması 2021’de bitecek. Kalan zamanda en az beş albüm daha yayımlamayı planlıyor.

2014’te yayımlanan Rameau A La Turque’de, Jean-Philippe Rameau’nun operalarından seçmeleri çağdaşı Tanburi Mustafa Çavuş’un eserleriyle seslendiren Özdemir, yakın gelecekte bir başka 18’inci yüzyıl Osmanlı bestecisini ele almayı planlıyor. Şu anda yeni sezon için Mozart programı hazırlamakla meşgul. Yaz boyunca 100 civarında eser inceleyip, seçtiği eserlerden müzikal kolajlar hazırlayacak. Türkiye’de Musica Sequenza’yla vereceği ilk konser henüz kesinleşmedi. Gelecek yaz bir festival kapsamında sahneye çıkması için görüşmeler sürüyor.

 

SESİNE, GİZEMLİ GÖRÜNÜMÜNE KAPILDI, FAGOTU SEÇTİ

Burak Özdemir (33), ünlü aranjörlerden Cengiz Özdemir’in oğlu. Çocuk korosunda müziğe başladı, sesinden ve gizemli görünümünden etkilendiği fagotu enstrüman seçti. İstanbul Konservatuvarı’nda öğrenim gördü. 12 yaşından itibaren elektronik müzikle ilgilendi, beste yaptı, kurduğu fagot-DJ ikilisiyle İstanbul Caz Festivali’ne katıldı. 2007’de Rahmi Koç’un BİFO’yu yönettiği konserin gelirlerinden elde edilen bursla Berlin Sanat Üniversitesi’nde barok fagot dalında yüksek lisansa başladı. Ardından tam burslu kabul edildiği Juilliard’da barok fagot ve müzik teknolojileri dallarındaki doktorasını 2010’da tamamladı. 2011’de Sony / Harmonia Mundi ile anlaşma imzalayıp Berlin’e yerleşti. Musica Sequenza’nın sanat yönetmenliğinin yanı sıra L’arte del Mondo’da fagot çalıyor, dizi, reklam müzikleri besteliyor.

 

 

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 20/08/2016 01:08:41

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.