Ayla Serdaroğlu'nun Son Yazısı

Ayla Serdaroğlu'nun Son Yazısı
Yayınlanma Tarihi: 13.10.2011 14:51 | Değiştirme Tarihi: 13.10.2011 23:59

Ayla Serdaroğlu son yazısında yine gündemin nabzını tutuyor.

Cemile’nin takma kirpikleriHey gidi Cemile hey! Nereden nereye..‘Öyle bir Geçer Zaman Ki’nin ilk sezonunda kocası tarafından aldatılan, evden atılan, çocuklarıyla hayat mücadelesi veren, ağlaşan Cemile, bu sezon bir şık, bir şıkırdak, ve üstelik de rahat mı rahat. Başörtüsü çıktı, kirpikler eklendi veya süper bir rimel kullanıyor.Eskiden Caroline dendi mi perişan olan Cemile, artık işi esprilere de vurmaya başladı.Hikmet Karcı’dan kalan paralar Cemile ve çocuklarının yüzünü güldürürken, Caroline ve Ali Kaptan sefil halde dolanıyorlar ortalıkta. Zaten, Ali Kaptan kıyın kıyın Cemile’nin peşinde. Hikmet Karcı’nın paralarıyla ikinci baharını yaşayan Selma Hanım’a gelirsek; kendisi geçen sezon yaşadığı sinir hastalığını yenmiş, ama yine başka bir hayal dünyasında. İnsan evleneceği adamın ne iş yaptığını, nerede yaşadığını hiç mi merak etmez? Ne biçim kadın bu?Soner ise iyice sinirlerimi bozuyor. Bir de Aylin’e çemkiriyor şimdi. Madem o kadar kardeşine meraklıydın, hiç girmeyecektin bu işlere Soner Kardeş diyorum ve bu haftanın beynime kazınan repliğini açıklıyorum:“Bir mermi kaç para biliyor musun sen?” Sözü söyleyen Süleyman.Ne Muhteşem Süleyman, ne Kuzey’in karın kasları. Benim için televizyonlardaki tek karizma, işte bu Süleyman.Dizinin son sahnesinde, sinema ve televizyonların süper klişesi ile tek tokatla bayılan Cemile’nin yangında mahsur kalması ve Ali Kaptan’ın kahramanlığı da gelecek haftanın konusu olacak.Çocuklar Duymasın MesajlarıEski alışkanlıkla, ara ara televizyonda ‘Çocuklar Duymasın’ı takip ediyorum.  Ama artık hiç gülemiyorum.Mesaj kaygılı espriler bende gerilme hissi yaratıyor. Eğitici öğretici dizi bana göre değil galiba. Ya da mesajların çok gizli verilmesi lazım. (Ukalalık gibi olmasın ama bir Amerikan okulundan aldığım senaryo eğitimindeki ilk aldığım eleştiri, repliklere mesaj verdirdiğim zamandı.)Hele ki Haluk’un Yunan halkının tabak kırma eğlencesiyle, Yunanistan’ın bugün içinde bulunduğu krizi birbirine bağlayan esprisini hiç beğenmedim. Ayıp ve çirkin.Karakterler artık sahici durmuyor. Meltem’in hala genç kız triplerinde olmasını ve kocasının flört etmemesinden şikayetçi olmasını anlayamadığım gibi, Pınar Altuğ’un da devamlı elleri ile ifade etmeye çalışmasını çok teatral buluyorum.Maalesef Tamer Karadağlı da çok fazla mimik yapıyor, yüzü de çok sevimli olmadığından (yakışıklı olabilir, sevimli değil ama) o kadar kaş göz hareketi de hiç yakışmıyor.Yok Böyle Dans Trailer'ıİlk bölüm çekimleriniden size sırlar vereyim mi?-        Adriana Lima makyajsız da olsa, dehşet güzel ve alçakgönüllü. Öyle şöhret filan pek takılmıyor.-        Özge Ulusoy süper dansediyor.-        İlhan Mansız da çok iyiymiş. Üstelik İlhan Mansız 2012 Kış Olimpiyatları’na Buz Pateni sporcusu olarak katılacak.-        Burcu Esmersoy dünya tatlısı bir insan. Ve çok da iyi bir sunucu.-        Ivana Sert’in annesi de seyirciler arasındaydı, aynı kızı gibi. Çok hoş.-        Gerisini siz seyredersiniz.Muhteşem YılmazYılmaz Vural demiş ki “İki eşim var. Biri Almanya’da, biri burada. İkisi de çok iyi insanlar. Kıyamadım hiçbirine. İkisini de çok seviyorum ve ikisine de gidiyorum. Eşlerimin arasında kıskançlık yok, gayet güzel yaşıyoruz”. Vural, Almanya’daki eşinin Türkiye’deki eşinden yeni doğan çocuğu için hediye gönderdiğini de söylemiş.Şimdi bu açıklamaya nasıl olsa, tüm kadın yazarlar atlayacak, bari ilki ben olayım.Herhalde Yılmaz Vural, bu itirafı yaparken doğabilecek yorum ve spekülasyonları düşünmüştür. Zaten, burada mesaj kadınlardan çok erkeklere bir hava atma, bir “gördünüz mü bende ne numaralar var” böbürlenmesi.Bir dikkat çekme çabası da var sanırım. Durum çok normalmiş gibi davranması da cabası.Yılmaz Vural adeta Hugh Hefner gibi olmuş. Kendisine kocaman bir ev diliyorum.