Anne Olmak İstiyorum

Anne Olmak İstiyorum

Hayatı akışına bırakıyor, içinden geldiği gibi yaşıyor.

Özlediği ekranlara TRT 1’de yayınlanacak “Bulutların Ötesinde” dizisiyle dönüyor. Aşık mı? Evet, hem de ayaklarını yerden kesecek kadar... Ece Uslu, hayatındaki değişimi Seninle dergisine anlattı.    Televizyon diziniz bitti, şimdi neler yapıyorsunuz?        - ıki aydır Akla Kara Tiyatrosu’nda “Tom, Dick ve Herry” adlı oyunu oynuyoruz. Güzel ve keyifli bir oyun. Çok eğlenceli bir prova dönemi geçirdik. Dışarıdan gelen bir tek ben vardım ama ekibi yıllardır tanıyor gibiyim. Oyun oynandıkça oturdu. Sürekli artan bir grafikle yükseliyor izleyici sayımız.   Oyun neyi anlatıyor?   - Bir ıngiliz oyunu... Tom ve Linda, mutlu bir çift ama çocukları olmuyor. Çift evlat edinmek için bir ajansa başvuruyor. Evlat edinme sürecinde her şeyin birbirine girmesini anlatan bir durum komedisi.   Televizyon?   - Son dizimizde keyifsiz şeyler yaşandı. ış, mahkemeye intikal etti. Diziye emek veren pek çok kişi parasını alamadı. Yeni dizimiz TRT ile olacak. Tekrar Yavuz Bingöl ile beraber bir projede yer alacağım. Çok farklı bir proje, senaryosu yazılıyor.    Kısa aralıklarla farklı dizilerde oynamak yüzünüzü eskitiyor mu?   - Tam aksini düşünüyorum. Çünkü bana “Uzun süre ayrı kaldın, neden ekranlarda değilsin?” gibi tepkiler geliyor. Altı ay oldu dizim biteli. Güzel güzel tatilimi yaptım, sıkıntımı attım. şimdi sıfır kilometre, dinlenmiş durumdayım. Sonuçta ben ekip, senaryo, oyuncu kadrosu her şeye elimden geldiğince dikkat ediyorum. Çünkü bizim yaptığımız iş bireysel bir iş değil, ekip işi. ıyi olabilmesi için taşların oturması gerekiyor. Ama her zaman işler istediğiniz gibi gitmeyebiliyor. Ben son işime çok güvenmiştim mesela ama sonrasında tatsız şeyler yaşadık. Gerçekten acı vericiydi. şimdi çok daha iyi olacak diye düşünüyorum.   EVLİLİĞİ DÜŞÜNÜYORUM AMA ŞART DA DEĞİL   Para kazanabiliyor musunuz bu şanssızlıklar arasında?   - Kazanıyorum ama yaşadığımız tatsız olaylardan dolayı maalesef hiçbiri benim cebime girmedi.   Bu mesleği seçtiğiniz için pişman mısınız?   - Ben 22 yıldır oyunculuk yapıyorum. Mesleğimi de çok seviyorum. Zaman zaman küstürüyor ama yine de başka bir iş yapmak istemiyorum.   İzmirli’siniz ama uzun zamandır İstanbul’dasınız. İzmir’i özlüyor musunuz?   - İzmir’i özlüyorum ama çok değil. Yazın Çeşme’deyim çoğunlukla. ızmir, İstanbul’un temposundan sonra biraz sakin. Aslında öyle bir yaşamı çok istiyorum, illa ki ızmir olması gerekmiyor. Kendi bahçemi ekeyim, tavuklarım falan olsun diyorum. Artık kalabalıktan da sıkıldım, yoruyor. Belki de yaşın getirdiği bir şeydir bu uzaklaşma hali.   Peki hayatınızda çocuklarınız, eşiniz olsun istemez misiniz?   - Erkek arkadaşım var. Evliliği de düşünüyorum ama şart değil. Zaten iki insan birlikte mutluysa, ilişki birbirinden sıkılmadan yolunda gidiyorsa, hayata bakışınız, beklentileriniz aynıysa, sorun yok. Ama çocuk sahibi olmak istiyorsanız evet evlilik olmalı. Evliliği imza olarak değil, hayat arkadaşı, eş, yoldaş olarak görmek lazım.   İnsanlar artık evliliğe çok sıcak bakmıyor, boşanma oranı her yıl biraz daha artıyor.   - Yok, ben evlenmeye sıcak bakıyorum, çünkü çocuk sahibi olmayı çok istiyorum. Günümüzde artık kadınlar da erkekler de çok fazla çocuk özlemi çekmiyor. Oysa çok kutsal bir şey bu. Son bir ayda üç arkadaşım doğum yaptı. Telefonla haberlerini alıyorum, gidip görüyorum. Bir ara “Yok artık, kaldıramayacağım” dedim!    YAŞADIĞIMA AŞK  DENİR Mİ BİLMEM   30’lu yaşların kadını olmak nasıl?   - Her yaşın, her anın kadını olmak çok güzel benca... 30’lar derseniz; 32 civarında çocuk sahibi olma arzusu çok arttı bende. Hâlâ da bu yoğun duyguları yaşıyorum. Bu dünyadan gitmeden bir çocuk sahibi olmalı. Eskiden böyle düşünmüyordum.   Hangi yaşın kadını olmak güzel sizce?   - Yaşadığınız her yaş size bir tecrübe; iyi ya da kötü... Ben hâlâ içimdeki o küçük Ece’yi taşıyorum. Yakınlarımın yanında o küçük Ece olabiliyorum. Yaramaz, bıcır bıcır, muzur... Bu, insanın hayata bakışı ile ilgili bir şey. Sonuçta kendimi gayet iyi ve şanslı hissediyorum. Sadece hayat ve sistem beni çok yoruyor. Onun dışında hayattan, geldiğim noktadan memnunum.   Ya aşk?   - Çok mutluyum şu an. Nazar değmesin, uzun zamandır yakalayamadığım bir şeyi yakaladığımı düşünüyorum. Güven hissediyorum en önemlisi. Çok kırgınlıklar yaşadım. Büyük konuşmak istemiyorum ama şu an için mutluluktan ayaklarım yere değmiyor.   Aşık olduğunuzu ne zaman anladınız?   - Buna aşk denir mi bilmiyorum. Çünkü aşk daha tutkulu, acılı geçen, genelde de tek taraflı olan bir şeydir. Benim yaşadığım aşklar mı öyleydi bilmiyorum. Aklımdan hiçbir şey geçmezken bir anda oldu. Sevdiğime bir zaafım vardı ama ötesi yoktu.    Ev hayatıyla aranız nasıl?   - Çok evcilim. Başak burcuyum. Eve, aileye düşkünüm. Titizim. Senelerdir annemle yaşıyordum, daha yeni kendi evime taşındım. Onun da getirdiği bir özlemle galiba bu aralar düzen ve titizlik aşırıya kaçtı. Mutfağa girip bir sürü yemek yapıyorum.    Son olarak; hayat felsefenizin içini neler dolduruyor?   - Akışına bırakıyorum, içimden geldiği gibi yaşıyorum.   ÇOK ARKADAŞ VAR AMA DOST YOK   Dostluk desem...   - Dostluk denince aklıma özlem geliyor, çünkü dostlarım uzaklarda. Biri evlendi, öbürü Amerika’ya gitti. Yine de haberleşiyoruz ama eskisi gibi değil. Çok arkadaş var ama dost yok.   YENİ ROLÜM GEREĞİ 10 KİLO VERDİM   Peki ya bu kadar zayıf olmanızın sebebi aşk mı?   - Yok değil. Dizinin belli bir bölümünden sonra zayıflamam gerekiyordu. Diyetisyen eşliğinde 9-10 kilo verdim. Tamamen sağlıklı beslenme üzerine kurulu bir diyet yaptım. Günde üç ana, üç ara öğün olmak üzere altı öğün yedim. Bir şirketle çalıştım. Onlar hayatımı kurtardı.    Haber ile ilgili metin girin!.   KAYNAK: hurriyet.com.tr
Görüntülenme : 371 Güncelleme Tarihi: 29/12/2011 07:35:45
Yayınlanma Tarihi: 28/12/2011 22:24:02

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin