Anadolu’nun kilidi Afyon

Anadolu’nun kilidi Afyon

Afyonkarahisar tarihin kültürle harmanlandığı bir şehir, Kurtuluş Savaşı’nın bir kısmının geçtiği bir coğrafyada yer alan büyük zaferlerin şehri. Bu topraklardaki en önemli destanlardan birinin yaşandığı bu bölge yakınındaki Frig Vadisi ile birlikte dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirleri ağırlıyor.

Türkiye’deki yedi coğrafi bölgenin üçüne yayılmış olmakla gurur duyuyor Afyonlular. Bunu da “Biz Anadolu’nun kavşak noktası ya da kilidiyiz.” sözleri ile ifade ediyorlar. En büyük dayanakları da Anadolu’yu ele geçirmek için yapılan büyük savaşlara şehirlerinin sahne olması. Ünlü İpsos Savaşı, Büyük İskender’in ölümünden sonra generalleri arasında çıkmış. MÖ 301 yılındaki savaş antik dönemin en kanlılarından biri ve Krallar Savaşı olarak da biliniyor.

Selçuklu Sultanı İkinci Kılıç Arslan ve Bizans İmparatoru I. Manuel Komnenos arasında geçen Miryokefalon Savaşı ise 1176’da gerçekleşmiş. Malazgirt’ten sonra Bizanslılara en büyük ikinci darbenin vurulduğu bu savaş sonrasında Bizanslıların Anadolu üzerindeki hâkimiyetleri zayıflamış. Uygulanan stratejinin askeri okullarda hala ders olarak okutulduğu ve bir ulusun yeniden doğuşunu dünyaya haykıran Büyük Taarruz ise 1922’de gerçekleşmiş. Konya’dan sonra en önemli Mevlevilik dergâhı Afyon’da bulunuyor. Mevlevi (Türbe) Camii’ni 19. yüzyılın ortasında Sultan Abdülmecid yaptırmış, 1905’te II. Abdülhamid onarılmasını sağlamış. Tek şerefeli caminin türbe bölümünde Mevlana’nın torunları yatıyor.

Efsanelerle yüklü görkemli kale

Afyonkarahisar’daki en önemli eserlerden olan kale çevreyi bütünüyle kontrol eden ve zapt edilmesi imkânsıza yakın bir noktada yapılmış. M.Ö. 1350’li yıllarda sefere çıkan askerlerin kış aylarını geçirebilmeleri için Hititler tarafından inşa edilmiş. O zamandan itibaren de buraya yerleşen tüm kavimlere Frigler, Persler, Romalılar ve Bizanslılara hizmet etmiş. İlk yapıldığından bu yana dönemin şartlarına göre eklemeler yapılarak genişletilmiş. Kaleye ‘Karahisar’ ismini Malazgirt Savaşı’ndan sonra şehre yerleşen Selçuklular vermiş. II. Selim kaleyi onartırken en kaliteli afyonun bu civarda yetiştiğini görünce adı ‘Afyonkarahisar’ olarak değişmiş. Askeri amaçlı olarak yaptırıldığı için içeride yerleşim alanları yok ama zarif süslemeleri ile dikkat çeken cami, devletin hazinelerinin saklandığı mahzenleri, kapısındaki yazıtları, sarnıç ve cephanelikleriyle dikkat çekiyor. Böylesine görkemli bir kale olur da hiç efsanesi olmaz mı? Karahisar’ın da birden fazla efsanesi var. Rivayete göre Battal Gazi bu kalenin önünde çarpışırken ölmüş ancak Battal’ın öldüğüne inanmayan Bizanslılar uzun yıllar onun korkusuyla yaşamaya devam etmişler. Afyonkarahisar “Sevdiklerime ne hediye alsam?” diye düşünenler için muhteşem bir zenginlik. Kaymağını, sucuğunu ve lokumunu aklınızın bir köşesinde tutun ama ipek halısını, kilimini, bakır ve mermerden yapılmış hediyelik eşyalarını, kirazı ve vişnesini de unutmayın. Evler Osmanlı’dan miras 

Afyon’daki Osmanlı dönemine ait sivil mimari örnekleri bozulmadan veya değişmeden günümüze kadar ulaşabilmiş. Bu evlerin olduğu çoğu mahalle ise SİT alanı olarak tanımlanmış. Genellikle iki ya da üç katlı Afyon evleri, giriş katında da avlu veya halkın ifadesiyle taşlık bulunuyor. Zeminin üzerinde bir sofaya açılan odalardan oluşan ve ailenin yaşam alanı olan katlar ahşap oymalar, kalemkâri ile süslenip çiçek ve geometrik desenlerle bezenmiş. KUTU Kaplıcalar şifa dağıtıyorAfyon’da sağlık için yararlı olduğu tescillenmiş birçok kaplıca var.  İçmeleriyle mide, bağırsak ve karaciğer rahatsızlıklarına, banyo uygulamaları ile de romatizma ve deri hastalıklarına iyi geldiği belirtilen Gazlıgöl Kaplıcası şehirden 20 kilometre mesafede bulunuyor. Sandıklı Belediyesi’nin işlettiği içme ve banyoların dışında çamur banyosu da yapabileceğiniz, içinde Bizans döneminden kalma tarihi hamamın bulunduğu Hüdai Kaplıcası şehirde sağlık turizmine hizmet eden tesislerden sadece ikisi. Son yıllarda Afyon beş yıldızlı otellerinde bulunan spa merkezleriyle yurt dışından da turistlerin ilgi gösterdiği bir şehir oldu.

Mutfak parmak yedirir

Coğrafi olarak üç bölgede de topraklarının bulunması, değişik iklimlerden etkilenmesi ve farklı etnik kökenler ile kültürleri harmanlaması Afyon mutfağı açısından büyük bir zenginlik olmuş. Hayvansal yağ kullanarak çok kısık ateşte uzun süre pişirilen et yemekleri, bulgur, nohut ve onlarca çeşidiyle patlıcan Afyon mutfağının ana elemanları. Aralarında Ramazan kebabı, haşhaşlı bulgur, patlıcan böreği, ağzı açık böreği, mercimekli bükme ve ekşili bamya gibi çeşitlerin bulunduğu yöresel yemekleri mutlaka deneyin. Yemeğinizi en makbul kaymak olarak kabul gören manda kaymağıyla süslenmiş ekmek kadayıfı ile taçlandırın. Yerel lezzet arayanlar Afyon kebabı, keşkek, bamya gibi tatlar sunan Mihrioğlu Konağı’nı; tandır ve ekmek kadayıfı için ise Bacaksız Restoran’ı listeye alabilirsiniz. Kahvaltıya Zeytuni Gurme’de başlayabilirsiniz. Hidayet, Tarihi İkbal Lokantası, Uzun Çarşı’daki Salim Usta, Gamze Döner ve Etçi Baba’yı da tavsiye ederim.

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 31/08/2016 10:16:43

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.