Alışveriş hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı

Alışveriş hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı

Cem Boyner’in ikiz kızlarından Elif Boyner’le buluştum. Akmerkez’de 1 Eylül’de açtıkları Wepublic’i gezdik birlikte. Mağazanın meşhur kaydırağı Wuhuu’dan kaydık, sanattan iş hayatına ve spora kadar pek çok şeyi konuştuk. Mağazaya da ikinci kuşak Boyner kafasına da bayıldım.

* Ayşe mi daha büyük, sen mi?

- Ayşe benden birkaç dakika daha büyük. O abla, ben kardeşim yani. Ama sonuçta tek yumurta ikiziyiz.* İyi anlaşır mısınız?- Çok iyi anlaşırız, çok iyi arkadaşız.* Boyner ailesi, perakende satış konusunda uzman. Wepublic ise çok daha genç işi, rahat ve eğlenceli bir konsept. İkinci kuşak Boyner’lerin etkisi mi bu?- Beymen ve Boyner markaları biz doğduğumuzdan beri var. Grup, hep bu markaları daha ileriye götürmeyi hedefledi. “Bu zamanda sosyal olarak neye ihtiyaç var? İnsanları nasıl bir araya getirebiliriz?” sorularının cevabı olarak ortaya çıktı bu mağaza da. * Daha önce babanla iş hayatında yakın çalışmadın, değil mi? Son 1,5 yıldır berabersiniz? - Evet, 2 yıla yakın bir zamandır iş hayatında beraberiz. Muhteşem bir patron. Bayağı şanslıyım. Çünkü herkesin sahip olmak isteyeceği bir hoca aynı zamanda. Bu kadar vizyoner birinin yanında bulunmak, bulunmaz bir nimet.* Despot bir patron mudur?- Asla değil. Sadece bize karşı değil, bütün çalışanlara karşı çok pozitiftir.* Wepublic fikri ilk ne zaman doğdu?- 3-4 yıl önce. 2013’ten beri de yapım aşamasındaydı. Dünyada da perakendeyle eğlencenin birleşmesi gerektiğinden hep bahsedilirdi ama bir türlü gerçekleşmedi. Sonunda bizim grupta “İnsanların kendini evinde hissettiği, eğlenebildiği ve sadece para harcamak için gitmediği bir yer yapalım” dendi. Ve Wepublic doğdu. Adı da zaten “Herkese açık, herkesin gelebileceği” anlamına geliyor.* İsim babası kim?- Reklam ajansımız. Wepublic, “Biz satış kaygısı olmadan nasıl bir yere giderdik, nasıl bir yer hayal ederdik” düşüncesiyle doğdu. Adı da “Herkese hitap etsin, hepimiz bir olalım” düşüncesiyle ortaya çıktı. Biraz idealist bir çıkışı da var. Tüm bunların üzerine ‘Wepublic’ ismi cuk oturdu.* Hep üst segment markalar mı var peki?- Üst segment markalar da var, orta ve alt segment de... Dünyada da segmentlerin bu kadar birbirine karıştığı bir konseptten bahsediliyor. Fakat bu kadar her şeyi belli bir konsept altında kapsayan başka mağaza yok.WUHUU’DAN BABAANNEM DE KAYDI* Burada eğlence de var.- Elbette. İnsanlar çocuklarıyla geliyor. Artık annelerin “Çocuğumu evde bırakmam lazım” düşüncesine girmesine gerek yok. 7 yaşındakine de, 77 yaşındakine de hitap ediyor mağaza.* “Wuhuu” (mağazının dördüncü katından zemin kata inen kaydırağın adı) kimin fikriydi?- Mimarlık ajanslarının fikriydi. Çalıştığımız üç farklı mimarlık şirketi var; Universal Design Studio, HMKM ve Gökhan Avcıoğlu. İşin içinde farklı farklı senkronu olan mimarların olması da farklı kitlelere hitap edebilme durumunu yakalattı. Açıkçası kaydırağı bir tanesi yaptı dersem haksızlık olur.* Kaydıraktan tüm Boyner Ailesi kaydı herhalde?- Evet. Babaannem bile kaydı.* Kaç yaşında?- 84 yaşında.* Dede?- Dede 90’ın üzerinde. Onu fazla zorlamayalım dedik. Bir tek o kaymadı.* Elif ve Ayşe bu konseptin neresinde peki?- Ayşe şu anda Boyner’de zaten. Ben Sweaters diye bir uygulama üzerinde çalışıyorum. Wepublic, aslında bütün ailenin ruhu gibi. Wepublic’te hiçbir mağazada olmadığı kadar dönen bir bilgi ve fikir alışverişi vardı. Herkese hitap etmesini istediğimiz için herkesin fikri soruldu. Burası o yüzden herkesin emeğinin geçtiği bir şekilde ortaya çıktı.* Sanatçı kimliği olan birisin. Sen tasarım aşamasına dahil oldun mu?- Hiç o konuda iddiam yok açıkçası. Ben daha çok Sweaters’ın grafik tasarım gibi şeylerini yapıyorum. Böyle şeyler haddime düşmez gibi geliyor. * Wepublic’in en üst katında kafe alanı gibi bir yer, en altta da etkinlik alanı gibi bir alan var...- En alttaki bölüm, pop-up etkinlik alanı. Ve sürekli yeni sanatçıları desteklemek için etkinlikler olacak orada.* Haftanın belli bir günü mü düzenlenecek bu etkinlikler?- Hafta sonları yapılacak. Konserler de oluyor burada. Belki Ayşe de arada DJ’lik yapacak. Akmerkez’e bu kadar akış yoktu önceden. Wepublic’in amacı, bu akışı yoğunlaştırmak. Wepublic’ten sonra Akmerkez’de yüzde 40 oranında yükseldi ziyaretçi sayısı.* Wepublic, başka yerlerde de olacak mı?- Bir dünya markası haline getirmek istiyoruz. Başka yerlerde de olacak elbette. Ankara’dan, İstanbul’un başka yerlerinden talepler geliyor. Ancak önce burasının oturması lazım.

 

SPOR HAYATIMI DEĞiŞTiRDi

* Sweaters’tan bahsedelim biraz...- Bu bir uygulama. Kıyafetleri de olacak. Aralık ortasında lansmanını yapacağız. Sweaters’in çıkışı çok ilginç...* Anlatır mısın?- 4 sene önce bu kadar odaklı çalışamıyordum. Bir arkadaşım, “Odaklanman için sporu daha ciddiye almalısın” dedi. Haftanın 5-6 günü spor yapmaya başladım. Ve hayatım değişti. Çok yumuşadım, daha odaklı çalışmaya başladım...* Ne yapıyorsun?- Triatlonlara katılmayı seviyorum. Bunun için de sıkı şekilde çalışıyorum.* Neler var triatlonda?- Bisiklet, yüzme ve koşu.* Kaç kilometre yüzüp, kaç kilometre koşuyor ve bisiklete biniyorsun?- 1,5 kilometre yüzme, 45 kilometre bisiklet, 10 kilometre koşu benim yaptığım... İlk yarışa beni motive eden arkadaşıma, “Senin bana yaptığını başkalarına da yapmamız lazım” dedim. Nasıl yapacağız, ben nasıl başkalarını motive edeceğim derken Sweaters ortaya çıktı. İnsanları spor yapmak için bir araya getirmek fikriyle ortaya çıktı ama başka şeyler de olacak içinde. * Yani spor yapanlar birbirlerini bu uygulama vasıtasıyla bulacaklar...- Aynen. Örneğin “Yarın saat 14.00’te tenis oynayacağım, gelen var mı?” diye sorduğunuzda “Geliyorum” diye cevap verenlerle organize olabileceksiniz.* Kıyafetleri de olacak dedin...- Evet... Eski usul üniversite tarzını yansıtan kıyafetler; sweatshirt, tayt, ayakkabı olacak.

 

4. SERGİYE DAHA ZAMAN VAR

* Mağazada senin sanat çalışmaların neden yok?- Koyacağız ama bir türlü fırsat olmadı. Muhtemelen metro kısmına bir üçlü video yerleştirme koyacağız.* Yeni sergi ne zaman açılacak?- Üç sergi açtım şimdiye dek. Şimdi ise Sweaters’a konsantreyim. Kişisel sergi vakit isteyen bir şey...* Daha önce de bu kadar konsantre miydin aile işlerine?- Çok da değildim ve şimdi neler kaçırmışım diyorum. O kadar yenilikçi bir grup ki, ben çok şey kaçırmışım. Normalde saatte 50 kilometreyle gidilecekse, benim 150 kilometreyle gitmem gerekiyor artık. Gerçekten öğrenecek çok şeyim var.* Daha çok sanat insanısın. İş dünyasının içine girince “Ne yapıyorum?” demedin mi kendine hiç?- Galiba o yaşı geçtim artık. Daha birkaç sene önceye kadar bazı şeyleri fazla takıntı yapardım. Belki etrafında bulunduğum hayatla, yaşadığım hayat çakıştığı için. Hep bir yandan da “Bir tür kompleks miydi acaba o?” diye düşünüyorum. Şu anda o kadar rahatım ki olduğum yerde.* Neyin kompleksi olabilir? Zengin bir aileye üye olmak mı?- Bir kafa karışıklığı. Sanki ya biri, ya diğeri olması gerekiyormuş gibi...* Hangi alanda eğitim aldın?- Güzel Sanatlar ve Design in Management diye iki ayrı bölüm okudum. Ve hayatımda ilk defa, aile işlerine yaklaşmamdan bu yana, sanata da devam ettiğim için kendimi tamamlanmış hissediyorum.

 

 

 

 

HABERE OY VER:
Görüntülenme : 0 Yayınlanma Tarihi: 15/10/2016 01:16:11

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin

    ×
    Son gelişmelerden anlık haberdar olabilirsiniz.

    Acunn.com Bildirim ile, web sitesine girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.