Paramparça'nın fenomen ikilisi

Paramparça dizisinin sevilen oyuncuları Alina Boz ve Leyla Tanlar Hürriyet'ten Hakan Gence'nin sorularını yanıtladı.

Yayınlanma Tarihi: 26.04.2015 12:02
Değiştirme Tarihi: 26.04.2015 12:03
Paramparça'nın fenomen ikilisi

İlk kez bir arada Hazal ve Cansu... ‘Paramparça’ dizisinin fenomen iki karakteri. O kadar gerçekler ki, oyuncu Leyla Tanlar’ı yolda çevirip teselli ediyorlar, Alina Boz’u da ‘yolmakla’ tehdit ediyorlar. Dizinin bu iki genç yıldızı ilk kez bir arada konuştu.

Ekranda ezeli düşmanlarsınız. Peki sette?

ALİNA BOZ: Sence? Tabii iyi anlaşamıyoruz. Aramızda büyük sorunlar var.

Hadi ya! Ne gibi?

LEYLA TANLAR: Ne çabuk inandın! Tabii ki çok iyi anlaşıyoruz.

Önceden tanışıyor muydunuz?

LEYLA: Hayır. Aslında İstanbul’un farklı uçlarında yaşıyoruz. Birimiz Beylikdüzü, birimiz Zekeriyaköy. Herhalde ‘Paramparça’ olmasa hiç bir araya gelemezdik.

Herkes sizi konuşurken hayatınızda neler değişti?

LEYLA: Sokakta gerçekten ‘Cansu’ymuşum gibi davrananlar oluyor. Sarılıp teselli ediyorlar. “O ‘Hazal’a söyle, onu yolarız” diyorlar.

ALİNA: Babama da “Sizin kız gerçekten de bu kadar agresif mi?” diye soruyorlarmış. Ama ben kötü tepkiyle karşılaşmadım. Sadece sosyal medyadan bazen beni gerçekten ‘Hazal’ zannederek eleştirenler var.

İşe başlarken bu kadar fenomen olacağınızı tahmin ediyor muydunuz?

ALİNA: Erkan Abi (Petekkaya) dizi başlamadan “Siz neyin içine girdiğinizin farkında değilsiniz” diyordu, inanmıyorduk.

 Bir anda yıldızı parlayıp ortadan kaybolan, hayatları altüst olan çok genç yıldız var. Başınıza gelebileceklere karşı hazırlıklı mısınız?

ALİNA: Kendime güveniyor, kötü bir şey yaşayacağımı sanmıyorum. Mesela bundan önce bir sit-com’da oynadım ve tutmadı. İşin o kısmı beni ilgilendirmiyor. Biz genciz, daha çok iş yaparız.

Gerçekten başınıza dizideki gibi bir hikâye gelseydi... Aileleriniz karışsa ve yıllar sonra bambaşka kültürden birinin çocuğu olduğunuzu öğrenseydiniz...

LEYLA: Gerçek ailemi aramaz, beni büyüten ailemle yaşardım. Hatta kafamı karıştırmasınlar diye görüşmeyebilirdim bile.

ALİNA: Aynen. Benim için de gerçek anne, büyütendir.

Peki sonradan öğrendiğiniz gerçek aileniz dizideki gibi zengin olsa. İşin ucunda yalılar ve zengin bir yaşam varsa...

ALİNA: Yalının büyüsü, zenginlik bizi baştan çıkartan şeyler değil. Yalı yerine küçük stüdyo daireler bana daha cazip geliyor.

Üçgen vücut gibi beklentilerim yok

Sizin hikâyeniz nerede başlıyor?

Annem Rus. Babam Bulgaristan göçmeni.  7 yaşıma kadar Rusya’da yaşadım. Evde hep Rusça konuşulurdu. Rusya’da şiire, edebiyata ilgi çok. Ben de meraklıydım. Resim, heykel, bale, buz pateni ve yüzmeyle ilgilenirdim. Babamın işi dolayısıyla İstanbul’a geldik. Türkiye’ye taşındıktan sonra dans ve tiyatroya başladım.

Sizi kim keşfetti?

Altı yıl önce kışın bir alışveriş merkezinde bir çocuk etkinliği vardı. Ön sıralardan izliyordum. Noel Baba kılığındaki adam yanıma geldi, “Çok tatlı bir çocuksun annen seni mutlaka ajansa yazdırmalı” dedi. Annemler yazdırdı. Endimol’ün keşfiyle ‘Paramparça’ya başladım.

Şimdi ne okuyorsunuz?

Havacılık meslek lisesindeyim. Pilotluğa çok meraklıyım. Ama sözel kafam daha çok. Bu yüzden psikoloji okumayı istiyorum.

Kimileri canlandırdığınız ‘Hazal’dan nefret ediyor, kimi bayılıyor. Siz?

Ben ‘Hazal’a hak veriyorum. Fakir bir ortamda büyümüş, sonra bir bakıyor aileleri küçükken karışmış. Aslında anne-babası Türkiye’nin en zengin ailelerinden. Yıllarca onun yerine çok güzel hayat süren bir kız varmış. Hırslanıp sinirlenmesi normal.

Gelen şöhretten sonra aşk hayatınız nasıl?

Hayatımda biri yok. En son yıllar önce çıkma teklifi aldım. O zamanlar öyleydi. Şimdi değişti.

Şimdi yöntem ne?

Instagram üzerinden mesaj göndermek. Hatta dizi başladıktan sonra bir çocuk vardı. Leyla’yla bana aynı anda yazıyordu... (Gülüyorlar)

Sizin kalbinizi nasıl bir erkek çalar?

Olgunluk önemli. Öyle üçgen vücut falan gibi beklentilerim yok. Ama kumral her zaman iyidir. 

Sizi herkes ‘Cansu’ olarak tanıyor ama aslında kimsiniz?

17 yaşımdayım. İstanbulluyum. Lise öğrencisiyim. Benim hayalim, üniversitede medya yöneticiliği eğitimi almak. Sonuçta hayatı yüzde 100 oyunculuğa bağlamamalı, ileride ne olacağı belli olmaz.

Oyunculuk nereden çıktı?

Kendimden ve yaptıklarımdan hiç tatmin olmadım. Hep farklı mesleklerin hayalini kurdum. Mesela doktorlarla ilgili bir dizi izleyip doktor olmak isterdim. Oyunculuk, hayalini kurduğum bütün işleri yapabilme olanağı tanıdı.  Altı ay ders aldım. İtalyan Lisesi’nde okuduğum için İtalya’da yaz okuluna gittim. O sırada ‘Paramparça’ için aradılar. Seçmelere katıldım. Yani beni keşfeden yönetmenimiz Cevdet Mercan oldu.

Bu kadar hızlı gelen şöhret başınızı döndürmedi mi? Mesela okul ne oldu?

Geçen dönem takdir aldım. Bu sene de öyle olur herhalde. Şöhrete gelirsek... Bu durumdan henüz çok etkilenmiyorum. Okulda falan rahatım yani. Arkadaşlarım ilk zamanlar takip ediyordu ama artık izlemiyorlar bile.

İzleyiciler sizin karaktere acıyor, onun adına üzülüyor. Peki siz?

‘Cansu’ hemen ağlayıp her şeyi çok çabuk kabul ediyor. Biraz daha güçlü durması lazım. Benim çevremde Cansu gibi biri yok. O yüzden ben de çoğu zaman ‘Hazal’ı seviyorum.

Erkeklerin ilgisi nasıl?

Bir abim var ve vücut geliştiriyor. O yüzden bu mevzulara cevap veremiyorum. Hayatıma girecek bir çocuğa da zamanım yok.