Albüm Zamanı Çok Titiz Oluyorum

Albüm Zamanı Çok Titiz Oluyorum

Aşktan kalanlarla yeni albüm çıktı

Yeni albüm nisan ayında geliyor diye duyduk. Bu haber hayranlarınızı çok sevindirecek...           - Evet, nisan gibi piyasada olur diye tahmin ediyoruz. Şimdiye kadarki dört albümümden daha farklı bir sound yakaladık. Hatta Türkiye’de böyle bir sound yok diyebilirim. Ama “Yalın ne yapmış böyle!” değil, “Oh iyi ki yapmış” denilecek bir albüm olacak.   Nasıl bir fark bu bahsettiğiniz?   - Ben ne söylersem söyleyeyim, “Bu Yalın şarkısı” deniyor. Biz Ozan Çolakoğlu ile bu müziği yaparken, aramızda “Türkiye’de böyle bir şey yok ya” diye konuşuyorduk. “Şimdiye kadar nasıl yapmamışız” dediğimiz bir sound yakaladık.    Bu sound’u keşfetme süreciniz nasıl oldu peki?   - İnan ben de bilmiyorum. Ama Ozan’la çok uzun zamandır böyle bir şey yapmamız gerektiğini konuşuyorduk. Ozan bana bir şarkı yapıp göndermişti. Ben çok beğendim, “Acaba bütün albümü bunun üzerine mi kursak” diye oturup konuştuk. Gelişti gelişti ve hoşumuza giden bir sound çıktı ortaya. Albümde kaç tane şarkı olacak?   - Elimizde 12’den fazla şarkı var ama eleme yapacağız. Albüme kaç şarkı koyacağımızı şu an bilmiyorum.    Bütün şarkılar size mi ait?   - Elimizdeki bütün şarkıların söz ve müziği benim. Şimdi bir tane Ozan’la birlikte yapıyoruz. Bir tane de onun albümüne koymak üzere hazırlayacağız. Dışarıdan şarkı almadık hiç.    ALBÜM ZAMANI SİNİR BOZACAK KADAR TİTİZ OLUYORUM   Bir başkasından şarkı alacak olsanız, seçiminizi neye göre yaparsınız?    - “Keşke ben yazmış olsaydım” dediğim bazı şarkılar var. Mesela Candan Erçetin’in “Bahar” şarkısı, İlhan Şeşen’in “Sensiz Olmaz” şarkısı... İşte bana böyle “Ben yazsaydım keşke” diye düşündürmesi, öyle hissettirmesi lazım dışarıdan aldığım şarkının. Böyle bir şarkı duysam üstüne atarım.    Şarkılarınız büyük beğeniyle dinleniyor. Nereden buluyorsunuz o sözleri, nasıl dökülüyor kağıda?   - O şarkılar aslında bir yerlerde var. Ben onları bir ucundan tutuyorum, aşağıya çekiyorum. Yazma süreci bittiğinde, ben de “Aaa ne güzel olmuş” diyorum. Yazarken farkında olmadan çıkıyor her şey...   İlhamın nereden geleceği belli olmaz tabii... Şimdiye kadar ilham geldiği en ilginç yer neresiydi?   - Uçakta, duşta, yolda yürürken... Londra’da sokakta yürürken üç şarkımın başlangıcını yaptım. Hemen bir köşeye kaçıp telefonuma kaydettim.    Sizi en iyi ifade eden şarkınız hangisi?   - Benim için “Keşke” şarkısının yeri ayrı. Yeni albümümde “Keşke”den daha iyi olduğuna inandığım bir şarkım daha var.    Peki “Keşke albüme koymasaydım” dediğiniz şarkılar var mı?   - Var tabii. Ama o dipsiz bir kuyu. Albümün son zamanlarında çevremdekilerin sinirini bozacak kadar titiz oluyorum. Final zamanlarına doğru çıldırıyorum. Mükemmeliyetçi ve karar vermekte zorlanan bir yapım var. Bu da işi zorlaştırıyor.    İRANLILAR, TÜRKLER KADAR TANIYOR BENİ   Uzun zamandır Londra’daydınız. Şarkılarınızın çoğunu orada hazırladığınızı düşünürsek, yeni albümünüzde yalnızlık teması var diyebilir miyiz? - Yalnızlık ve kafayı toparlama dönemi albümü oldu diyebiliriz.    Londra’dan bahsedelim mi biraz? Nasıl bir hayatınız var orada?   - Yalnız yaşıyorum. Ama çok yakın arkadaşlarım var. Şimdi eğlence sektörüyle alakalı bir şirket kurma aşamasındayız. Oradayken bazen kendime zaman ayırmak istiyorum, bir bakıyorum gün geçip gitmiş. Sürekli bir arızayla uğraşma durumum var.    Nasıl yani?   - Usta gibi oldum orada. Bir tahtanın kenarına bir şey olmuş, tamir ediyorum. Bir yerden soğuk geliyor, onarıyorum. Sürekli ev işi yapıyorum. Çünkü bu işler çok yavaş işliyor orada.    Yani ampul takma işi bile size düşüyor...   - Bir tek onu yapmadım! (Gülüyor) Londra’daki evlerde çok saçma bir şey var; tavanın köşesinde bir havalandırma sistemi var. Eve oradan çok soğuk geliyor. Kalorifer yetmiyor ısınmaya. Ev de çok yüksek tavanlı. Masanın üstüne merdiven koyduk, aşağıdan arkadaşlarım tuttu, onun üzerine çıkıp havalandırmayı kapattım. Ne yapayım mecburdum, çok soğuk geliyordu... (Gülüyor)    Londra sokaklarında tanıyorlar mı sizi?   - Çok enteresan bir şekilde İranlılar Türkler kadar tanıyor beni. Esmer bir yabancı yanıma geldiği zaman İranlı olduğunu anlıyorum artık. Bir akşam da bir restorandan çıktım. Londra’da bisikletle ulaşım var ve taksi gibi taşımacılık yapıyorlar. Kapıda bekleyen bir çocuk “Yalın Abi” diye seslendi, “Seni taşımak istiyorum” dedi. Hava da çok soğuktu ama o kadar içten söyledi ki “Taşı o zaman” diyerek bindim bisikletinin arkasına. Bir keresinde de bir gece kulübüne gittim, güvenlik görevlisi Türk’tü. İşi gücü bırakıp yanıma geldi, “Abi bir ihtiyacın var mı? Burada durayım mı?” diye sordu. Orada beni çok sahipleniyorlar.    AŞK TESADÜFLERİ SEVER’E SALYA SÜMÜK AĞLADIM   Siz konuşurken bir an karşımda Kenan Doğulu varmış gibi hissettim. Birbirinize bu kadar benzemeniz gerçekten enteresan...   - (Gülüyor) Ozan Doğulu’yla da benzetiliyoruz. Artık akraba gibi olduk zaten.    Şimdiye kadar pek çok müzisyen oyunculuğa da el attı. Sizin böyle bir düşünceniz var mı?   - Sinema filminde oynamak isterim. Tabii becerebileceksem yapmak isterim. Ama dizi oyunculuğu yapmam. Buna zaman ayıramam. Dizide oynarsam şarkı yazmaya zamanım kalmaz. İyi bir oyuncu muyum, bunu da bilmiyorum. Kendimi denemek adına bir sinema filminde rol almak isterim. İleriki yıllarda çoluk çocuğa gösterebileceğim bir anım olsun, gurur duyacağım bir iş olsun diye isterim. Hayallerimde bir tek bu var. Yoksa oyuncu olmak gibi bir isteğim yok.    İyi bir sinema izleyicisi misiniz?   - Evet, çok film izlerim. Türkiye’de de artık güzel filmler çekilmeye başlandı. “Aşk Tesadüfleri Sever” filmi yapılırken, Ömer Faruk Sorak ve eşi İpek ses montajı için Londra’daydı. Filmi birlikte izledik ve ağladık. Ben bayağı salya sümük ağlamıştım. Sonra Londra’dan dönerken uçakta seyrettim. Kafama kapüşonu geçirip battaniyenin altından bir kez daha ağladım.   Son olarak bu kadar güzel aşk şarkıları yazan bir adamın hayatında aşk var mı diye sormak istiyorum...   - Şu anda yok. Aşk geldiği zaman, uzun süre hissi kalır. İzi, duygusu kalır. O kalanlarla yazdım bir şeyler. Elde kalanlardan çıktı bu şarkılar.   2012 GÜZEL BAŞLAYACAK   Yeni yıla Haliç Kongre Merkezi sahnesinde gireceksiniz...   - Evet, ben sahnenin uğuruna inanıyorum. Bereketli bir şey bu bence.   O gece sadece kendi şarkılarınızı mı seslendireceksiniz?   - Kendi şarkılarımın yanında bu senenin en hit yabancı şarkılarına ve Türkçe nostaljik şarkılara da yer vereceğiz. Ben çok keyif alacağımı düşünüyorum, izleyenlerle birlikte 2012’ye güzel bir giriş yapacağız.     HAYALİNİ KURDUĞUM SANATÇILARLA BERABER ŞARKI SÖYLÜYORUM   Küçük yaşlardan beri hayranlık duyarak dinlediğiniz isimler var mı?   - Hemen hemen herkes gibi Sezen Aksu’yu çok severdim. Şimdi kendisiyle konuşuyorum, görüşüyorum. MFÖ grubunu çok severim, şimdi Fuat Güner’e ‘Fuat Abi’ diyorum. Onlarla müzik yapma hayali kurardım, şimdi beraber şarkı söylüyoruz. İlk günler severek dinlediğim insanlarla çalışmanın keyfini çok güzel yaşadım.   Haber ile ilgili metin girin!.KAYNAK:hurriyet.com.tr
Görüntülenme : 317 Güncelleme Tarihi: 31/12/2011 21:25:00
Yayınlanma Tarihi: 31/12/2011 17:52:55

Haber Yorumları (0)

500

    Acunn.com'u Facebook'ta takip et.

    Acunn.com'un eğlenceli dünyasını yakından takip etmek için Facebook sayfamızı beğenin